
(ANKARA) – CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla tek kişilik hane sayısının 5 milyon 522 bine ulaşacağını belirterek, “Bir ülkede aile yapısı çöküyorsa bunun temel nedeni ekonomik güvensizliktir. Gençler işsiz, çalışanlar yoksul ve kiralar astronomik seviyelere ulaşmış durumda. İnsanlar, çocuk büyütmeyi bir kenara bırakarak kendi yaşamlarını sürdürebilmekte bile zorlanıyor” açıklamasında bulundu.
Ali Öztunç, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Aile, 2025” raporuna dair değerlendirmelerde bulundu. Öztunç, tek kişilik hanelerin hızla artış gösterdiğini, evlilik oranlarının düştüğünü ve doğurganlığın gerilediğini, ayrıca nüfusun giderek yaşlandığını ifade etti. Bu durumun, iktidarın uzun yıllardır uyguladığı “yanlış politikaların” bir sonucu olduğuna dikkat çekti.
Öztunç, “AKP iktidarının ekonomi politikaları milyonlarca insanı yalnızlığa, yoksulluğa ve umutsuzluğa sürükledi. İnsanlar artık evlenemiyor ve çocuk sahibi olmaktan korkuyor. Gençler, geleceklerini Türkiye’de göremiyor” eleştirisinde bulundu.
2025 yılı itibarıyla tek kişilik hane sayısının 5 milyon 522 bine ulaşacağını belirten Öztunç, ekonomik güvensizliğin aile yapısının çöküşündeki temel etken olduğunu vurguladı. “Gençler işsiz, çalışanlar yoksul, kiralar fahiş seviyelerde. İnsanlar, çocuk büyütmeyi düşünmek bir yana, kendi yaşamlarını sürdürebilmekte bile zorluk çekiyor” dedi.
Son on yılda ortalama hane büyüklüğünün 3,57’den 3,08’e gerilediğine değinen Öztunç, “Çocuk sayısının azalması ve nüfusun yaşlanması, yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir çöküşün göstergesidir. Eğer bu duruma karşı gerekli önlemler alınmazsa, gelecekte üretim gücü zayıflamış ve sosyal güvenlik sistemi büyük baskı altında kalmış bir Türkiye ile karşı karşıya kalacağız” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞ ARTIK ÇOCUK YETİŞTİRMENİN DEĞİL, HAYATTA KALMANIN HESABINI YAPIYOR”
Öztunç, güvenlik kaygılarının da aile yapısını etkilediğini belirterek, “Aileler yalnızca geçim derdiyle değil, güvenlik kaygısıyla da mücadele ediyor. Okullarda yaşanan şiddet olayları toplumda büyük endişe yaratıyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle çocuklarına iyi bir eğitim veremeyen anne ve babalar, birden fazla çocuk sahibi olmanın riskli olduğuna inanıyor” şeklinde konuştu.
Boşanma oranlarının artması ve evlenme oranlarının düşmesi konusuna da değinen Öztunç, “Saraylarda yaşayanlar, vatandaşın geçim derdini bilmiyor. Gençler ev kuramıyor ve çocuk sahibi olamıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında, emekliler geçinemiyor, barınma krizi büyüyor. Böyle bir ortamda aile yapısının korunmasını beklemek gerçekçi değildir. Türkiye’nin güçlü bir aile yapısına, geleceğe güvenle bakan gençlere ve sosyal adaleti sağlayan bir yönetime ihtiyacı var. Bu hedefe ulaşmak, baskıdan değil; liyakatten, adaletten, refahtan ve halkı önceleyen bir sosyal devlet anlayışından geçmektedir” değerlendirmesini yaptı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



