Diyarbakır’da İmar İhlalleri Tehlike Saçıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Diyarbakır’da İmar İhlalleri Tehlike Saçıyor!

Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) – TMMOB Mimarlar Odası Diyarbakır Şube Eş Başkanı Şerefhan Aydın, Diyarbakır’da imar mevzuatına aykırı uygulamaların giderek yaygınlaştığını ifade etti. Aydın, yapı çekme mesafelerinin ticari alanlara dönüştürülmesi, park ve yeşil alanların işgal edilmesi ve kaçak kat eklemelerin önemli riskler taşıdığını vurguladı. “Yaşam, sağlık ve estetik, işgaliye harç bedeli ile satılamaz” açıklamasında bulundu.

Aydın, basın toplantısında Diyarbakır’ın sadece bir yerleşim alanı olmadığını belirterek, “Diyarbakır, tarihsel kökleri, kültürel zenginliği ve güçlü toplumsal yapısıyla sadece bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda ortak hafızamızın mekânsal ifadesidir” dedi.

Mimarlar Odası’nın kentte fiziksel müdahaleleri izleyen bir “üçüncü göz” işlevi üstlendiğini dile getiren Aydın, meslek örgütlerinin aynı zamanda kentte yaşayan vatandaşlardan oluştuğunu hatırlattı.

Kent genelindeki incelemelerde birçok mevzuata aykırı uygulama tespit ettiklerini kaydeden Aydın, “İmar kanununa ve ilgili düzenlemelere aykırı, izinsiz ya da kaçak birçok uygulama gözle görülür hale gelmiştir. Kamusal alanları işgal eden ticari işletmeler ve kültürel miras alanlarında yapılan ruhsatsız yapılar hakkında bilgiler ilgili yerel yönetim birimleriyle düzenli olarak paylaşılmaktadır. Ancak bu sorunların çözümüne yönelik atılan adımların yetersiz kaldığı görülmektedir” dedi.

“Çekme mesafeleri ticari kullanıma açılıyor”

Aydın, özellikle yapı çekme mesafelerinin amacına uygun kullanılmadığını belirterek, “Bu alanlar, kent estetiğini korumak, hava sirkülasyonunu sağlamak ve afet durumlarında müdahaleyi kolaylaştırmak için ayrılmıştır. Ayrıca olağanüstü durumlarda kamusal amaçlarla kullanılmak üzere rezerv alanlardır. Ancak bu alanların işgaliye harç bedeli ödenerek kapalı alanlara dönüştürülmesi ve ticari amaçlarla kullanılması gözlemlenmektedir. Bu alanlar kamu mülküdür ve kanunen mülk sahibinin burada yapısal değişiklik yapma hakkı yoktur. Yaşam, sağlık ve estetik; işgaliye harç bedeli ile satılamaz” diye konuştu.

Bazı bölgelerde park ve yeşil alanların ticari amaçlarla kullanıldığını da belirten Aydın, “Yeşil alanlar halka ait soluk alma yerleridir, özel amaçlarla kullanılamazlar” dedi.

“Kaçak katlar can güvenliğini tehdit ediyor”

2023 depremine rağmen kentte riskli yapılaşmanın devam ettiğini vurgulayan Aydın, “Mevcut yapılara izinsiz kaçak ticari katlar eklenmektedir. Mühendislik ve mimarlık hizmeti almayan bu yapılar, yurttaşların can güvenliğini riske atmaktadır. Deprem gibi afetlerde bu yapılar can ve mal kayıplarına yol açacaktır” şeklinde konuştu.

İmar planlarına aykırı uygulamaların sadece fiziksel değil sosyal sonuçlar da doğurduğunu ifade eden Aydın, “Bu tür uygulamalar insan sağlığı ve kent estetiğine zarar verirken, kronikleşen trafik sorununu da derinleştirmektedir. Artan betonlaşma ve hizmetlere erişimde yaşanan zorluklar, kentsel yaşam kalitesini düşürmektedir” dedi.

“Kayyım döneminin tahribatı sürüyor”

Aydın, geçmiş kayyum yönetimlerinin kentte ciddi sorunlar bıraktığını belirterek, “Kayyımların 8 yıllık pratiği, kentte büyük bir enkaza sebep olmuştur. Bu tahribatlara ilişkin raporlar kamuoyuyla paylaşılmıştır. Yeni yerel yönetimlerin bu sorunları gidermek için çaba gösterdiğini görüyoruz” dedi.

Ancak tüm sorunların geçmişe bağlanamayacağını ifade eden Aydın, “Yerel seçimlerden bu yana geçen sürede yapılamayanlar ya da yanlış uygulamaların tamamı kayyım sorunsalına bağlanmamalıdır. Yerel yönetimlerin sorumluluğu, yaşamı kolaylaştırmak ve kenti daha yaşanılır hale getirmektir” şeklinde konuştu.

“Karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve demokratik bir yöntem geliştirilmelidir”

Kentsel hizmetlerin adil dağıtılması gerektiğinin altını çizen Aydın, demokratik ve katılımcı bir yönetim anlayışı talebinde bulunarak, “Kentsel hizmetler belirli bölgelerde yoğunlaşmamalı, kent genelinde dengeli dağıtılmalıdır. Hizmetlerden yeterince yararlanamayan bölgelerde sunum artırılmalıdır. Kentle ilgili karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve demokratik bir yöntem geliştirilmelidir” dedi.

Mimarlar Odası olarak insan, kent ve doğa odaklı bir yaklaşımla, kent yönetiminde demokratik katılımın güçlenmesi için çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın