
Sayıştay’ın 2024 Denetim Raporu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün, koruma altındaki doğal alanları mevzuata aykırı bir şekilde kiraya verdiğini ve bu alanların üçüncü şahıslara devredildiğini ortaya koydu.
Buna ek olarak, Hazine’ye ait taşınmazların yıllardır işgal altında olduğu, tahliye mekanizmasının etkin bir şekilde çalışmadığı ve işgale karşı caydırıcı bir uygulamanın bulunmadığı raporda ifade edildi.
PAZARLIK USULÜ MEVZUATA AYKIRI KULLANILDI
Sayıştay’ın denetim bulgularına göre, koruma altında bulunan günübirlik alanlar pazarlık usulü ile kiraya verildi. Ancak bu kiralamaların sözleşmelerine, alanların üçüncü şahıslara devredilmesini mümkün kılan maddeler eklendi. Bu durum, kamu yararını ve mevzuatı ihlal eden bir yaklaşım olarak değerlendirildi.
Denetim raporunda, Danıştay 13. Dairesi’nin 2021 tarihli kararına atıfta bulunarak, doğal sit alanlarının kiralanmasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin esas alınması gerektiği vurgulandı. Buna rağmen, pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihalelerin şeffaflıktan uzak ve sınırlı rekabete açık bir şekilde yürütüldüğü tespit edildi. Ayrıca, bu alanları kiralayan kişi veya şirketlerin, alanları başka kişilere işlettirdiği de belirlendi.
KORUNMASI GEREKEN ALANLAR KİRALIK RANTA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Pazarlık usulünün yalnızca istisnai durumlar ve kamu yararının doğrudan gözetildiği hallerde kullanılması gerektiği belirtilirken, Sayıştay, bu uygulamanın temel bir yöntem haline getirildiğine dikkat çekti.
Raporda, “Bu alanların yoğun kullanımı, çevresel kirlilik riskini artırmaktadır. Alanların bütüncül şekilde denetlenmesi ve korunması gerekirken, pazarlık usulü ile yapılan ihalelerin amacı dışına çıkıldığı görülmüştür” denildi.
HAZİNE ARAZİLERİNDE YAYGIN İŞGAL: 2024’TE REKOR SAYIYA ULAŞILDI
Sayıştay raporunun ikinci çarpıcı kısmı, Hazine’ye ait taşınmazların uzun süreli işgali ile ilgili oldu. Rapora göre; sözleşmesi sona ermiş, feshedilmiş veya yasal dayanağı olmadan işgal edilmiş taşınmazlara dair etkili bir tahliye süreci işletilmiyor. Bu durum, fuzuli işgal edilen taşınmazların sayısının her yıl artmasına yol açıyor. Bakanlığın verilerine göre;
2021’de 82 bin 846 taşınmaz için ecrimisil (haksız işgal tazminatı) alınarak 681 milyon TL gelir sağlandı. 2022’de bu sayı 93 bin 463’e, gelir ise 1 milyar 106 milyon TL’ye yükseldi. 2023’te 161 bin 522 taşınmaz için ecrimisil alınarak 1 milyar 952 milyon TL gelir elde edildi. 2024’te ise rekor kırılarak 406 bin 052 taşınmaz için ecrimisil uygulandı ve toplamda 3 milyar 248 milyon TL gelir kaydedildi.
“NASIL OLSA SONRA SATIN ALIRIM” ANLAYIŞI İŞGALİ KÖRÜKLÜYOR
Raporda, işgalin artmasındaki en önemli nedenin, bu taşınmazların ileride doğrudan işgal eden kişilere satılacağı beklentisi olduğu ifade edildi. Bu durum, kamu taşınmazları üzerinde “fiilî işgal yoluyla mülk edinme” anlayışını yaygınlaştırmaktadır. Sayıştay’ın denetim bulgularının ardından bakanlık, 81 il valiliğine işgal edilen taşınmazların tahliye edilmesi için yazı gönderdiği bildirildi. Ancak sahada hâlâ etkili bir tahliye süreci oluşturulmuş değil. Ayrıca, tahliye edilen taşınmazlara ilişkin güvenilir bir veri bulunmadığına dikkat çekildi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



