
İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, evlerde biriken atık pil ve elektronik cihazların kontrolsüz bir şekilde bertaraf edilmesinin hem çevre hem de insan sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturduğunu ifade etti.
İSTANBUL (İGFA) – Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Başkanı Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, e-atıkların içerdiği ağır metallerin doğa ve insan sağlığı üzerinde uzun vadeli riskler doğurduğunu vurguladı.
“AĞIR METALLER EKOSİSTEMİ TEHDİT EDİYOR”
Karan, atık pil ve elektronik cihazlarda bulunan kurşun, cıva, kadmiyum, nikel ve lityum gibi maddelerin toprağa ve su kaynaklarına karışarak ekosistemi olumsuz etkileyebildiğini açıkladı. Bu bileşenlerin doğada parçalanmadığını ve besin zincirinde birikerek canlılarda toksik etkilere yol açtığını belirtti.
Kurşunun sinir sistemi üzerindeki etkileri, cıvanın böbrek ve merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkileri hakkında bilgi veren Karan, kadmiyumun böbrek hastalıkları ve kanser riski ile bağlantılı olduğunu, nikelin ise alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini kaydetti.
“E-ATIKLAR YILDA 1 MİLYON TONA ULAŞIYOR”
Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık oluştuğunu belirten Karan, geri dönüşüm oranlarının ise sadece yüzde 6–7 seviyesinde kaldığını söyledi. Bu durum, toplama ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
PİLLER ÇÖPE ATILMAMALI
Atık pillerin evsel çöplerle bir arada atılmasının büyük bir risk taşıdığını vurgulayan Karan, bu pillerin lisanslı tesislerde geri dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Aksi takdirde ağır metallerin toprağa ve yeraltı sularına karışarak uzun vadeli çevresel kirliliğe yol açabileceğini belirtti.
Bireysel önlemler konusunda da bilgi veren Karan, tek kullanımlık piller yerine şarj edilebilir pillerin tercih edilmesi gerektiğini, eski elektronik cihazların ise belediyeler ve lisanslı geri dönüşüm noktalarına teslim edilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.
Gelecekte e-atık yönetiminde döngüsel ekonomi modelinin önem kazanacağına dikkat çeken Karan, üreticilerin ürünlerin geri dönüşüm sürecinden de sorumlu tutulmasını öngören sistemlerin yaygınlaşacağını söyledi.
Ayrıca yapay zekâ destekli ayrıştırma sistemleri ve dijital ürün pasaportlarının geri dönüşüm süreçlerini daha verimli hale getireceğini belirten Karan, temel hedefin atık üretimini azaltarak kaynakların ekonomide daha uzun süre tutulması olduğunu vurguladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



