
Fernando Duarte
BBC Dünya Servisi
Meksika’da uyuşturucu kartelleriyle mücadelede önemli bir gelişme yaşandı; “El Mencho” olarak bilinen Nemesio Oseguera Cervantes’in öldürülmesi, bu durumu zafer olarak değerlendirenler var.
Cervantes’in liderlik ettiği örgüt, 2011 yılından bu yana uluslararası uyuşturucu kaçakçılığında önemli bir aktör haline geldi.
Örgüt, faaliyetlerini insan kaçakçılığı, yasadışı altın madenciliği ve avokado üretimi gibi alanlara da yayarak çeşitlendirmiştir.
Bu noktada, liderin ölümü, geride bıraktığı suç örgütü için ne anlama geliyor?
CJNG karteline ne olacak?
BBC ile görüşen uzmanlar, “El Mencho”nun öldürülmesinin kartelin çöküşünü getirmeyeceğine dikkat çekiyor, çünkü yapı oldukça karmaşık.
Geçmişte liderlerini kaybeden kartellerin, buna rağmen ayakta kalma mücadelesi verdikleri örnekler mevcut.
Oxford Üniversitesi’nde küresel güvenlik uzmanı olan Profesör Annette Idler, kartel liderinin öldürülmesinin “sembolik olarak büyük bir öneme sahip” olduğunu belirtiyor.
Idler, “Ancak bu durumun genel uyuşturucu kaçakçılığı üzerinde büyük bir etkisi olacağına inanmıyorum. Tedarik zinciri hâlâ işliyor.” diye ekliyor.
CJNG’nin en büyük rakibi Sinaloa Karteli, lideri “El Chapo” yani Joaquin Guzman Loera’nın birçok kez yakalanmasına rağmen varlığını sürdürmeyi başardı.
Guzman en son 2016 yılında yakalanmış ve şu anda ABD’de cezaevinde bulunuyor.
Profesör Idler, kartellerin Meksika toplumuna ekonomik ve sosyal olarak kök saldığını belirtiyor ve “Genellikle yerel halk için istihdam ve geçim fırsatları sunuyorlar.” diyor.
Liderlerin ‘sonrasına’ hazırlığı
Londra merkezli düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’te (RUSI) organize suç uzmanı olan Jennifer Scotland, suç örgütlerinin yöneticilerinin yakalanması veya öldürülmesi durumuna hazırlık yaptığını aktarıyor.
Ulusal Muhafızlar, Cervantes’in öldürüldükten sonra cesedinin götürüldüğü başkentteki mahalleyi güvenlik çemberine aldı. (EPA / Mario Guzman)
BBC’ye konuşan Scotland, ‘El Mencho’nun uzun yıllardır Meksika hükümetinin en büyük hedeflerinden biri olduğunu belirterek, “Bu nedenle, CJNG’nin onun yerine geçecek birisi için plan yapmış olması muhtemel.” diye ifade ediyor.
Cervantes’in öldürülmesinin duyulmasının ardından, Meksika’nın üçüncü büyük şehri Guadalajara’da şiddet olayları patlak verdi.
Kartel militanlarının sokaklarda gerçekleştirdiği eylemler, başkent Mexico City de dahil olmak üzere Meksika’nın 20 eyaletine yayıldı.
Bu durum, Cervantes’in öldürülmesinin Meksika’da kamu güvenliğinin daha da kötüleşmesine yol açabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.
CJNG karteli, daha önce de güvenlik güçlerine yönelik saldırılar ve rakip gruplarla yaşanan çatışmalarla bilinen bir örgüt olmuştur.
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ülkedeki son duruma ilişkin 23 Şubat’ta bir basın toplantısı düzenledi. (Raquel Cunha / Reuters)
RUSI’den Jennifer Scotland, sokaklardaki yol kapamaları, kundaklama ve altyapıya yönelik saldırılar gibi misillemelerin, bu tür olaylara verilen “tipik tepkiler” olduğunu vurguluyor.
Scotland, ayrıca örgüt içinde yaşanması muhtemel taht kavgaları ve rakip kartellerin iktidarı ele geçirme girişimlerinin de diğer tehditler arasında yer aldığını belirtiyor.
“Herhangi bir zayıflık belirtisi, Sinaloa Karteli gibi rakip grupların tartışmalı bölgelerde kontrolü geri almak istemesine neden olabilir.” diye ekliyor.
Sinaloa Karteli lideri Joaquin ‘El Chapo’ Guzman, Şubat 2014’te güvenlik güçleri eşliğinde görülüyor. (Bloomberg / Getty Images aracılığıyla)
Güvenlik güçlerinin Sinaloa Karteli’ne karşı gerçekleştirdiği operasyonlar çerçevesinde, ülke yetkililerinin iki cephede nasıl bir mücadele yürütebileceği sorusu öne çıkıyor.
Profesör Idler, Meksika hükümetinin organize suçlarla mücadelede “lideri ortadan kaldırma” stratejisinin sorgulanabilir olduğunu savunuyor.
“Bu yöntem, suç yapısını ve Batı ülkelerindeki uyuşturucu talebi sorununu ele almaktan uzak.” diye uyarıyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



