Dijital Dünya Çocukların Beynini Nasıl Etkiliyor?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Dijital Dünya Çocukların Beynini Nasıl Etkiliyor?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya ve kısa video içeriklerinin özellikle çocuklar üzerinde dikkat dağınıklığı ve ‘beyin sisi’ gibi olumsuz etkilere neden olabileceğini vurguladı. Dijital bağımlılıkla mücadelede kaliteli zaman geçirme ve alternatif etkinliklerin önemine dikkat çeken Tarhan, beyin sağlığının korunmasına yönelik önerilerde bulundu.

İSTANBUL (İGFA) – Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Sosyal medya ve kısa video platformlarının, özellikle gençler ve çocuklar arasında dikkat dağınıklığına ve “beyin sisi”ne yol açabileceğini ifade etti.

Tarhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın modern yaşamın vazgeçilmez unsurları haline geldiğini belirterek, bu tür dijital maruziyetin zihinsel performans üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini kaydetti.

“SÜREKLİ YENİ UYARANLAR BEYNİ YORUYOR”

Dijital platformlarda uzun süre geçirilen zamanın, beyni sürekli yeni uyaranlarla karşılaştırdığını dile getiren Tarhan, bu durumun zamanla dikkat dağınıklığı, odaklanma zorluğu ve zihinsel bulanıklığa yol açabileceğini belirtti. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu sorunların daha yaygın görüldüğünü hatırlatan Tarhan, bazı ülkelerin sosyal medya kullanımına yaş sınırlamaları getirerek dijital maruziyeti azaltma çabalarına dikkat çekti.

DİJİTAL BAĞIMLILIĞIN NEDENİ ÖDÜL SİSTEMİ

Dijital bağımlılığın kökenlerinden birinin beynin ödül sistemi olduğunu ifade eden Tarhan, oyunlar ve sosyal medya aracılığıyla kısa aralıklarla elde edilen ödül hissinin, bireyleri ekrana bağımlı hale getirdiğini belirtti. Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmayacağını vurgulayan Tarhan, çocuklara spor, sanat, oyun ve sosyal etkinlikler gibi alternatifler sunulması gerektiğini söyledi.

ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU: KALİTELİ ZAMAN

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun aile ile kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirtti. Birlikte oyun oynamanın, yürüyüş yapmanın, kitap okumanın ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, yemek sırasında telefon kullanılmaması gibi basit kuralların da iletişimi artırdığını söyledi. Özellikle 6 yaş altındaki çocukların ekranla ebeveyn eşliğinde tanıştırılması gerektiğini vurguladı.

Toplumda yaygın olarak dile getirilen “insan beyninin sadece yüzde 10’unu kullandığı” düşüncesinin bilimsel olarak geçerliliği olmadığını ifade eden Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarıyla birçok bölgenin aynı anda aktif olduğunu belirtti. Beynin sağlığının korunması için farklı deneyimlere açık olmanın, yeni hobiler edinmenin ve merak duygusunu canlı tutmanın önemini vurguladı.

Duyguların kalpte oluştuğu inancının yanlış olduğunu belirten Tarhan, duyguların merkezinin beyin olduğunu açıkladı. Dış dünyadan gelen bilgilerin önce beyinde değerlendirildiğini ve ardından duygusal deneyimlere dönüştüğünü belirtti. Mutluluk, haz, güven ve odaklanma gibi hislerin beyinde üretilen kimyasallarla ilişkili olduğunu söyleyen Tarhan, kalbin bu duyguların bedende hissedildiği organlardan biri olduğunu ifade etti.

YAPAY ZEKÂ YARDIMCI OLMALI, KARAR VERİCİ DEĞİL

Yapay zekânın hayatı kolaylaştırma potansiyeline sahip olduğunu, ancak insanın yerini alamayacağını vurgulayan Tarhan, teknolojinin bilgiye hızlı erişim sağlasa da uzun vadede düşünme ve problem çözme becerilerini zayıflatabileceğini belirtti. İnsan beyninin empati, sosyal ilişki ve bilinç gibi özelliklerle yapay zekâdan ayrıldığını ifade eden Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilim alanlarında fayda sağlayabileceğini ancak etik kurallar yoksa yanlış yönlendirme ve manipülasyon riskleri taşıyabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sağlığının çocukluk döneminden itibaren korunması gerektiğini ve kaliteli uykunun beyin hücrelerinin sağlığı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Omega-3 açısından zengin balık ve ceviz gibi besinlerin beyin sağlığını desteklediğini ifade eden Tarhan, anlamlı sosyal ilişkilerin hem ruh sağlığını hem de bilişsel işlevleri koruduğunu dile getirdi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın