
Kurban bayramı geldiğinde, imkanı olan vatandaşlar geleneksel olarak kurban keserek ihtiyaç sahiplerine pay ederler. Diyanet İşleri Başkanlığı, kurban eti ve derisinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi.
Hz. Peygamber (s.a.s), kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde tüketilmesini önermiştir. Kurban etinin tamamının evde bırakılması da mümkündür, ancak durumu iyi olan müslümanların, toplumda muhtaçların arttığı bir dönemde kurban etlerini tamamen veya büyük bir kısmını dağıtmaları daha uygun olabilir. Şâfiî mezhebine göre ise, kurban etinden az da olsa fakirlere verilmesi gerekmektedir.
Kurbanın derisi de ayrı bir değerleme konusudur. Hz. Peygamber (s.a.s), veda haccında Hz. Ali’ye, kesilen develerin deri ve çullarını fakirlere veya hayır kurumlarına vermesini emretmiştir. Bu yüzden kurban derilerinin satılması veya ücret karşılığında alınıp-verilmesi kabul edilemez. Derinin satılması durumunda elde edilen bedelin yoksullara verilmesi gerekmektedir. Ancak deri, fakirlere veya hayır kurumlarına bağışlanabileceği gibi, evde kullanılabilecek eşyalara dönüştürülerek de değerlendirilebilir.
Kurban ibadeti sadece etin kesilmesiyle sınırlı değildir, aynı zamanda paylaşmak ve yardımlaşma duygusunun da artmasını sağlar. Bu nedenle hem kurban eti hem de derisi doğru şekilde değerlendirilmeli ve ihtiyaç sahipleri için paylaşılmalıdır. Toplumda dayanışmanın güçlenmesi adına, kurban ibadetinin tam anlamıyla yerine getirilmesi ve bu sürecin adil bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



