Demokratikleşme ve Barış İçin Yeni Adımlar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Demokratikleşme ve Barış İçin Yeni Adımlar

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmelerinde DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Suriye ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Oluç, bu dönemde yeni bir anayasa tartışmasının ve toplumsal sözleşmenin yaratılmasının yanı sıra Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorunu üzerindeki adımların atılmasının zorunlu hale geldiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin barış sağlamak için müzakere etmenin zaafiyet olmadığına dikkat çekti.

Oluç, konuşmalarında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili eleştirilerde de bulundu. “Cumhurbaşkanı hükümet sisteminin tartışılması gereken pek çok yönü var, yarattığı pek çok sorun da var. Bu sistem kuruluşundan bugüne son derece asimetrik bir yapı ortaya çıkardı.” diyerek Türkiye’deki yargı, yürütme ve yasama organlarının işleyişine dair sorunlara vurgu yaptı. Oluç, “Bu sistem demokratik değil. Türkiye’nin ise demokratikleşmeye ihtiyacı var.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“Yerel üzerinde merkezi bir vesayetin olması son derece irrasyoneldir”

“Başkanlık sisteminin olmasından daha önemlisi bunun demokratik olup olmamasıdır. Burada yasama adeta noterliğe dönüştü, yürütme yargı üzerinde bir tahakküm kurdu.” diyerek, çağdaş demokrasilerin merkezi otoriteleri güçlendirmek yerine yerel demokrasileri ön plana çıkardığını, fakat Türkiye’nin mevcut durumunun tam aksine işlediğini belirtti. Oluç, “Yüzölçümü olarak böyle büyük bir ülkede her şeyin merkezden yürütülmeye çalışılması son derece irrasyoneldir.” dedi.

“Bugün Ortadoğu’da çok önemli bir döneme girildi”

“Demokratikleşme, tarihsel olarak yaşadığımız Kürt sorunuyla iç içe geçmiştir.” diyerek bu sorunun tarihi önemine dikkat çeken Oluç, Kürt sorununun sadece yerel bir mesele olmadığını, artık bölgesel ve küresel bir sorun haline geldiğine vurgu yaptı. Bu nedenle Türkiye’nin hem yerel hem de bölgesel çözümler geliştirmesi gerektiği mesajını verdi. Türkiye’de demokratikleşmenin sağlanmasının yanı sıra Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin de karşılanması gerektiğini söyledi.

“Bugün Ortadoğu’da çok önemli bir döneme girildi. Bu dönem büyük riskler barındırdığı gibi önemli fırsatlar da içermektedir. Barışta kararlı olan bir ülke, bölgesinde saygın olacak ve etkili bir konuma yükselebilecektir.” şeklindeki ifadeleriyle, Ortadoğu’daki enerji paylaşımı süreçlerini vurguladı.

“Bu ittifakın sağlanması önem taşır”

“Buraki kilit kavram Kürt-Türk ittifakıdır.” diyerek Türk ve Kürt halkları arasındaki iş birliğinin önemini belirten Oluç, bu ittifakın Türkiye’nin sınırlarını aşarak tüm Kürdistan coğrafyasını etkileme potansiyeli taşıdığını söyledi. Eğer Türkiye, Türk-Kürt ittifakını güçlendirecek adımlar atarsa, bu durumun bölge açısından da büyük önem taşıyacağını ifade etti.

“Yeni anayasa tartışması ve toplumsal sözleşme ihtiyacı, Türkiye’deki ve bölgedeki Kürt sorununun çözümü açısından kritik bir noktaya gelmiştir. Bu tarihsel fırsatlar kaçırılmamalıdır.” diyen Oluç, çözüme giden yolda hızlı bir ilerleme kaydedilmesi gerektiğini, ancak bunun bir süreç olduğunu hatırlattı. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bir yorumuna atıf yaparak, “Barışmasını bilmeyen kavga etmemeli” dedi ve Türkiye’nin barış sürecine şans

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın