
Bursa Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” söyleşisi, bu ay ekmeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğuna odaklandı. Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, Hitit mutfağından günümüze uzanan ekmek ritüelleri, müzik ve çeşitli tadımlar eşliğinde ele alındı.
BURSA (İGFA) – Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” etkinliğinde bu ay, sofraların vazgeçilmezi “ekmek” konusu gündeme geldi.
Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, ekmeğin yalnızca bir besin maddesi değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcısı olan ritüeller, şarkılar ve inançlar ile derin bir bağa sahip olduğu vurgulandı.
Yoğun ilgiyle karşılanan etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da katılım gösterdi.
Etkinlikte, ekşi mayalı ekmekler üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Hakan Doğan ve “Deneysel Bir Arkeoloji Çalışması Olarak Hitit Mutfağı” kitabının yazarı, ödüllü araştırmacı Asuman Dokgöz konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, Sümer, Mezopotamya, Hitit ve Antik Mısır gibi medeniyetlerde ekmeğin yeri üzerine tartışmalar yapıldı. Katılımcılar, Ninda Gur Ra, Baursak, İran Pidesi, Afyon Haşaşlısı ve tirit gibi lezzetlerin yanı sıra, bu coğrafyalara ait müziklerle bu tatları deneyimleme fırsatı buldular.
“HİTİTLERDE HİJYEN KURALLARI ÇOK AĞIRDI”
Hitit mutfağı üzerine yaptığı deneysel arkeoloji çalışmalarını paylaşan Asuman Dokgöz, o dönemdeki ekmek çeşitliliğine ve mutfak disiplinine dikkat çekti. Arkeolojik veriler üzerinden antik tarifleri yeniden canlandırdıklarını belirten Dokgöz, şunları ifade etti:
“Hititler, ekmek yapımında hijyene son derece önem veriyordu. Tabletlerdeki kayıtlara göre, temizlik kurallarına uymayanların sadece kendileri değil, aileleri de cezalandırılıyordu. Bizim amacımız sadece o ekmeği yapmak değil, o dönemin yaşam biçimini ve disiplinini anlamaya çalışmak. 180’den fazla ekmek çeşidine sahip bu medeniyetin izlerini sürmek oldukça değerli bir deneyim.”

“EKMEK VE TUZ BİR SÖZLEŞMEDİR”
Dünyanın farklı coğrafyalarındaki ekmek kültürlerini yerinde inceleyen Hakan Doğan, Türk kültüründe ve komşu coğrafyalarda ekmeğe atfedilen anlamları katılımcılarla paylaştı.
“Ekmek ve tuz” geleneğinin bir barış ve güven simgesi olduğunu vurgulayan Doğan, “Dünyadaki ekmek haritalarına baktığımda bizim coğrafyamızla ilgili verilerin eksik olduğunu fark ettim ve bu durum beni üzdü. Bu nedenle yollara düştük. Gördük ki bizde ekmek ve tuz, yalnızca karın doyurmak için değil, aynı zamanda sözlü bir anlaşma olarak da değerlendiriliyor. Birinin ekmeğini ve tuzunu yediğinizde, ona ihanet etmeyeceğinize dair sessiz bir anlaşma yapmış olursunuz. Cenazeden düğüne kadar hayatın her anında ekmek, insanları bir arada tutan bir harç görevi görüyor” dedi.

Söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, günün anısına Asuman Dokgöz ve Hakan Doğan’a hediyeler takdim etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



