
İstanbul’un Belgrad Ormanı’nda kaybolan peyzaj mimarı Ece Gürel’in ölümü, Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer edindi. 2 Mart Pazar günü yürüyüş yapmak üzere evinden ayrılan Gürel’den bir daha haber alınamadı. İlk olarak, Ece Gürel’in çantası, montu ve cep telefonuna ulaşıldı. Arama çalışmaları devam ederken, ekipler 6 Mart gecesi eşyalarının bulunduğu yerden 9 kilometre uzaklıkta baygın bir halde Ece Gürel’e ulaştı ve onu hastaneye kaldırdı.
Tüm tedavi müdahalelerine rağmen, Ece Gürel’in hayatı kurtarılamadı. Hipotermi geçirdiği anlaşılan Gürel, yoğun bakım sürecinde kalbinin durması sonucunda entübe edildi, ancak yapılan tüm çabalara rağmen genç mimar hayatını kaybetti. Ardında pek çok soru işareti ve tartışma bırakarak gözyaşları içinde toprağa verildi.
Ece Gürel’in karşılaştığı bu trajik olay sonrasında gündeme gelen bir diğer ilginç nokta ise, Gürel’in cadılık eğitimi aldığı iddiaları oldu. Ece Gürel’in hocası olduğu iddia edilen Hale Nur Özen gözaltına alındı ve ifadesinde Ece’yi iki yıldır tanıdığını, genç kadının cadılık eğitimi ile ilgili olayla alakası olmadığını belirtti.
Bununla birlikte, Ece Gürel’in babası Muharrem Koçoğlu, Müge Anlı ile Tatlı Sert adlı canlı yayın programına katılarak, kızının cadılık eğitimi almadığı ve Belgrad Ormanı’na ayin yapmak için gitmediği yönündeki iddialardan rahatsız olduğunu açıkladı. Babası Koçoğlu, “Kızım kesinlikle cadılık okulu ya da benzeri bir yere gitmedi” diyerek, Ece’nin eğitim geçmişini kurcaladı.
Baba Koçoğlu, “Kızım astronomi dersi alıyordu ve kendi keyfi ile ilerleyecek kadar bilgili bir insandı. Herhangi bir problem olduğunda bunu bize söylerdi. Bu süreç içerisinde bizden hiçbir şekilde sakladığı bir şey olmadı” ifadelerini kullanarak, sosyal medyada yayılan spekülasyonların acımasız olduğunu vurguladı.
Canlı yayında duygu dolu anlar yaşayan baba Koçoğlu, “Kızım ormanı iyi bilen biriydi. Oruçluyken cadılıkla nasıl ilişkilendirilir, bunu anlamıyorum. O benim kızım Müslüman ve burada ayin yapabileceğine inanmıyorum. Ece’nin ormanın içinde bu kadar uzun süre kalmasını da aklım almıyor” şeklinde konuştu.
Baba Koçoğlu ayrıca, “4 gün boyunca orada kalan bir bireyin nasıl hayatta kalabileceğini düşünmek bile zor. Biz oradan donmuş halde çıktık, bir kadın orada sadece giyinik kalamaz” diyerek kızı Ece’nin ölümünü şüpheli bulduğunu ifade etti. “Benim kızım kurban edilmiştir, bu konunun peşini bırakmayacağım” şeklinde sert bir açıklamada bulundu.
Müge Anlı ise Ece’nin kaybolmasının ardındaki sır perdesine dikkat çekti. Anlı, “Kızının başına saat 15.00’dan sonra bir şey gelmiş olabileceğini düşünüyorum. Gerçekten orada bu kadar süre kalması mümkün değil. Neden montunu bıraksın ki? 15.00 ile 18.00 arasında bir telefon çaldığı bilgisi var ama bu çağrıya bakılmamış. Bu demektir ki, başına saat 18.00’dan sonra bir şey gelmiş” ifadelerini kullandı.
Bu trajik olay, Ece Gürel’in ailesi ve toplumu derin bir şekilde etkiledi. Arka planda dikkat çekici detaylar ve şüpheli durumlar, hem Ece Gürel’in aile bireylerini hem de kamuoyunu düşündüren bir belirsizlik yarattı. Ece Gürel’in kaybolması ve ardından yaşanan gelişmeler, Türkiye’de bir çok kişi tarafından büyük bir merak ve endişeyle takip edildi. Arama kurtarma ekiplerinin çabaları, Ece’nin ailesinin çaresizliği, sosyal medyada yayılan iddialar ve bu süreçte yaşanan düşünce karmaşası olayın merkezinde
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



