Dünya Kadınlar Günü: Ticaret mi, Mücadele mi?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Dünya Kadınlar Günü: Ticaret mi, Mücadele mi?

Dolly Carter & Sarah Bell
BBC Global Kadın

Her yıl 8 Mart’ta dünya genelinde kutlanan Dünya Kadınlar Günü, birçok insanın katılımıyla coşkuyla gerçekleştiriliyor.

Bir asırdan fazla bir süredir resmi olarak kutlanan bu özel gün, yürüyüşler, paneller, konserler, sergiler ve tartışmalar gibi binlerce etkinlikle dolup taşıyor.

Ancak çeşitli markaların bu gün için başlattığı kampanyalar ve sosyal medya üzerinden kadınların güçlendirilmesine yönelik paylaşımlar yapılırken, bazıları bu etkinliğin bir siyasi hareketin pazarlama aracı haline gelip gelmediğini tartışıyor.

Kadın güvenliği savunucuları, ticari pazarlama stratejilerinin Dünya Kadınlar Günü’nün özünden uzaklaştırdığını öne sürüyor.

Jamie Klinger, Philadelphia’daki lisesinde Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri düzenlemeye başladı.

Sarah Everard’ın 2021 yılında Londra’da bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinin ardından Klinger, erkek şiddetinden etkilenen kadınlara destek olmak amacıyla “Reclaim These Streets – Sokakları Geri Alalım” adlı sosyal adalet hareketini kurdu.

Klinger, “Dünya Kadınlar Günü, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitlik mücadelesine katkıları ve bu alandaki ilerlemeleri kutlamak için bir gün olarak tasarlandı” diyor:

“Ancak burada ticarileşme sorunu da var. Pembe şapkalar takmak, farklı tişörtler giymek ve uyumlu küpeler almak zorunda kalmak ticarileşmenin bir göstergesi. Bu durumu aşmak istiyorum.”

Klinger, “Dünya Kadınlar Günü ile kendilerini ilişkilendiren şirketlerin, gerçek anlamda değişim için bir çaba göstermediğini sorgulamamız gerektiğini” ifade ediyor.

“Şirketlerin çoğu, Dünya Kadınlar Günü gibi günlerden hızlı bir şekilde kar elde etmeye çalışıyor” diyor.

‘8 Mart’a her zamankinden daha çok ihtiyacımız var’

Akademisyen Lauren McCarthy, Dünya Kadınlar Günü’nün önemini koruduğunu ancak şirketlerin bunu bir pazarlama fırsatı olarak değerlendirmesi sebebiyle anlamının zayıfladığını düşünüyor.

“Dünya Kadınlar Günü, her zaman devrim, güç ve mücadele ile ilgiliydi ve şimdi daha fazla sahip çıkmalıyız. Radikal köklerimizi yeniden kucaklamalıyız” diyor.

Dr. McCarthy, Dünya Kadınlar Günü’nün tarihini ve iş dünyası tarafından nasıl benimsendiğini ele alan bir araştırmanın yazarlarından biri olarak, işletmelerin cinsiyet eşitliği konusunda anlamlı bir şekilde adım atmalarını sağlamanın önemine dikkat çekiyor.

“Onlardan, bu günü hakiki bir şekilde kutlamanın nasıl olacağını düşünmelerini ve sadece bir gün değil, sistemde yapabilecekleri değişikliklerle bunu sağlamalarını istiyoruz” diyor.

McCarthy, işletmelerin cinsiyetler arası ücret eşitsizliğini gidermeye yönelik kararlılıklarını sorgulaması gerektiğine de vurgu yapıyor.

Ayrıca, dünya genelinde farklı deneyimlere sahip milyarlarca kadın olduğunu kabul etmenin önemine de değiniyor.

“Çeşitlilik çok önemli. İşletmelerin, farklı hedeflere ulaşmak isteyen kadınlar arasındaki çeşitliliği anlamak için zaman ayırmaları gerekiyor” diyor.

Çiçek ve hediyeler

Dünya Kadınlar Günü’nün ticari boyutu, geçmişten beri var olan bir olgu. Bazı topluluklarda, özellikle çiçek gibi hediyeler vermek, kültürel geleneğin önemli bir parçası ve sembolik bir anlam taşıyor.

İtalya’da erkekler genellikle hayatlarındaki kadınlara sarı mimoza çiçekleri hediye ediyor. Mart ayında açan bu çiçekler, La Festa della Donna olarak bilinen Dünya Kadınlar Günü’nün sembolü haline geldi.

Doğu Avrupa ve Orta Asya’nın bazı bölgelerinde de 8 Mart çiçekler verilerek kutlanıyor ve bu gün resmi tatil olarak kabul ediliyor.

Çin’de, Devlet Konseyi’nin tavsiyesi doğrultusunda birçok kadına yarım gün izin veriliyor.

Dünya Kadınlar Günü nasıl başladı?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, işçi hareketinin bir ürünü olarak ortaya çıktı.

1908 yılında New York’ta 15 bin tekstil işçisi kadın, daha kısa çalışma saatleri, daha iyi ücretler ve seçme hakkı talebiyle sokağa döküldü.

Bir yıl sonra Amerika Sosyalist Partisi, 8 Mart’ı Ulusal Kadınlar Günü olarak ilan etti.

Bu özel günü uluslararası bir düzeye taşıma fikrini öne süren kişi Alman komünist ve kadın hakları savunucusu Clara Zetkin oldu.

Zetkin, 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Emekçi Kadınlar Konferansı’nda bu fikri önerdi.

Konferansa katılan 17 farklı ülkeden 100 kadın, Zetkin’in önerisini oybirliğiyle kabul etti.

İlk uluslararası etkinlikler, 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gerçekleştirildi.

Dünya Kadınlar Günü’nün 100. yılı 2011 yılında büyük organizasyonlarla kutlandı.

1977’de Birleşmiş Milletler, Dünya Kadınlar Günü’nü resmen kabul etti.

İlerleyen yıllarda BM, her yıl için özel bir tema belirlemeye başladı; 1996 yılında belirlenen ilk tema “Geçmişi kutlamak, geleceği planlamak” oldu.

Neden 8 Mart tarihi?

Dünya Kadınlar Günü fikrini ortaya atan Clara Zetkin, belirli bir tarih önermemişti.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917 yılında Rus emekçi kadınlar “Ekmek ve barış istiyoruz” sloganlarıyla eylem yaptı.

Eylemlerin dördüncü gününde Rus Çarı tahttan indirildi ve kurulan geçici hükümet kadınlara seçme hakkı tanıdı.

Rusya’daki kadın eylemlerinin başlangıcı, Jülyen takvimine göre 23 Şubat’tı. Bu tarih, Miladi (Gregoryen) takviminde 8 Mart’a denk gelmektedir.

Bu yılın teması ne?

Bu yıl Birleşmiş Milletler’in belirlediği tema “Haklar. Adalet. Eylem. TÜM Kadınlar ve Kız Çocukları İçin” olarak belirlendi.

BM, kadınların ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının sadece %64’üne sahip olduğunu belirterek, “eşitliğe hiç bu kadar

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın