
Diyarbakır’daki Oğlaklı TOKİ konutlarında yaşayan hak sahipleri, 250 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında karşılaştıkları sorunlara dikkat çekerek, projenin “ekonomik, sosyal ve psikolojik bir yıkıma dönüştüğünü” iddia etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun da katıldığı basın açıklamasında, yüksek borç yükü, teslim süreçleri, aidatlar ve konutlardaki eksikliklerin çözülmesi talep edildi.
Bağlar ilçesindeki Oğlaklı TOKİ konutlarında yaşayan ve 250 Bin Sosyal Konut Projesi çerçevesinde hak sahibi olan yurttaşlar, yaşadıkları sıkıntılara dair bir basın toplantısı düzenledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, konutlardaki eksiklikler, ödeme koşulları, yönetim sistemine dair eleştiriler ve mali süreçler gündeme getirildi.
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Oğlaklı bölgesi, deprem sonrası yaklaşık 18 bin konut ve iş yeri projesiyle önemli bir inşaat alanı haline geldi. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından bu bölgede 13 bin 190 konut tamamlandığı ve bölgede 6 binin üzerinde ailenin yaşamaya başladığı belirtildi.
250 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında hak sahibi olarak konutlarına yerleşen yurttaşlar, karşılaştıkları sorunları dile getirmek amacıyla bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Ekonomik, sosyal ve psikolojik yıkıma dönüştü”
Hak sahipleri adına açıklama yapan Uğur Emre Can, 2022 yılında başlatılan projenin dar gelirli yurttaşlara umut olarak tanıtıldığını ancak şu anda binlerce aile için “ekonomik, sosyal ve psikolojik bir yıkıma dönüştüğünü” aktardı.
Can, konutların başlangıçta şehir merkezine daha yakın alanlarda inşa edileceğinin belirtildiğini ancak sonrasında uzak bölgelere kaydırıldığını ifade ederek, “Bu konum değişikliği nedeniyle ulaşım zorlaştı, yaşam koşulları ağırlaştı ve konutların değeri düştü. Fakat buna rağmen vatandaşlara herhangi bir fiyat indirimi uygulanmadı” dedi.
6 ayda bir memur maaşına endeksli zam uygulamasının kaldırılmasını isteyen Can, sabit ve öngörülebilir bir ödeme planı talep ettiklerini belirtti. Vatandaşların hem kira hem de TOKİ taksiti ödediğini dile getiren Can, “Birçok aile temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi” ifadelerini kullandı.
Teslim süreçlerinde baskı ve usulsüzlük iddiaları var
Açıklamada, teslim ve banka işlemleri sırasında vatandaşların baskıya maruz kaldığı da öne sürüldü. Hak sahipleri, “ödeme yapılmazsa evin elden gideceği” yönünde baskı yapıldığını, anahtar teslimlerinin geciktirildiğini ve yurttaşların zor durumda bırakılarak imza atmaya zorlandığını iddia etti.
Ayrıca, zorunlu olmadığı halde sigorta ve DASK işlemlerinin dayatıldığı, yüksek ücretlerin talep edildiği kaydedildi. Bu süreçlere dair video kayıtları ve çeşitli delillerin bulunduğu vurgulandı.
“Konutlarda altyapı ve yapı sorunları devam ediyor”
Hak sahipleri, bazı dairelerde su baskını, küf ve rutubet sorunları yaşandığını, altyapı eksikliklerinin sürdüğünü aktardı. Doğal gaz ve su hizmetlerinin tam anlamıyla tamamlanmadığını belirten yurttaşlar, ortak alanların bitirilmediğini, kapıcı ve temel site hizmetlerinin verilmediğini, buna rağmen yüksek aidat ve avans ücretlerinin talep edildiğini ifade etti.
“Şeffaf yönetim ve bağımsız inceleme talebi”
Açıklamada, aidat ve avans ücretlerinin hangi amaçlarla kullanıldığına dair yeterli bilgilendirme yapılmadığı savunuldu. “Havuz sistemi” adı altında yüksek meblağların toplandığını öne süren hak sahipleri, gelir-gider tablolarına erişimlerinin olmadığını ve yönetimin şeffaf olmadığını dile getirdi.
Vatandaşlar, kat malikleri tarafından seçilen, denetlenebilir ve şeffaf bir yönetim modeli talep ederek, konutların yapım sürecinin bağımsız teknik uzmanlardan oluşacak bir heyet tarafından incelenmesini istedi.
Sezgin Tanrıkulu: Burada ciddi bir inceleme başlatılması gerekiyor
Basın açıklamasına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yurttaşların yaşadığı mağduriyetleri bildiğini ifade ederek, “Büyük bir adaletsizlik yaşıyorsunuz. Evlerin tesliminden yönetimine kadar ciddi sorunlar var. Kaynağı belli olmayan ve nereye harcandığını bilmediğiniz paraları ödemek zorunda kalıyorsunuz” dedi.
Tanrıkulu, Diyarbakır Valiliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, bölgede kapsamlı bir inceleme yapılmasını talep etti.
Eksikliklerin acilen giderilmesi gerektiğini vurgulayan Tanrıkulu, “Şeffaf bir yönetim anlayışının sağlanması ve hak sahiplerinin doğru şekilde bilgilendirilmesi gerekiyor. Bu sürecin takipçisi olacağım” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



