
21 Ağustos 2026 07:55
Güncelleme: 21 Ağustos 2026 08:29
Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne dair yürütülen soruşturmada, 2016 yılına ait otopsi video kayıtlarının daha önce bilinmeyen bir şekilde ortaya çıktığı bildirildi. Bu görüntülerin savcılığa teslim edilmesiyle birlikte, Denizolgun’un mezarından alınan örneklerde zehirlenme ve boğulma olasılıkları üzerinde de duruluyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma çerçevesinde 24 Şubat ve 1 Haziran 2026 tarihlerinde Adli Tıp Kurumu’ndan otopsi sırasında çekilen görüntüleri talep etmişti. Ancak, Adli Tıp Kurumu İstanbul Morg İhtisas Dairesi tarafından kayıtların mevcut olmadığı bildirilmişti.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Sabah gazetesinin haberine göre, Denizolgun’un mezarının açıldığı 19 Ağustos tarihinde savcılığa ulaşan yeni Adli Tıp Kurumu yazısında otopsiye ait video kayıtlarının bulunduğu ifade edildi. Söz konusu kayıtların USB bellek ve CD formatında Başsavcılığa iletildiği bildirildi.
Zehirlenme ve boğulma ihtimali araştırılıyor
Denizolgun’un mezarı, ailesinin isteği üzerine Fekk-i Kabir işlemiyle açılmış ve naaştan alınan örnekler inceleme amaçlı Adli Tıp Kurumu’na gönderilmiştir.
2016 tarihli ilk otopsi raporunda, cesedin çürüme sıvısında baryum, arsenik, kadmiyum, nikel ve civa gibi ağır metallerin tespit edildiği belirtilmişti. Yeni incelemelerde ise olası bir zehirlenme durumu araştırılacaktır.
İlk olay yeri inceleme tutanağında Denizolgun’un boynunun sol alt kısmında morarma ve ezilme izlerine rastlandığı kaydedilmiştir. Adli Tıp Birinci İhtisas Kurulu’nun, ölümde boğma veya ağız ve burnun kapatılması ihtimalini de inceleyeceği ifade edilmektedir.
“10 yıl sonra da tespit edilebilir”
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, Fekk-i Kabir işlemini değerlendirirken, yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen olası bir zehirlenmenin tespit edilebileceğini belirtmiştir.
Alkan, “10 yıl geçtiği için biz normalde sadece kemik doku bekliyoruz. Ancak kemik dokusunun yanı sıra tırnak, saç, kefen parçası ve belki yumuşak doku ele geçerse, analizler o zaman daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilir,” şeklinde konuşmuştur.
Turgut Özal’ın mezarının ölümünden 18 yıl sonra açılmasını örnek gösteren Alkan, o incelemede gündeme gelen zehir iddialarının analiz edilebildiğini vurgulamıştır.
Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un mezarına Fekk-i Kabir işlemi: Zehirlenme vakası 10 yıl sonra ortaya çıkabilir mi, deliller nasıl inceleniyor?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



