
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, Osmaniye’nin Sumbas ilçesindeki depremzedeler hala çadır ve konteynerlerde yaşamaya devam ediyor. 86 yaşındaki Hayriye Uçak, maddi yetersizlik nedeniyle deprem evine yerleşemediğini dile getirerek, “Param yok diye sokaklarda mı yaşayacağım? 86 yaşında nereye gideceğim? Kapıda mı öleceğim? Barakada soğukta banyo yapıyorum; donuyorum, tir tir titriyorum” şeklinde konuştu.
Sumbas ilçesine bağlı Gafarlı Köyü Diniker Mahallesi’nde, 6 Şubat depremlerinde evleri yıkılan depremzedeler, hâlâ güvenli bir barınak bulamadıklarını belirterek yardım çağrısında bulundu. Hayriye Uçak, gözyaşları içinde, parasızlık nedeniyle barınma imkanına sahip olamadığını ve çadır ile barakalarda yaşamak zorunda kaldığını ifade etti.
“Bu yaşta böyle mi öleceğim”
Hayriye Uçak, deprem nedeniyle yaşadığı zorlukları şu şekilde anlattı:
“Kahramanmaraş depreminde evim ağır hasar aldı. Barınacak yerim yoktu, evimin yıkılmaması için mahkemeye başvurdum ama mahkeme kabul etmedi; evim yıkıldı. Şu anda dışarıda, konteynerde ya da çadırda yaşıyorum. Yemeğimi dışarıda, yağmur altında pişiriyorum. Bu yaşta böyle mi öleceğim? Yardım istiyorum, evimin onarılmasını talep ediyorum. Yaşlılık aylığım var ama bununla ne yapabilirim? Param yok diye sokaklarda mı kalacağım? 86 yaşında nereye gideceğim? Barakada soğukta banyo yapıyorum, donuyorum, tir tir titriyorum. Yanımda kimsem yok.”
“Çivi dahi çakılmadı”
Emekli depremzede Muhterem Uçuk, “Zor durumdayız, kışı çok zor geçirdik. Müteahhit bir türlü gelip çalışmalara başlamadı. Şu an kaymakamlığın verdiği çadırda kalıyorum. Üç yıldır çadırımın her yeri yırtık. Konteyner verilmedi, çadırda yaşıyorum. Çivi bile çakılmadı, müteahhiti bile görmedik. Yetkililerden, bu duruma bir an önce müdahale etmelerini ve evlerimizin yapılmasını istiyoruz” dedi.
Bir başka depremzede Sefer Uçuk, “Dört çocuğum ve eşimle birlikte çadırda kalıyoruz. Gerçekten zor durumdayız. Ev yapılacak hak sahipliğini kazandık ama Osmaniye’ye defalarca gidip geldik, hiçbir sonuç alamadık; perişan durumdayız” dedi.
“Kışı branda içinde geçirdim”
Kanser hastası olan Mehmet Güller ise yaşadığı zorlukları şu sözlerle ifade etti:
“Üç yıldır mağdur durumdayız. Onkoloji hastasıyım. Resmi kurumlara dilekçemizi verdik ama henüz bir şey yapılmadı. Üç yıl içinde devlet, onkoloji tedavisi için bize hiçbir destek sağlamadı; sadece bir konteyner verdiler. Tuvalet, banyo, mutfak yok; hiçbir şey yok. Biz zor durumdayız. Bize verilen çadır akıyor, ne kadar silikonlasak da su geçirmeye devam ediyor. Kışın branda içinde yaşamak zorunda kaldık. Destek istiyoruz. Neden her yere yardım yapılıyor da bize yapılmıyor? Gaffarlı Köyü’ndeki insanların hayatı ve canı yok mu?”
Romatizma hastası olan Hatice Güller, “Bulaşık yıkayacak yerim yok, dışarıda yağmur altında bulaşık yıkamak zorundayım. İltihaplı romatizma hastalığına yakalandım. Eşim de onkoloji hastası oldu. Ne yapacağımı bilmiyorum. Doktorlar, ‘ömür boyu bu ağrıları çekersin’ diyorlar” şeklinde konuştu. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



