Dervişoğlu’ndan Yeni Anayasa Eleştirisi: İmtiyaz!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Dervişoğlu’ndan Yeni Anayasa Eleştirisi: İmtiyaz!

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yeni anayasa ve vatandaşlık tanımı üzerine gerçekleştirilen tartışmalara tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Türkiye’de herkes eşit haklara sahip. Ancak ‘eş vatandaşlık’ söylemiyle yeni talepler ortaya atılıyor. Bu durum, eşitlik değil, imtiyaz talebi anlamına geliyor” dedi. Çözüm sürecinin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik bir “imtiyaz kazandırma girişimi” olduğunu öne süren Dervişoğlu, “Türkiye’de ayrılıkçı hareketlere meşruiyet kazandırabilecek bir adımdır. Bu nedenle bu süreci ‘terörsüz Türkiye’ değil, ‘cumhuriyete karşı kalkışma’ olarak nitelendiriyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet’in haberine göre, Dervişoğlu, çözüm süreci ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Yeni anayasa konusundaki değerlendirmelerinde Dervişoğlu, iktidarın bu süreçteki gerçek niyetinin dikkatlice incelenmesi gerektiğini vurguladı. Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“AKP’nin şu anda elinde bir taslak olduğu söyleniyor. Bu taslağın, MHP tarafından hükümete sunulan bir çalışma olduğu da ifade ediliyor. Herkesin anayasa üzerinde bir çalışması mevcut. Mevcut anayasanın büyük bir kısmı bu hükümet döneminde değiştirildi. Dolayısıyla bu anayasa, darbe anayasası olma niteliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Sadece yapıldığı dönem itibarıyla darbeyle ilişkilendirilebilir. Bu anayasa ile sistem dahi değiştirilmiştir.”

Dervişoğlu, “Darbe anayasasından kurtulma” söylemiyle yürütülen yeni anayasa tartışmasının altında farklı siyasi hedeflerin olabileceğine işaret ederek, “Bu nedenle TBMM’nin darbe anayasasından kurtulması ve yeni bir anayasa yapma iddiasının başka siyasi hedefler taşıdığına inanıyoruz” dedi.

Numan Kurtulmuş’u eleştirdi

Anayasanın büyük bir kısmının zaten değiştirildiğini vurgulayan Dervişoğlu, geriye kalan maddelerin çoğunun temel hükümler olduğunu belirtti. “Anayasada değişmemiş bildiğim kadarıyla elli altı madde kalmış. Bu maddeler genellikle değiştirilemeyecek hükümler, temel özgürlüklerle ve devletin işleyişiyle ilgilidir. Yani anayasanın ana fikri açısından büyük bir farklılık yok” dedi.

Yeni anayasa tartışmalarının 28’inci yasama döneminin başından beri gündemde tutulduğunu ifade eden Dervişoğlu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’u da eleştirdi. Dervişoğlu, “Yeni anayasa tartışmaları, yirmi sekizinci dönem parlamentosu açıldığından beri dile getiriliyor. Sayın Numan Kurtulmuş bu konudan sıkça bahsediyor. Tıpkı komisyon sürecinde olduğu gibi, Meclis İçtüzüğü ve anayasa değişikliğini yapan Meclis Başkanı olarak tarihe geçmek istediğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Ancak komisyon sürecinde bu durumun aksinin görüldüğünü belirten Dervişoğlu, “Ama komisyon sürecinde gördük ki tarihe doğru bir biçimde geçmek gibi bir niyeti yok. Bu nedenle anayasa değişikliğinin içeriğinin ve barındırdığı taleplerin dikkatlice değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

“Hedefte kritik maddeler var”

Yeni anayasa tartışmalarının aslında kapsamlı bir değişiklikten ziyade bazı kritik maddelere odaklandığını belirten Dervişoğlu, “Bu değişikliklerin 1982 Anayasası’nı bütünüyle ortadan kaldıracak bir anlam taşımayacağı kanaatindeyim. Daha çok bazı maddelerin değiştirilmesine yönelik adımlar atılacak gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulundu. Dervişoğlu’na göre tartışmaların merkezinde özellikle üç başlık yer alıyor: 42. madde (anadilde eğitim), 66. madde (vatandaşlık tanımı) ve Cumhurbaşkanının seçimi ile görev süresi. Dervişoğlu bu bağlamda şunları ifade etti:

“Hedefte olduğu söylenen maddelerden biri 42. madde; yani anadilde eğitimle ilgili düzenleme talebi. Diğeri ise vatandaşlık tanımıyla ilgili 66. madde. Ayrıca Cumhurbaşkanının seçimi ve görev süresiyle ilgili maddelerde de değişiklik yapılması gündeme gelebilir.”

Yeni anayasa söylemi üzerinden farklı siyasi hedeflerin bulunduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Bu tür değişiklikleri sanki kapsamlı bir anayasa değişikliği yapılıyormuş gibi sunmanın arkasındaki siyasi niyetin doğru okunması gerekir. Bu, bazı talepleri vererek Cumhurbaşkanlığı makamında kalmayı sağlayacak düzenlemeler içerebilir” dedi. Dervişoğlu, hukuk devleti vurgusu yaparak “Eğer yasaları ve anayasayı kendinize göre değiştirirseniz Türkiye hukuk devleti olmaktan çıkar” uyarısında bulundu.

Vatandaşlık tanımı

Vatandaşlık tanımına yönelik tartışmaların yeni olmadığını belirten Dervişoğlu, bu konunun özellikle 2007’den beri sürdüğünü ifade etti. Dervişoğlu, “Anayasa değişikliği meselesi yeni değil. Bunu 2007’den beri konuşuyoruz. O dönemde de vatandaşlık tanımı üzerinden tartışmalar yaşanmıştı” dedi.

Anayasadaki vatandaşlık tanımının etnik değil, siyasal bir tanım olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Anayasada yer alan ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür’ ifadesi, bazı siyasetçiler tarafından etnik bir tanım olarak yorumlanıyor. Oysa bu, etnik bir işaretleme değil; vatandaşlığa dayalı siyasal bir tanımdır” ifadelerini kullandı. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tanımına da değinen Dervişoğlu, “Mustafa Kemal Atatürk de milleti şöyle tanımlar: ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.’ Eğer bu tanım olmasaydı eşit ve onurlu vatandaşlıktan söz etmek mümkün olmazdı” dedi.

“Her alanda eşitlik var”

“Eşit vatandaşlık” söylemine de sert bir şekilde karşı çıkan Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak insanları eşit kılar ve ülkenin birlik ve bütünlüğünün temelini oluşturur. Türkiye’de ‘Kürt vatandaşı’, ‘Türkmen vatandaşı’ ya da ‘Gürcü vatandaşı’ gibi tanımlar yoktur. Herkes Türk vatandaşıdır” dedi. Bu tartışmaların gerçekte imtiyaz talebi olduğunu kaydeden Dervişoğlu, “Sürekli eşit vatandaşlık talebinden söz ediliyor ama nerede eşit olmadığımızı kimse söylemiyor. Memur olurken mi eşit değiliz? Milletvekili olurken mi eşit değiliz? İş insanı olurken mi eşit değiliz? Genelkurmay Başkanı olurken mi eşit değiliz? Vali, kaymakam, genel müdür olurken mi eşit değiliz? Başbakan ya da cumhurbaşkanı olurken mi eşit değiliz? Her alanda eşitlik var.”

“Bu durumda daha fazlasını istemek, eşitlik değil imtiyaz talebi olur” di

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın