
(ANKARA) – CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, 2026 yılının ilk dört ayına dair bütçe verilerini değerlendirerek, “Devlet artık vergi topladıkça değil, borçlandıkça ayakta kalan bir yapıya dönüştü” açıklamasında bulundu. Akay, bu sürede faize 1 trilyon lirayı aşan bir kaynak aktarımının gerçekleştiğini belirterek, mevcut ekonomik politikaların “faiz düzenini beslediğini” ifade etti.
Cevdet Akay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı Nisan 2026 bütçe gerçekleşme verileri üzerine yazılı bir açıklama yaptı. İlk dört ayda bütçe açığının 885,5 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Akay, şu sözlere yer verdi:
“Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı Nisan 2026 Bütçe Gerçekleşme Raporu’na göre; merkezi yönetim bütçesi yalnızca nisan ayında 174,7 milyar lira açık verdi. Faiz dışı denge bile 85,9 milyar lira açık verdi. Yılın ilk dört ayındaki bütçe açığı 885,5 milyar liraya ulaştı. Aynı dönemde faiz dışı açık 94 milyar lirayı geçti. Hazine’nin nakit açığı ise 856 milyar liraya yaklaştı. Sadece dört ayda yapılan faiz gideri 724 milyar lirayı buldu. Hazine’nin nakit gerçekleşmelerine baktığımızda faiz ödemesi 1 trilyon 115 milyar lirayı aştı.
Devlet, her gün milyarlarca lirayı faize ödüyor; her saat yüz milyonlarca lira faiz yükü oluşuyor. Vatandaşın ödediği vergiler, yatırım yerine borcun faizine aktarılıyor. Bugünkü bütçe tablosu, basit bir açık sorunundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu durum, kamu maliyesinin faiz sarmalına girdiğinin bir göstergesidir. Rakamlar oldukça net: 2026’nın ilk dört ayında bütçe giderleri 6,6 trilyon liraya yaklaşırken, gelirler 5,7 trilyon lirada kaldı. Bu açığı kapatmak için yeni borçlanmalara gidildi. Devlet artık vergi topladıkça değil, borçlandıkça ayakta kalan bir yapıya dönüşmüş durumda. Üstelik vatandaşın üzerindeki vergi yükü her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
“EKONOMİ ÜRETİMLE DEĞİL SICAK PARAYLA DÖNDÜRÜLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Rapora göre, vergi gelirleri dört ayda 4,8 trilyon lirayı geçti. Bunun büyük bir kısmı dolaylı vergilerden, yani vatandaşın markette, pazarda ve faturalarında ödediği vergilerden oluşuyor. Dar gelirli bireyler markete girdiğinde vergi ödüyor, elektrik faturasında vergi ödüyor, akaryakıtta vergi ödüyor. Ancak toplanan kaynak, üretime değil, faize gidiyor. İşte ekonomik çöküş burada başlıyor. Yüksek faiz, sadece bütçeyi eritmekle kalmıyor; sanayicinin finansman maliyetini artırıyor, esnafın krediye erişimini zorlaştırıyor, çiftçinin üretim gücünü düşürüyor ve vatandaşın konuta ve tüketime erişimini imkansız hale getiriyor.
Ekonomi, artık üretimle değil, sıcak parayla döndürülmeye çalışılıyor. Bugün ortaya çıkan bütçe tablosu açıkça gösteriyor ki, bu ekonomi modeli vatandaş için değil, faiz düzeninin devamı için işliyor. Emekliye ‘kaynak yok’ diyenler, dört ayda faize 1 trilyon liradan fazla kaynak aktardı. Asgari ücretliye ara zam konuşulmazken, bütçedeki faiz giderleri rekor kırdı. Çiftçiler destek beklerken, Hazine borç faizi için çalıştı. Üstelik yılın daha başındayız. Eğer bu politikalar sürerse yıl sonunda bütçe açığı, faiz yükü ve vatandaşın üzerindeki ekonomik baskı çok daha ağır hale gelecek. Yanlış ekonomi programı, yalnızca vatandaşın cebini değil, devletin kasasını da tüketmeye başlamıştır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



