
(ORDU) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, mahkemelerin siyasi davalarla dolu olduğunu belirterek, “Hukuki olması gereken soruşturmalar, artık siyasetin doğrudan müdahale ettiği yargılamalara dönüşüyor. Örneğin, Silivri’de bir mahkeme kurulmuş. Biz bir konuya sahip çıkınca, ‘Burada şu var, orada bu var’ deniyor. Ben bunun peşinde değilim, adaletin peşindeyim” ifadesini kullandı. Dervişoğlu, geçmişte Silivri mahkemelerinde görülen Ergenekon ve Balyoz davalarının sonuçlarının millet tarafından görüldüğünü vurguladı. Bugün ise yolsuzluk soruşturması olarak adlandırılan, ancak aslında siyasi bir komplo atmosferi yaratan bir durumla karşı karşıya olduklarını söyledi.
Dervişoğlu, Ordu İl Başkanlığı’nın düzenlediği iftar programına katıldı. Programda, Dervişoğlu’nun masasında beyaz ve kırmızı çiçeklerle oluşturulmuş bir Türkiye haritası dikkat çekti.
İftar sonrası konuşma yapan Dervişoğlu, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Dervişoğlu, “Bu hükümete Arap sevdası nereden bulaştı, bilmiyorum. Bu hükümet, Cumhuriyet’le alay edercesine adımlar atıyor. Örneğin, Recep Tayyip Erdoğan, donanmayı ve hava kuvvetlerini Vahdettin Köşkü’nden selamlayarak Cumhuriyet düşmanlarına cesaret verebiliyor. Türkiye’nin felaketine yol açabilecek uluslararası anlaşmaları önemli tarihi mekanlarda imzalıyor. Bu durum, ülkeyi yönettiğini düşünenlerin Cumhuriyet’le barışamadığını gösteriyor” dedi.
“İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğimiz günden itibaren ortalama her gün bir kadınımız öldürülüyor”
Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararnamesiyle çekildi. Dervişoğlu, “İmza sahibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çekildiğimiz günden bu yana her gün bir kadınımız cinayete kurban gidiyor. Bu cinayetler yabancılar tarafından işlenmiyor; genellikle eski eşler, eski nişanlılar ya da eski sevgililer tarafından gerçekleşiyor. İYİ Parti’nin en önemli vaatlerinden biri İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönmektir” dedi.
“Mahkemeler siyasi davalarla dolu”
Dervişoğlu, mahkemelerin siyasi davalarla dolduğunu vurguladı. “Hukuki olması gereken soruşturmalar, doğrudan siyasetin müdahale ettiği yargılamalara dönüşüyor. Silivri mahkemelerinde geçmişte Ergenekon ve Balyoz davaları görüldü. Onların sonuçlarını bu millet gördü. Bugün karşılaştığımız durum, bir yolsuzluk soruşturması olarak tanımlanan ama aslında bir siyasi komplo atmosferi yaratan bir durumdur. Bana, ‘Sahip mi çıkıyorsun’ diyorlar. Benim sahip çıktığım hukuktur, adalettir, demokrasidir” şeklinde konuştu.
“Tayyip Bey bu işlerde kütüğü suya atar ve yukarıdan seyreder”
Dervişoğlu, komisyonlarda iki yıl boyunca tartışılan konuların, milli kimlik ve üniter devlet yapısı gibi hayati meseleler olduğunu belirtti. “Tayyip Bey, buralarda kütüğü suya atıp yukarıdan seyrediyor. Kütük denize inecekse ona sahip çıkar, takılırsa ‘Bunun sorumluluğu bende değil’ diyerek kendini kurtarır. Bu işlerin kirli maşası olarak ortağını kullanıyor” dedi.
“İhanetin zaman aşımı yoktur”
Dervişoğlu, geçmişte benzer olayların yaşandığını hatırlatarak, “12 Eylül’ü yapanlar kendilerini güvence altına almıştı. Şimdi de ‘Bu sürece dahil olanların hukuki güvencesi olmalı’ diyorlar. İhanetin zaman aşımı yoktur ve bunun hesabını mutlaka soracağım” ifadelerini kullandı.
“Bu memlekette 2 kişi Öcalan’ı çok seviyor”
Dervişoğlu, 2013 yılından itibaren Abdullah Öcalan’ın radarına takıldığını belirtti. “Bu memlekette iki kişi Abdullah Öcalan’ı çok seviyor. Biri ona ‘kurucu önder’ diyor, diğeri de onun işaret ettiği her yolun peşinden gidiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanan komisyonu arzulayan ve isteyen Abdullah Öcalan’dır” dedi.
“Kendini bilmez vatansızlar Türk milleti bile yazmamışlar, İYİ Parti’nin adını nasıl koyacaklar?”
Dervişoğlu, “Komisyon çalışmalarına katılmayacağını bildiren bir siyasi parti olarak İYİ Parti’nin adının raporda yer almaması kabul edilemez. Bu kendini bilmez vatansızlar, o rapora Türk milleti bile yazmamışken, İYİ Parti’nin adını nasıl koyacaklar?” dedi.
“En büyük başarılarımızdan biri de hainlerin takdirine mazhar olmamaktır”
Dervişoğlu, “İYİ Parti’nin elde ettiği en büyük başarılardan biri hainlerin teveccühüne mazhar olmamaktır. Siyasi karnemizin pekiyi olmasını sağlayan doğru adımlardır” şeklinde konuştu.
“Kurtulmuş bu enkazın altında İYİ Parti değil, sen kalacaksın”
Dervişoğlu, Numan Kurtulmuş’a seslenerek, “Bu süreç arzuladığı gibi sonuçlanmazsa sivil siyaset bunun altında kalacak. Numan Kurtulmuş, memleketi Ordu’dan sesleniyorum: Bu enkazın altında İYİ Parti değil, sen kalacaksın” dedi.
“Kendi kendine yazdığın mektubun Türk milletiyle ne alakası var”
Dervişoğlu, “Komisyon raporuna imza atıp kaçmakla kurtuluş yok. Numan Kurtulmuş kendi kendine yazdığı mektubun Türk milletiyle ne alakası var? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni böyle bir suça ortak ederseniz, bizim görevimiz bunu ifşa etmektir” ifadelerini kullandı.
“Diyarbakırlı da Batmanlı Şırnaklı da sizin gibi beni alkışladı”
Dervişoğlu, “Türk bayrağının altında bulunmaktan iftihar eden insanlarla görüştüm. ‘Abdullah Öcalan sizi temsil edemez’ dediğimde, Diyarbakırlı, Batmanlı, Bitlisli ve Şırnaklı da beni alkışladı” dedi.
“Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu partidir”
Dervişoğlu, “Herkesin altına imza attığı komisyon raporunda İYİ Parti’nin izi bile yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu partidir. Eğer Atatürk’ün kurduğu parti kadar önemsemeyi beceremezseniz, onun değerlerini savunamazsınız” diye konuştu.
“Ordu’nun benim için ordulaşması lazım”
Dervişoğlu, “AK Parti’ye yakın bir araştırma şirketinin anketinde İYİ Parti’nin oyu yüzde 9 gösterilmiş. Bu ülkenin yönetilmesi için daha fazla destek gerekiyor. Ordu’nun benim için ordulaşması, bu ülkede yönetim talebimizi desteklemesi lazım” şeklinde ifade etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



