Destici’den Erdoğan’a Çözüm Önerileri!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Destici’den Erdoğan’a Çözüm Önerileri!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Ülke TV’de yayınlanan ‘Ülke Manşet’ programında Mustafa Yıldız ile bir araya geldi.

Destici’nin programda yaptığı açıklamalardan bazı önemli noktalar şöyle:

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A ZİYARET

“Biz, 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi gecesinde, sokakta tesis edilen Cumhur İttifakı’nın bir parçasıyız. Bu ittifak, 2017 referandumuyla şekillendi ve 2018’den bugüne kadar yapılan seçimlerde de başarılı bir şekilde devam etti. Elbette farklı düşündüğümüz konular var. Bu konuları hem kamuoyuna hem de Cumhurbaşkanımızla paylaşıyoruz; ayrıca ittifakımızın diğer parti temsilcileriyle de görüşmelerimizde bu hususları dile getiriyoruz. Bu ziyarette, Terörsüz Türkiye süreci, Suriye’deki gelişmeler, ekonomi, hayat pahalılığı, emeklilerin talepleri, asgari ücretli çalışanların durumu ve çiftçilerin sıkıntıları gibi meseleleri ele aldık. Halkımızın taleplerini ve sahada gözlemlediğimiz durumu Sayın Cumhurbaşkanımıza aktardık. Ayrıca bazı konularda çözüm önerilerimizi de ilettik.”

“Biz sahadayız. Düzenli olarak çeşitli programlara katılmaya çalışan bir parti temsilcisiyim. Emeklilerimizle, çiftçilerimizle, asgari ücretlilerimizle, gençlerimizle ve öğrencilerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Bu nedenle, milletimizin sorunlarını Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik. Örneğin, çiftçilerimiz ‘Ürettiğim değeri alamıyorum, tüketici de çok yüksek fiyat ödüyor’ diyor. Adalet Bakanlığımızın son kararıyla bu durumu istismar edenlere yönelik bir operasyon gerçekleştirildi. Ancak vatandaş, bu tür suçları işleyenlerin adalet önüne çıkarılmasını ve hak ettikleri cezaları almalarını istiyor. Bu operasyonun ülke genelinde genişletilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

‘ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SUNDUK’

“Bir emeklinin tek maaşı varsa ve kirada oturuyorsa, örneğin İstanbul veya Ankara gibi büyükşehirlerde 25-30 bin lira kira ödüyorsa, geçinmesi imkânsız. Diğer yandan sanayiciler de ‘Üreteceğim ama bankaya gidiyorum. politika faizi 37, ancak ben 50 ve üzerinde faiz ödüyorum. Devletimiz bu duruma el koysun, bizi bu faizcilerin insafına bırakmasın’ diyor. Bu gibi tüm sorunları Sayın Cumhurbaşkanımıza aktardık. Sadece vatandaşların şikâyetlerini iletmekle kalmadık, çözüm önerileri de sunduk. Emekliler için kademeli bir sistem önerdik. Kamu sektöründe işçi ve memur maaşları arasında dengesizlik bulunduğunu, bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade ettik.”

“İstanbul’da bir hane ne kadar gelire ihtiyaç duyar? Farz edelim ki 50 bin lira ile geçinmek zorundalar. Eğer eve 30 bin lira geliyorsa, kalan 20 bin lirayı devletin karşılaması gerekiyor. Eğer 50 bin lira geliyorsa, o zaman devletin bir ödemede bulunmasına gerek yok. Bu tür önerilerde bulunduk. Ayrıca, emekli maaşına ihtiyacı olmayan birçok kişi var; çalışanlar, belki yüz binlerce lira geliri olanlar. Dolayısıyla onların 30-40 bin lira emekli maaşı almasına gerek yok. Bu noktada da çözüm önerilerimizi ilettik. Son yapılan operasyonlar, sahte vatandaşlık ve fon operasyonları gibi konular dikkat çekiyor ve bunu da ifade ettik.”

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE İLKESEL BİR DURUŞUMUZ VAR”

“Bir diğer önemli konu ise Terörsüz Türkiye sürecidir. Bizim burada bir ilkesel duruşumuz bulunuyor. Terörün diyalog yoluyla değil, mücadele yoluyla sona ereceğine inanıyoruz. Devletimize güveniyoruz, ancak PKK’ya, İmralı’daki ve Kandil’deki liderlerine güvenmiyoruz. Çünkü daha önce bu süreçler denendi ve ihanetler yaşandı. Bu yapıların ipleri Siyonist güçlerin elinde. Bunları donatan ve meşruiyet kazandıranlar mevcut. Dikkatli olunması gerektiğini vurguladık. PKK’nın tamamen silah bıraktığını veya kendini feshettiğini kimse iddia edemez. Bugün hapiste olan teröristler bile pişman olmadıklarını belirtiyorlar. Kandil’den gelen açıklamalarda bazı şartların konuşulduğunu görüyoruz. Devletimiz bu tür söylemlere pek itibar etmedi. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki duruşu ise oldukça net. Ben bir sorun görmüyorum. Eğer silah bırakıyorsan ve kendini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak görüyorsan, o zaman bu ülkenin birliğini temsil eden sembollere saygı duymalısın. Türk bayrağını eline almalı ve İstiklal Marşı’nı gururla okumalıyım. Eğer bunu yapmıyorsan, samimiyetine nasıl inanabilirim? İyi niyetli olalım, ancak karşımızdakilerin de samimi olmadığını kabul edelim.”

“Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın soruşturmasıyla ilgili son durumu Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştım. Olay 25 Mart 2009’da meydana geldi. Biz bu durumu ilk günden itibaren hukuki sürece taşıdık. 17 yıl geçti. Bu süreçte dosyaya iki kez takipsizlik kararı verildi. 2014 ve 2016 yıllarında. Biz 2014 yılındaki karara itiraz ettik ve kaldırdık. Ancak 2016’daki karar, darbeden hemen önce verilmişti.

Biz, Kahramanmaraş Adliyesi’ne itiraz dilekçesi verdik ve basın açıklaması yaptık. İki gün sonra darbe gerçekleşti. O gün İzmir Emniyeti’nden bir polis memuru beni aradı. Cumhurbaşkanına suikast düzenleyen timdeki iki askerin, Muhsin Başkanımızın dosyasında geçen kişilerle aynı olduğunu belirtti.

Bu gelişmeler üzerine konunun yeniden incelenmesini ve takipsizliğin hızla kaldırılmasını talep ettik. Ancak ne yazık ki takipsizliğin kaldırılması iki yıl sürdü. 2018’de takipsizlik kaldırıldı, ardından geçen 8 yılda dava açılmadı. Bu süreçte durmadık, tüm Adalet Bakanları ile görüştük.

Bizim temel itirazımız, sivil havacılıkta ‘ölüm’ varsa ‘büyük kaza’ olarak değerlendirilmesi, ‘ölüm’ yoksa ‘küçük kaza’ olarak kabul edilmesi gerektiğiydi. En az 9 kişilik bir kaza kırım ekibinin kurulması gerekiyordu. Buna rağmen sadece 3 kişilik bir ekip oluşturuldu. AtlasJet kazasında da benzer durum yaşandı ve şu an tutuklular. Bizim dosyamızda görevli olanlar ‘Bunu inceleyecek yeterliliğimiz yok’ dediler. Biz de 9 kişilik bir komisyon kurulmasını talep ettik. Tüm incelemeler yapıldı, tüm ihtimaller değerlendirildi ama henüz tatmin edici bir rapor göremedik. Sürekli olarak ‘Bu dosya Ankara’ya alınsın’ dedik çünkü Kahramanmaraş’ta bir savcıya veriliyor ve savcı birkaç yıl uğraştıktan sonra tayini çıkıyor. Böylece 17 yıl geçti. Kahramanmaraş’ta başka süreçler de yaşandı.

Şu an dosya Ankara’ya verildi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyaya yetkisizlik kararı verdi ve dosya Ankara’ya sevk edildi. Sayın Bakanımız Akın Gürlek Bey’in destekleriyle dosya buraya geldi ve kısa süre içerisinde, Temmuz ayında ilk dalga operasyon gerçekleştirildi. 28 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, ifadeleri alındı ve 19 kişi tutuklandı.”

Haberin Ayrıntıları Geliyor…

Son dakika gelişmelerine anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın