Depremde Adalet Arayışı: Aileler Kadıköy’de

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Depremde Adalet Arayışı: Aileler Kadıköy’de

Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: HAKAN KAYA

(İSTANBUL) – Adalet Peşinde Aileleri, 6 Şubat depremlerinde Adana’da yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı’na ilişkin açılan davanın 20 Nisan’da istinafta duruşmalı olarak görülecek olması öncesinde Kadıköy’de eylem gerçekleştirdi. Açıklamada, “6 Şubat depremlerine dair yargılamalarda olası kasttan verilen ilk ve bugüne kadar tek mahkûmiyet kararına sahip çıkmak için buradayız. 20 Nisan’da Adana’dayız. Depremde kaybettiklerimiz için olası kasta sahip çıkacağız” denildi. Eyleme destek veren Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, “Bir dert anlatmaya çalışıyorlar, ‘Bizim sevdiklerimiz ölmedi, bizim sevdiklerimiz öldürüldü’ diyorlar. Bu sesi duymanızı istiyorlar. Çünkü iki sene önce Hatay’da, Malatya’da, Adıyaman’da ve Maraş’ta öldük. Emin olun böyle giderse iki sene sonra İstanbul’da bunun beş katı öleceğiz.” ifadelerini kullandı.

Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı’nın duruşması, 20 Nisan’da istinafta görülecek. Adalet Peşinde Aileleri, Kadıköy’deki Süreyya Operası önünde bir araya gelerek bir açıklama yaptı. Eylemde açılan pankartta, “Depremde yitirdiklerimiz için ‘olası kast’a sahip çıkıyoruz” mesajı yer alırken, “Afet değil, bu bir katliam” ve “Adalet olası kastla gelecek” sloganları atıldı. Duruşmaya TİP Sözcüsü Sera Kadıgil ve İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da destek verdi.

Platform adına yapılan ortak açıklamayı Duygu Baytekin okudu. Yargılamaların çoğunluğunun bilinçli taksirle sürdürüldüğüne dikkat çeken Baytekin, “Yitirdiğimiz 53 bin insan için bu cezaları kabul etmiyoruz. Tek bir dava var ki yerel mahkemede iki defa olası kastla yani müebbetle yargılaması yapıldı, Adana Hasan Alpargün Apartmanı davası. 6 Şubat depremlerinde bu binanın yıkılması sonucu 96 canımız hayattan koparıldı. Kimdi bunları hayattan koparan? Başta müteahhit, proje müellifi ve fenni mesul Hasan Alpargün olmak üzere, denetimi eksik yapan kamu görevlileriydi. Deprem günü sanık Alpargün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kaçtı. Adana’ya döndüğünde yıkım hakkında “Mukadderat” demişti. Ancak buradan hatırlatmak isteriz ki bu bir mukadderat değil, olası kasttır.” dedi.

Yerel mahkeme, sanık Alpargün’ün “muhtemel neticeyi göze alıp kabullendiği” sonucuna vardı ve olası kasttan hüküm kurdu. Ancak 21 Şubat 2025’te Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, sanığa verilen cezanın “Sanık, insanların ölmesini arzulamamıştır” diyerek kararı bozdu. 30 Ekim 2025’te yerel mahkeme, bir kez daha Alpargün’e olası kast suçundan ceza verdi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı bir savcı, depremlerin 250-300 yılda bir gerçekleşen afetsel nitelikte olduğunu savunarak, yerel mahkemenin kararına itiraz etti. 20 Nisan’da Alpargün Apartmanı dosyası duruşmalı olarak ele alınacaktır. Adalet Peşinde Aileleri olarak, savcının itirazını kabul etmiyoruz.”

Baytekin, bu savcının suçu depreme atmakla kalmadığını belirtti. “Oysa AFAD, Türkiye’nin 485 diri fay hattı ile dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olduğunu açıklamaktadır. Ülkemizde ortalama her üç yılda bir 6 büyüklüğünde, her beş yılda bir 6 büyüklüğünün üzerinde, her on yılda bir ise 7’den büyük depremler yaşanmaktadır. Buradayız çünkü 20 Nisan’da Adana’da, depremde kaybettiklerimiz için olası kasta sahip çıkacağız. Adana Hasan Alpargün davasında çıkan olası kast kararının onaylanması hayati önemde.” dedi.

Sera Kadıgil, dava süreçlerine dikkat çekerek, “Türkiye’de uzun zamandır hakimler yok. Bir tane çıktı Adana’da ve dedi ki ‘Bu depremlerde öldürülen insanlarda bu müteahhitlerin suçu var’. Oysa tüm Türkiye’de yalnızca bir hakim bu şekilde konuştu. Bugün burada olan insanlar, evlatlarını, kardeşlerini, sevdiklerini kaybedenlerdir. Eğer 20 Nisan’daki duruşmada, yüksek mahkeme müteahhitlerin suçsuz olduğuna karar verirse, 50 bin insanın kanı yerde kalacak.” şeklinde konuştu.

Kadıgil, “Bu insanlar haklarını savunacak kimse olmadığı için burada. Bugün Kadıköy’de, yarın Adalet Bakanlığı önünde olacaklar. Çünkü 20 Nisan’daki duruşma, bu katliamın bir katliam olduğuna veya hiçbirimizin canının beş kuruş hükmü olmadığına karar verecek.” dedi. Kadıgil’in konuşmasının ardından, yakınlarını kaybedenler de duygularını dile getirdi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın