
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara’da bir otelde çeşitli medya organlarının muhabirleriyle iftar yemeğinde buluştu. İftarın ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Dervişoğlu, Ekrem İmamoğlu davasının canlı yayınlanmasına dair ifadeleri hatırlatıldığında şu açıklamaları yaptı:
“KAYGILARIMIZI İFADE EDER YİNE ÖNERGELERİNE EVET OYU VERİRİZ”
“Kaygılarımı dile getirdim ve bunu daha önce de ifade etmiştim. Başından beri hukuksuzluk olduğunu belirtiyorum. Toplumda, söz konusu soruşturma ve yargılamanın hukuki değil, siyasi olduğuna dair genel bir görüş var. Tarihimizde canlı yayınlanan duruşmaların sonuçlarını düşünmek gerekir. 1960 askeri ihtilali sonrası yapılan yargılamaların yayını, rahmetli Adnan Menderes için ne denli olumsuz sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. O dönemde yoktum ama yaşananları araştırdım. Bu hassas bir konu. Benim bu duruşmalara karşı bir tutumum yok; bu konuda bir güç sahibi değilim. CHP ve İYİ Parti olarak da böyle bir imkânımız yok. Dolayısıyla bu speküle edilen bir mesele. Ancak yargılananlar ve CHP böyle bir şey istiyorsa, Meclis’e bir kanun teklifi sunarlarsa, İYİ Parti olarak buna evet oyu veririz. Kaygılarımızı dile getirerek, yine önergelere evet oyu verebiliriz.”
“TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ NATO’NUN EN GÜÇLÜ ORDULARINDAN BİRİDİR”
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran’dan atıldığı iddia edilen füzeler ve Terörsüz Türkiye süreci üzerine yaptığı açıklamaları değerlendirdi:
“Sayın Erdoğan ve iktidarın ortaklarıyla bazı konularda zorlandığımı belirtmek isterim. Türkiye’nin hava savunması, hava saldırılarına karşı güvenliği tartışma konusu olmuştur. Ayrıca, milyarlarca dolara satın aldığımız S-400 füzelerinin aktive edilemeyeceği herkesçe biliniyor. Bu füzeleri aldığımızda F-35 projesinden çıkarıldığımız da malum. Türkiye’nin askeri gücünün tartışılmasına asla izin veremem. Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO’nun en güçlü ordularındandır. Ancak bazı alanlarda eksiklikleri bulunmaktadır. Hava sahamıza girmesi muhtemel füzelerin NATO ülkeleri tarafından imha edildiğini görmekteyiz. Bu nedenle ülke güvenliği teminat altındadır; çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri güçlüdür. Türk milleti de basiretli bir millettir. Ülkenin güvenliğini tartışmak gibi bir düşünceye sahip olamam. Türkiye’nin ordusunun ve teknolojik yeterliliğinin yüksek olması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin jeopolitik durumu da bunu gerektiriyor. Eğer bu zamana kadar yapılmamış eksiklikler varsa, bunların giderilmesi gerekiyor. Bu konuda siyasetin konuşması gereken bir konu değil; bu doğrudan milli bir meseledir.”
“HANGİ STATÜYÜ İSTİYOR VE ARZULUYOR ONU ÖĞRENECEĞİZ”
Terörsüz Türkiye komisyonlarında tartışılan konuların, Türkiye’nin üniter devlet yapısını ve milli devlet anlayışını tehdit edebileceğini vurgulayan Dervişoğlu, bu durumun uzun vadede büyük sıkıntılara neden olabileceğini belirtti. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve teröristlerin topluma entegre edilmesi konularının tartışıldığını ifade eden Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye’de konuştuğumuz haklar, 50 bin kişinin katilinin yönlendirdiği bir sürecin ülke menfaatlerine fayda sağlamayacağını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu yasal düzenlemelerin kamuoyuna sunulacağını düşünüyorum. Abdullah Öcalan’ın talep ettiği statüyü göreceğiz. Hükümetten herhangi bir net açıklama gelmiş değil; ancak bu konunun moderatörlüğünü Sayın Bahçeli yapıyor.” dedi.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN KİMLİĞİNİ ONURLA TAŞIYAN HERKES BİZİM KARDEŞİMİZDİR”
Dervişoğlu, Türkiye’nin sorunlarıyla ilgilenmeye devam ettiklerini vurgulayarak, “Bu coğrafyada yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimliğini onurla taşıyan herkes bizim kardeşimizdir. Hiç kimse bu coğrafyada misafir değildir. Herkes ev sahibidir. Bu konuların açıkça konuşulması ve tartışılması gerekmektedir. Yarın Van’a gitmeyi planlıyorum ve oradaki vatandaşlarımla görüşmek istiyorum. Kürtlerin vasiliği Abdullah Öcalan’a bırakılmayacak kadar önemlidir. Türkiye’de bir sorun var; ancak bu sorunun asılları ve istifade edenlerin durumu sorgulanmalıdır.” şeklinde konuştu.
“İKİ PARTİ ARASINDA SIKIŞTIRILMIŞ TÜRKİYE’Yİ ORADAN ÇIKARTIP ALACAĞIZ”
Dervişoğlu, partisinin seçim sonrası başka siyasi partilerle ittifak yapacağına dair iddialara yanıt vererek, “2023 seçimlerinden sonra herhangi bir ittifak görüşmesi yapmadık.” dedi. İYİ Parti’nin oy oranı ile ilgili olarak ise, “Yüzde 9 oy, ne bizim ne de Türkiye’nin işine yarıyor. Bu sistemde daha yüksek oy almak gerekiyor. İYİ Parti, altında toplanılabilecek bir şemsiye parti haline gelmiştir. Bizimle birlikte olmak isteyen partilerin taleplerini görüyoruz ve zamanı geldiğinde konuşacağız.” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, İYİ Parti’nin Türk siyasetine yön vereceğine dikkat çekerek, “İki parti arasında sıkışmış Türkiye’yi oradan çıkaracağız. Buna ‘üçüncü yol’ demiyorum; bizim yolumuz, Türkiye’nin kurtuluşunun yegâne yolu olarak tanımlanacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
“BU ALANDA EKSİKLİKLERİN GİDERİLMESİ İÇİN BİR YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ YOK”
Terörsüz Türkiye sürecine dair TBMM’de kurulan komisyonun önümüzdeki günlerde ‘demokratikleşme’ adına getireceği kanun tekliflerine İYİ Parti’nin destek verip vermeyeceği sorusuna Dervişoğlu, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile ilgili açık ifadelerim var. Kayyum uygulamalarına karşıyım ve yasal düzenlemeye ihtiyaç yok.” dedi. Dervişoğlu, Anayasa Mahkemesi kararlarının yerel mahkemelerce uygulanmadığını belirterek, “Yasa var; fakat uygulanmıyor.” diye ekledi.
“ISRAR EDERSE ANLAŞILAN ODUR Kİ TARİHE ÇOK KÖTÜ GEÇECEK”
Dervişoğlu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un bir rapor hazırladığını ve bu raporun kime sunulduğunu eleştirerek, “Böyle bir aymazlık olabilir mi? Numan Kurtulmuş, Anayasa değişikliğiyle ilgili bir komisyon kurmak istiyorsa, tarihe geçmek istiyorsa, böyle yapar ve ısrar ederse, tarihe kötü geçecektir.” dedi. Öcalan ile ilgili bir karar gelirse kendisine sorulmasını istemediğini belirten Dervişoğlu, bu konuda soruların hükümet yetkililerine yönlendirilmesini tavsiye etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



