
Büyük Birlik Partisi (BBP) lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Toplantısı öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. Destici, konuşmasında, “Şehit Muhsin Başkanımızı ve onunla birlikte şehit düşen yol arkadaşlarını rahmetle anıyoruz. Bu sürecin her aşamasında taraf olduk ve takip ettik. Tüm şüphelerin aydınlatılması ve bu trajik olayda sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi için kararlılıkla devam edeceğiz. Bu sefer, işin ciddiyetle ele alındığını görüyoruz. Allah’ın yardımıyla, şüpheler ortadan kaldırılacak ve sorumlular mutlaka hesap verecektir. Büyük Birlik Partisi olarak, 25 Mart 2009’dan bu yana sürecin siyasi, hukuki, toplumsal ve camia boyutuyla yakından ilgilendik. Gelecekte de hiçbir noktayı açık bırakmadan takibimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“DESTEKLİYORUZ AMA EKSİK BULDUĞUMUZU DA İFADE EDİYORUZ”
Destici, “Dün partimizin Yüksek Danışma Kurulu üyeleriyle bir araya geldik. Burada terörsüz Türkiye süreci ve Meclis’te Adalet Komisyonu’nda kabul edilen yasa teklifini değerlendirdik. Yüksek Danışma Kurulu üyelerimizin görüşlerini dinledik ve kaydettik. Toplantıda, hukuk kurulumuz tarafından hazırlanan 13 sayfalık metni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na gönderdik. Bu çalışma, süreci özetlemekle kalmayıp, BBP’nin ilkelerini ve yasa teklifinde gördüğümüz eksiklikleri de net bir şekilde ifade ediyor. Bu metni Büyük Komisyon’a ilettik. Yasa mevcut haliyle komisyondan geçti. İnşallah genel kurulda teklifimiz değerlendirilir ve eksiklikler giderilir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin haklarını ödeyemeyiz. Bu nedenle bu kanun teklifini destekliyoruz, ancak eksik yönlerini de dile getiriyoruz. Sıhhıye’de iki haftadır oturma eylemi yapan gazilerimiz var. Onların taleplerini karşılamak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapamayacağı bir şey değil. Gazilerimiz, şehitlerimiz kadar kıymetlidir” dedi.
“ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Büyük Birlik Partisi, terörle mücadele konusundaki tutumunu kuruluşundan bu yana sürdürmektedir. Burada önemli olan, düzenlemenin adı değil, doğurduğu sonuçlardır. Terör suçları bakımından affın kabulü asla mümkün değildir. Bu durum anayasa açısından da sorun teşkil etmektedir. Anayasa’nın 87. maddesindeki nitelikli çoğunluk şartının aşılması mümkün mü? Bu sorunun anayasallık denetiminde gündeme geleceği muhtemeldir. Terör örgütü, sahada zorlandığı için yasalarla hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadır. Bu yasa teklifiyle süreç sona ermeyecek, başka düzenlemeler gelecektir. Buzdağının arkasını göremiyoruz. Büyük Birlik Partisi olarak, ne dibini görmediğimiz suya gireriz ne de henüz arkasını göremediğimiz dağa göre hesap yaparız. Bu süreç, terör örgütüne hukuki güvence kazandırma çabası olarak değerlendirilmektedir. 40 yıldır devlete, askere, polise ve masum insanlara saldıran birisi Meclis’e giremez veya devlet kadrosunda yer alamaz.”

“MÜZAKEREYE KAPALIDIR”
Destici, açıklamalarını şöyle tamamladı:
“Büyük Birlik Partisi’nin bu meseledeki duruşu konjonktürel değil ilkeseldir. Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir ve yok edilir. Devletin otoritesi asla pazarlık konusu olamaz. Devletin ceza politikası, terör örgütünün tercihine göre şekillendirilmemelidir. Hiçbir terör örgütü mensubunun affedilmesi kabul edilemez. Şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve terör mağdurlarımızın hakları her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı, tek bayrağı, tek dili ve tek milleti müzakereye kapalıdır. Bu ilkeler, herhangi bir kanun teklifinin lehinde veya aleyhinde tutum belirlenmesinden önce gelir. Ortaya konulan tespitler doğrultusunda, mevcut çerçeve yasa teklifinin kabulünü doğru bulmadığımızı ifade ediyoruz. Terörün sona ermesi, milletimizin ve partimizin en büyük arzusudur. Ancak bu, terör örgütüne hukuki imtiyaz tanımaktan değil, onu yok etmekten geçer. Devletimize güveniyoruz, ancak hainlere güvenmiyoruz.”



