
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta düzenlenen bir iftar programında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Destici, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının temel amacının, Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein davasındaki çocuk istismarı ağını unutturmak olduğunu iddia etti.
BBP lideri, eski ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Epstein dosyasıyla bağlantılı olduğunu belirterek, bu isimlerin suçlarını gizlemek için Ortadoğu’da savaş kışkırttıklarını öne sürdü. Destici, Türkiye’nin İran’dan gelebilecek yeni bir göç dalgasına karşı da hazırlıklı olması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Partisinin Sivas Merkez İlçe Başkanlığı tarafından bir düğün salonunda gerçekleştirilen iftar yemeğinde konuşan Destici, dış politikadaki bu iddialarının yanı sıra 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümüne ve Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelere de değindi.
“Trump ve Netanyahu boğazına kadar bu pisliğe batmış”
ABD ve İsrail’in Gazze’den sonra İran’ı hedef alan saldırılarının arkasında Epstein skandalının bulunduğunu savunan Destici, konuya ilişkin görüşlerini şöyle ifade etti:
“Hepsi boğazına kadar bu pisliğe batmış. Netanyahu’sundan, Trump’ına kadar hepsi boğazına kadar batmış. Bugün bombalamada okulu hedef alıyorlar, 100’den fazla çocuk hayatını kaybediyor. İran karşılık verdi. İran üssü karşılık veriyor, İsrail’deki okullara saldırmıyor. Bu nedenle bu saldırıyı kınıyoruz, lanetliyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları ve dünya devletlerini bu konuda ortak bir duruş sergilemeye davet ediyorum.”
İran’dan ikinci göç dalgası uyarısı
Türkiye’nin bölgedeki çatışmalara karşı önlemler alması gerektiğini vurgulayan Destici, Suriye’nin ardından İran üzerinden gelebilecek olası bir mülteci krizine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye elbette tedbirlerini almaktadır. Kendi güvenliğini ve vatandaşlarının güvenliğini önceliklendirecektir. Bu, hakkıdır. Burada alınacak en önemli güvenlik önlemlerinden biri de Suriye’de olduğu gibi İran’dan gelecek ikinci bir göç dalgasına karşı daha dikkatli olmamız gerekmektedir. Devletimiz ve hükümetimiz bu konuda hazırlıklıdır ve umarım Türkiye, bu saldırganların eylemlerinin durması için gereken çabayı gösterecektir. Ayrıca arabulucu rolünü de en üst düzeyde sürdürecektir.”
“28 Şubat zihniyeti hala Türkiye’de var”
Destici, konuşmasında 28 Şubat 1997 postmodern darbesine de değinerek, darbe zihniyetinin hala toplumda var olduğunu savundu:
“O günleri unutmamalıyız. O günün zihniyeti, o darbeyi gerçekleştirenlerin zihniyeti hala Türkiye’de mevcuttur. Ellerine bir fırsat geçtiğinde aynı eylemleri gerçekleştireceklerinden emin olabilirsiniz. Bu nedenle birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi korumalıyız. Kimliğimize ve inançlarımıza sahip çıkmalıyız. Allah bu millete ne 1960 darbesi, ne 1980 darbesi, ne 28 Şubat, ne de 15 Temmuz’lar yaşatmasın. Bir kez daha vurguluyoruz; hakimiyet Allah’ın, irade milletindir. Allah, kendi hakimiyetine kimseyi bulaştırmaz. Zaten buna kimsenin gücü yetmez. Ama beklentimiz ve davamız, milletin iradesinde hiçbir gücün olmaması ve herkesin milletin iradesine saygı göstermesidir.” (iahaber)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



