Depreme Dayanıksız Bina Göçtü! Aileler Ne Yapacak?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Depreme Dayanıksız Bina Göçtü! Aileler Ne Yapacak?



Kanarya Mahallesi Deprem Dayanıksız Bina Olayı

Kanarya Mahallesi 1506 Sokak’ta yer alan 8 katlı ve toplamda 16 daireden oluşan bir bina, burada oturan bir kişinin şikayeti üzerine mercek altına alındı. İstanbul Aydın Üniversitesi’nden görevlendirilen bilirkişi heyeti, yaptığı incelemeler sonucunda binanın 30 yıl önce inşa edildiğini ve depreme dayanıksız olduğunu tespit etti. Ayrıca, yüzeysel tahliller sonucunda binanın sağa doğru eğimli olduğu belirtildi. Bu bulgular, resmi bir raporla belge haline getirildi. 28 Şubat 2023 tarihinde, yaşanan bu duruma bağlı olarak tahliye kararı alınan bina, 3 Mart’ta zabıta ekipleri tarafından denetlenerek boşaltıldı.

Fakat, bina sakinleri arasında yaşanan bazı zorluklar dikkat çekti. İddialara göre, ev bulma konusunda sıkıntı yaşayan bazı aileler, binanın mührünü sökerek hala burada yaşamaya devam ettiler. Özellikle, Suriyeli bir ailenin binada yaşamaya devam etmesine müsaade edildi. Zabıta ekipleri, aileye 6 Mart 2023 Perşembe günü saat 16.00’a kadar süre vererek, binadan çıkmalarını istediler.

Binadan çıkan sakinlerden biri olan Emine Bulduk, dairesindeki bir kolonun patlaması üzerine binayı boşaltma kararı aldıklarını ifade etti. Bulduk, “Zaten kolonu patladı. Ben binadaki herkese söyledim. Durum böyledir, siz de çıkın dedim. Ama bazıları çıkmak istemedi. Kimisi ‘evimiz yenilendi,’ dedi. Onun için çıkamadılar. Önce biz çıktık. Maddi durumum yok, hastayım. Eşim de tek çalışıyor. Kiraya çıkmak zorunda kaldık. Bu nedenle biz apartmandakilere haber verdik” şeklinde konuştu.

Emine Bulduk’un durumu, binanın diğer sakinlerinin de benzer bir durumda olduğunu göstermektedir. Maddi olanakların kısıtlılığı, birçok kişinin evlerinden çıkmalarını zorlaştırmış. Daire sahipleri, çoğunlukla ekonomik sıkıntılar nedeniyle başka bir eve taşınmakta zorluk çekiyorlar. Bu durumun, binanın güvenliği açısından tehlikeli olduğu da vurgulanmakta.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporu, uzun süredir kullanılan yapıların depreme dayanıklılığının sorgulanmasına yol açacak gibi görünüyor. Ülkemizdeki birçok yapının, özellikle de 1999 sonrası inşaat yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilmediği sıkça dile getirilmektedir. Bu durum, hem bireylerin hem de toplumun güvenliğini tehdit eden bir risktir.

Binanın mevcut durumu ve içerisinde yaşayan ailelerin durumu, yerel yönetimler ve belediyeler için bir alarm niteliği taşıyor. Zira, depreme dayanıklı konutlar oluşturmak, olası bir afette can güvenliğini koruma açısından hayati önem taşımaktadır. Bu durum, yetkililerin yapılar üzerindeki denetimlerini artırmaları gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İstanbul’daki bu olay, yalnızca Kanarya Mahallesi’ndeki bir bina ile sınırlı kalmayıp, kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği konularında daha geniş bir perspektif sunmakta. Şehirlerin her yerinde benzer durumlarla karşılaşılabileceği ve bu tür binaların insan hayatını tehdit edebileceği unutulmamalıdır. Kamu sağlığı ve güvenliği için atılacak adımlar, sadece mevcut binaların denetlenmesi ile sınırlı kalmamalı, aynı zamanda yeni inşaat süreçlerinin sağlıklı bir şekilde yönlendirilmesi de önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, Kanarya Mahallesi’ndeki bina olayı, sadece yerel bir sorunun ötesinde, kentsel yapıların genel olarak deprem dayanıklılığı ve toplumun güvenliği konusuna dair önemli bir uyarıdır. Bu tür durumların yaşanmaması için, hem bireylerin hem de devletin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, gelecekte

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın