
“`html

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, Türkiye’nin güneydoğusunda büyük bir yıkıma yol açtı. Özellikle Hatay’ın Antakya ilçesi, depremin etkisini en fazla hisseden yerlerden biri oldu. Bu süreçte Ekinci Mahallesi’nde yer alan Nasa Kent Sitesi’nde yaşayan avukat Ebru Ulaş, deprem sırasında kiracısı olduğu evden canını kurtarmayı başardı. Ancak bu ev ağır hasar aldı ve sonrasında yıkılma kararı alındı. Depremin ardından evin içindeki eşyaları enkaz altında kalan Ulaş, bu sürecin zorluklarıyla başa çıkmak zorunda kaldı.
Ulaş, depremin ardından 3 Mart 2023 tarihinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından sağlanan “eşya zarar tespit formu”nu doldurdu. Ancak, bu başvurunun ardından herhangi bir geri dönüş almadı ve bu durum uzun bir süreç alınmasına neden oldu. Eşyalarını kaybetmiş olmanın verdiği maddi kaybı telafi etmek adına harekete geçti ve sürecin sonunda tazminat davası açmaya karar verdi.
TAZMİNAT DAVASINI KAZANDI
Ebru Ulaş, eşyalarının zarar görmesi sebebiyle müteahhide karşı 243 bin liralık bir tazminat davası açtı. Dava süreci boyunca, ilgili mahkeme, AFAD’a “eşya yardımı yapılıp yapılmadığı” konusunda bilgi talep etti. AFAD, mahkemeye gönderdiği cevapta, gerçekleştirilen incelemelerin neticesinde çıkan sonuçları paylaşarak, kendi taraflarından herhangi bir eşya yardımı yapılmadığını bildirdi.
Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 12 Aralık 2024 tarihinde görülen duruşmada, depremzede avukat Ebru Ulaş’a mahkeme tarafından 243 bin lira tazminat ödenmesine hükmedildi. ANKA Haber Ajansı, mahkemenin gerekçeli kararına erişim sağladı ve bu kararın detaylarını aktardı.
“YAPI ESERİNİN MALİKİ GİDERMEKLE YÜKÜMLÜ”
Mahkemenin gerekçeli kararında, Ulaş’ın kiracısı olduğu taşınmazın 6 Şubat 2023 tarihli depremde hasar gördüğü belirtiliyor. Davacının eşyalarının zarar görmesi dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu ifade ediliyor. Kararda, “Bilindiği üzere, kusursuz sorumluluk türlerinden olan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi gereğince, bir binanın veya yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden dolayı oluşan zararı gidermekle yükümlüdür” şeklinde ifadeler yer alıyor.
Ayrıca, dava dosyasında toplanan delillerden ve belediyeye yazılan müzekkere cevaplarından, davaya konu taşınmazın bir kısmının projeye aykırı, kaçak ve ruhsatsız olduğu sonucuna da ulaşıldığı vurgulanıyor. Davalıların, meydana gelen zararın oluşmasında bina sahibi ve müteahhit olarak “müteselsil ve kusursuz sorumluluklarının bulunduğu” ifade ediliyor. Mahkeme, depremin mücbir sebep olarak kabul edilmesine rağmen, projeye aykırı bir inşaatın getirdiği olası zararın göz önünde bulundurulması gerektiğine karar verdi ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna vardı.
“TÜM DEPREMZEDELER BU ŞEKİLDE BİR YOL İZLEYEBİLİR”
Avukat Ebru Ulaş, aldığı mahkeme kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Ulaş; “Afet ve Acil Durum Yönetimi
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



