
“Elektrikli bisiklet” tanımıyla bilinen bazı araçlar, teknik özellikleri nedeniyle mevzuat açısından bisiklet kabul edilmemekte, bu durum onları moped kategorisine sokmaktadır. Bu nedenle, kullanıcılar farkında olmadan ehliyetsiz araç kullanma cezası ile karşılaşabilmektedir.
Elektrikli bisiklet ve scooter kullanımının artmasıyla birlikte, hangi araçların gerçekten bisiklet statüsünde olduğu sorusu daha da önem kazanmıştır. Piyasada bu isimle bulunan her model, hukuki açıdan aynı sınıfta değerlendirilmiyor.
Sınırı teknik özellik belirliyor
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, bir aracın elektrikli bisiklet olarak kabul edilebilmesi için motor gücünün 250 watt’ı aşmaması, en fazla 25 kilometre hıza ulaşması ve pedal desteği olmadan sürekli hareket edememesi gerekmektedir. Bu kriterlerin dışına çıkan araçlar, bisiklet değil, moped olarak sınıflandırılmaktadır. Bazı modellerin ise 45, 65 hatta 90 kilometre hıza ulaşabildiği ve motor gücünün 2000 watt’ı geçtiği belirtilmektedir.

Asıl sorun isimde değil sınıfta
Kullanıcıların büyük bir kısmı, aracın üzerinde “elektrikli bisiklet” etiketinin bulunmasının yeterli olduğunu düşünmektedir. Ancak denetimlerde dikkate alınan temel unsur, aracın satış adı değil motor gücü ve hız kapasitesidir. Bu nedenle, moped sınıfına giren bir aracı ehliyetsiz kullananlara idari para cezası uygulanabilmektedir.
Scooter ve motosiklette kurallar ayrı
Ayakta kullanılan scooterlarda ehliyet gereksinimi bulunmamakla birlikte, kullanım alanları sınırlıdır. 50 cc’ye kadar olan motosikletler için M sınıfı ehliyet gerekmekte, bazı durumlarda B sınıfı belge de geçerli olabilmektedir. 125 cc araçlar içinse A1 ehliyeti ya da ek eğitim şartı aranmaktadır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



