Dersim Tartışması: Soykırım İddiası ve Tepkiler

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Dersim Tartışması: Soykırım İddiası ve Tepkiler

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Dersim’de yaşananlar soykırım değil de nedir? Bu sorudan kaçamayız. Devlet resmi olarak özür dilemelidir. Tunceli adı kaldırılarak ‘Dersim’ ismi iade edilmelidir. Yüzleşmeden iyileşme olmaz.” şeklinde açıklamalarda bulundu. İyi Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ise bu ifadeye karşılık vererek, “Gazi Meclisin çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine soykırımla hiç kimse itham edemez” dedi. TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, oturuma ara verdi.

TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam etmek üzere toplandı. Genel Kurul’da, kanun teklifinin 17 ila 31’inci maddelerini kapsayan ikinci bölümünün görüşmelerine geçildi.

Kanun teklifinin 20’nci maddesi üzerine DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat konuşma yaptı. Fırat, sözlerine 1968 kuşağının devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişinin 54’üncü yıl dönümünü anarak başladı.

“Dersim’de yaşananlar soykırım değil de nedir?”

DEM Partili Fırat, devamında şu ifadeleri kullandı:

“Tam 89 yıl önce, 4 Mayıs 1937’de Bakanlar Kurulu Tunceli Harekatı kararını aldı. Bu karar, uzun süredir devam eden katliamı ve kötü muameleyi resmen onaylamış ve meşrulaştırmıştır. Devletin Dersim’i ıslah etme bahanesiyle yürüttüğü yok etme, sürgün ve zorunlu iskân politikaları adeta bir vahşete, büyük bir insanlık trajedisine dönüştü. O tarihten sonra Dersim, sadece bir coğrafya değil; aynı zamanda bir hafıza, bir yara haline geldi. Dersimlilerin tabiriyle tertele sürecinde Munzur’un suları kıpkırmızı aktı. On binlerce Alevi Kürt, kadın, çocuk, yaşlı demeden acımasızca katledildi. Uçaklarla bombalanan insan sayısı binlerle ifade edilirken, zehirli gazlar kullanıldı ve toplu infazlar gerçekleştirildi. Kadınlar, onurlarını korumak amacıyla kayalıklardan atlamak zorunda kaldı. Ormanlar, canlarla birlikte ateşe verildi. Tertele sona erdiğinde zulüm devam etti; hayatta kalanlar sürgün edildi ve aileler parçalandı. Düzmece yargılamalarla Seyit Rıza ve arkadaşları 15 Kasım 1937’de Elazığ’da idam edildi. Arkalarında kapanmayan binlerce yara bıraktılar. Bugün bile Dersim topraklarında insan kemikleri her yerden çıkmakta; her vadi, her mağara katliamların tanığıdır. Birleşmiş Milletlerin 1948 Soykırım Sözleşmesi açısından bakıldığında, Dersim’de yaşananlar soykırım değil de nedir? Bu sorudan kaçamayız. Devlet, Dersimlilerden ve Alevi toplumundan resmi olarak özür dilemelidir. Tunceli adı kaldırılarak ‘Dersim’ ismi iade edilmelidir. Yüzleşmeden iyileşme olmaz.”

“Gazi Meclisin çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine soykırımla hiç kimse itham edemez”

DEM Partili Fırat’ın ifadeleri üzerine İyi Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz tepki gösterdi. Poyraz, “Biz Meclis’te bugün bu ülkenin bütün yurttaşlarının her türlü sorununu çözmekle mükellefiz; bunun için buradayız. Her bir Türk ferdi için bunu yapıyoruz. Hiçbir kişiyi, kurumu, zümreyi ayırt etmeden, etnik, mezhepsel, dinî ya da dil bazlı ayrım yapmaksızın bu süreci yönetmeye çalışıyoruz. Gazi Meclisin çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine soykırımla hiç kimse itham edemez” dedi.

“Dersim tertelesi ile bu Meclis, bu halk, bu toplum yüzleşmek zorundadır”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise, “Elbette bu ülkenin Alevileri ve Kürtleri, diğer vatandaşlar gibi eşit haklara sahip olmak istemektedir. Kendilerini ikinci sınıf görmüyorlar. Ancak devletin uyguladığı politikalar bir ayrımcılık ve nefret söylemine dayalıdır. Cumhuriyet tarihine bakıldığında, Dersim olayları insanlığın yaşadığı büyük felaketlerden biri olarak öne çıkıyor. Burada sözcüklerle bir temizlik yapamazsınız. Dersim tertelesi ile bu Meclis, bu halk ve bu toplum yüzleşmek zorundadır.” şeklinde konuştu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise Tunceli’de bir referandum yapılması önerisinde bulundu. Özdağ, “Eğer Dersim adından hoşlanıyorsa vatandaşlarımız, orada bir referandum yapalım; ‘Dersim’ olsun, hiçbir şey fark etmez. Yaraları saralım” dedi.

İyi Parti ve DEM Parti milletvekilleri arasındaki “Dersim” ve “Soykırım” konusundaki tartışmalar devam ederken, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Genel Kurul oturumuna beş dakika ara verdi. (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın