Dijital Hegemonya: Türkiye’nin Geleceği Tehlikede!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Dijital Hegemonya: Türkiye’nin Geleceği Tehlikede!

Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” başlıklı raporunda, 18 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı dijital egemenlik açısından ele aldı.

İSTANBUL (İGFA) – TÇE, dijital teknolojilerde artan dış bağımlılığın sadece ekonomik bir sorun olmadığını vurgulayarak, bu durumun devlet kapasitesi, veri egemenliği, ulusal güvenlik ve bağımsız karar alma süreçleri açısından stratejik riskler taşıdığına dikkat çekti.

Raporda, veri işleme kapasitesindeki artış, bulut bilişimin yaygınlaşması, yapay zekânın günlük yaşamda merkezi bir rol oynaması ve dijital platformların ekonomik faaliyetlerdeki artan etkisi ile klasik egemenlik anlayışının evrildiği ifade edildi.

DİJİTAL HEGEMONYA ÜÇ KATMANDA ŞEKİLLENİYOR

TÇE’ye göre dijital hegemonya üç temel katmanda kendini gösteriyor. İlk katmanda, ağ etkileri, veri yoğunlaşması ve ekosistem bağımlılığı üzerinden oluşan piyasa gücü yer alıyor.

İkinci katman, Palantir, Microsoft ve Anduril gibi firmalar üzerinden örneklendirilen devlet-teknoloji entegrasyonunu kapsıyor. Üçüncü katmanda ise CLOUD Act gibi düzenlemeler aracılığıyla ulusal hukuk sistemlerinin fiziksel sınırların ötesine taşınması söz konusu. Bu üç unsurun birlikte değerlendirilmesi, dijital platformların gücünün yalnızca ekonomik yoğunlaşma ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda jeopolitik bir güç mimarisine dönüşmekte olduğunu ortaya koyuyor.

TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKÂ YOL HARİTASI DA RAPORDA ELE ALINDI

TÇE, Türkiye’nin dijital egemenlik gündemini, 18 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) çerçevesinde inceledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından koordine edilen bu planın, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi üzerine inşa edildiği ve insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini temel aldığı belirtildi.

Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” başlıkları altında insan kaynağı, veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, yerli model geliştirme ve yapay zekâ yönetişimine yönelik hedefleri içermektedir. İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ayın sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarlığı programlarına katılması hedefleniyor. Ayrıca, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanmakta; en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine okunabilir formatta erişime açılması öngörülmektedir.

2030 İÇİN 1 GW YAPAY ZEKÂ ALTYAPISI HEDEFİ

Eylem Planı’nda, 2030 yılına kadar Türkiye’nin en az 1 GW yapay zekâ ve veri merkezi kurulu gücüne, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik alım anlaşması hacmine ve en az 1 eksabayt depolama kapasitesine ulaşması beklenmektedir. Ayrıca, omurga bağlantılarında en az 100 Tb/sn erişim hedeflenirken, ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı en az 10 milyar dolarlık bir yatırımın harekete geçirilmesi amaçlanıyor.

Araştırmacılar, girişimler ve KOBİ’lerin hesaplama kapasitesine erişiminin artırılması ve tek bir teknoloji sağlayıcısına bağımlılığın azaltılması için çoklu tedarikçi yaklaşımının da planın hedefleri arasında yer aldığını belirtti.

Rapor, Türkiye’deki dijital kullanımın ulaştığı düzeye de dikkat çekti. We Are Social ve Meltwater’ın Dijital 2025 Türkiye Raporu’na atıfta bulunarak, Türkiye’de aktif internet kullanıcılarının 77,3 milyona, internet kullanım oranının ise yüzde 88,3’e ulaştığı vurgulandı. Ancak, arama motorları, sosyal medya platformları, mobil işletim sistemleri, uygulama mağazaları, bulut bilişim ve dijital reklam altyapılarının büyük bir kısmının yabancı şirketlerin kontrolünde olduğu ifade edildi.

Raporda ayrıca, Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımlarının 2024 yılında 253,6 milyar TL’ye ulaşacağı, medya yatırımlarının yüzde 74,2’sinin dijital mecralara yöneldiği ve pazarın yüzde 39,4 büyüdüğü bilgisi verildi. Enstitü, küresel platformlara yönelen gelirlerin ekonomik boyutunun yanı sıra, kullanıcı profilleme, içerik görünürlüğü ve davranışsal yönlendirme kapasitesinin de bu şirketlerde yoğunlaştığını belirtti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın