Ekonomik Kriz: Yoksulluk Sınırı 105 Bin TL!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ekonomik Kriz: Yoksulluk Sınırı 105 Bin TL!

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, sosyal medya üzerinden “Türk-İş Şubat 2026 araştırması: Geçim krizi derinleşiyor” başlıklı bir paylaşımda bulundu. Karasu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Türk-İş verileri, acı gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor. Açlık sınırı 32 bin 365 TL, yoksulluk sınırı ise 105 bin 424 TL olarak belirlenmiş. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 41 bin 899 TL. Oysa asgari ücret 28 bin TL ile sınırlı. Bu durum, bir istatistik çalışması olarak değil; milyonların mutfaklarında kaynayan tencerelerin, kira günlerinin, faturaların ve pazarda eksilen alışveriş torbalarının bir yansımasıdır. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutar 32 bin lirayı aşarken, asgari ücret açlık sınırının 4 bin 300 TL altında kalmaktadır. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 42 bin liraya yaklaşırken, gençler hayatlarına eksi bakiyeyle başlamak zorunda kalıyor. Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı geçerken, milyonlarca insan borçla ayakta kalmaya çalışıyor.”

“BU TABLO, AKP’NİN YILLARDIR KURDUĞU KARA DÜZENİN FATURASIDIR”

Bu tablo, rastlantısal bir durum değil. ‘Piyasa’ masalıyla açıklanamaz, ‘dış güçler’ söylemiyle de örtülemez. Bu, AKP’nin yıllardır inşa ettiği kara düzenin sonucudur. Kontrolsüz enflasyon, baskılanmış ücret politikası, yandaşları koruyan vergi sistemi ve emeği göz ardı eden ekonomi anlayışı, mevcut durumu yaratmıştır. İki ay içinde asgari ücret, açlık sınırının 4 bin 300 lira altına düşmüştür. Açlık sınırı ile asgari ücret arasındaki fark her geçen gün büyümeye devam edecektir. Biz, asgari ücretin en az 39 bin TL olması gerektiğini söylerken, hayal peşinde koşmadık veya bu durumun bizim cebimizden çıkmadığını ifade etmedik! Türkiye’nin mevcut durumu, enflasyon verileri ve açlık-yoksulluk oranları ortadayken, insanca yaşamanın alt sınırını belirttik. Asgari ücretin alım gücü ve yaşam maliyeti korunmadan, vergi adaleti sağlanmadan ve hayat pahalılığı kontrol altına alınmadan bu çöküş durmayacaktır.

“YANLIŞ EKONOMİ TERCİHLERİNİN SONUCU”

Bugün üzerinde durmamız gereken temel konu şudur: 105 bin lira yoksulluk sınırına sahip bir ülkede, 28 bin liralık bir ücretle nasıl bir gelecek inşa edilebilir? 42 bin lira olan yaşam maliyeti içinde gençler nasıl hayal kurabilir? 32 bin lira açlık sınırı karşısında milyonlar hangi sofrada bir araya gelebilir? AKP’nin ‘kontrol bizde’ dediği ekonomide, kontrol edilen tek şey; emeklilerin, işçilerin ve güvencesizlerin ücretleridir. Enflasyonun ateşi sönmüyor; söndürülen ise emekçilerin sofrasıdır. Rant büyürken, halkın payı azalıyor. Vergi adaletsizliği derinleştikçe yoksulluk kalıcı hale geliyor. Bu ekonomik tabloyu yaratan AKP iktidarıdır ve tüm sorumluluk da onlara aittir. Açlık, yoksulluk ve güvencesizlik bir kader değildir; yanlış ekonomik tercihlerinin sonucudur. Emeğin hakkını büyüten, vergide adaleti sağlayan, enflasyonu gerçek anlamda düşüren ve üretimi teşvik eden bir ekonomik dönüşüm kaçınılmazdır. Gerçeklerden kaçmayan, gerçekle yüzleşen bir Türkiye mümkündür. Emeği ezdirmeyen, emeği koruyan bir düzen oluşturmak da mümkündür. Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan irade, halkın iradesidir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın