
Burdur Devlet Hastanesi’nde 2 yıl önce diyalize girdikten sonra rahatsızlanan hastalardan birinin ölümü ve 12’sinin yaralanmasıyla ilgili olarak 4 sanık hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı.
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuksuz yargılanan sanıklar arasında, hastanenin kazan dairesi projesini hazırlayan mühendis G.A.S, kazan dairesi ile ilgili olarak çalışan makine mühendisi Y.A, hastanenin sıhhi tesisatçısı M.C. ve elektrik teknikeri İ.S. bulunuyor. Bu sanıklar hakkında hazırlanan iddianame, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Sanıkların “bilinçli taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla yargılanmaları istenen iddianamede, hayatını kaybeden Mustafa Demir’in 4 yakınının müşteki, diyaliz sonrası rahatsızlanan 12 hastanın ise mağdur olarak yer aldığı kaydedildi.
DİYALİZDEN SONRA ŞİKAYETLER PEŞ PEŞE GELDİ
İddianamede, 25 Mayıs 2024’te Burdur Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nde seansa giren hastalar arasında bulantı, baş dönmesi, şuur bulanıklığı ve halsizlik gibi şikayetlerin meydana geldiği belirtiliyor. Bu hastalardan bazılarının durumunun zamanla ağırlaştığı ifade edildi.
Bunun ardından Burdur Devlet Hastanesi’nin suç duyurusunda bulunduğu, Mustafa Demir’in ölümü ve 12 yaralanmanın meydana geldiği kaydedildi. Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre, diyaliz sırasında hastaların vücuduna hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun karıştığı tespit edildi.

ANTİFRİZLİ SU İLE BAŞLAYAN İHMALLER ZİNCİRİ
İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, olayın antifrizli suyun sisteme girmesi, by-pass hattındaki küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sisteminin arızalanmasına rağmen müdahale edilmemesi gibi hatalar sonucu gerçekleştiği ifade edildi.
Raporda, “Soğutma dönüş kolektörünü, yumuşak su kolektör hattından besleyen mekanik besleme cihazının arızalanması durumunda çalışması için tasarlanan by-pass hattının açık unutulması ve hidrofor sisteminin arızalanması nedeniyle ters akış sonucu antifrizli suyun kullanma suyuna karışması” şeklinde bir tespit yer aldı.

DİĞER ÖLÜM VE YARALANMALARLA İLGİLİ “EK KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI” KARARI
İddianamede, Osman Ali Gönüllü’nün ölümüne ilişkin tıbbi evrakların incelenmesi sonucu ölüm nedeninin pankreas kanseri olduğu belirlendi. Bu doğrultuda Burdur Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda, Gönüllü’nün 16 Temmuz 2024’te yaşamını yitirmesi ile 25 Mayıs 2024’teki olay arasında illiyet bağının bulunmadığı ifade edildi.
Olay sonrası Antalya’da tedavi edilen Saniye Aksöz ve Amına Abas Jama’nın ölümleri ile ilgili olarak yapılan incelemelerde, kanlarında toksik maddelerin tespit edilmediği, bilinç değişikliği, asidoz ve aritmi gibi bulguların gelişmediği belirtildi. Ayrıca bu kişilerin mevcut sağlık sorunları nedeniyle olayla aralarında illiyet bağının bulunmadığı ifade edildi.

İddianamede, yaralanan 16 kişinin kanında da “etilen glikol” bulunmadığı bilgisi yer aldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlarda, “illiyet bağının bulunmadığı” tespit edildiği bildirildi. Bu nedenlerle sanıklar G.A.S, Y.A, İ.S. ve M.C. hakkında “ek kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.
İddianamede sanıkların “bilinçli taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



