
Fon krizinde buharlaşan milyarlarca lira üzerine açıklamalarda bulunan TÜED Uludağ Başkanı Kenan Pars, “Galiba emeklilerden sakınan paralar, fonlarda buharlaşarak yok oldu!” şeklinde konuştu.
BURSA (İGFA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi eylülde aylık bazda yüzde 1,84, yıllık bazda ise yüzde 29,73 olarak kaydedildi. Ancak Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu EN-AG, enflasyonun aylık yüzde 2,10, yıllık ise yüzde 46,61 oranında arttığını belirtti. Enflasyonun gerçek boyutlarına dikkat çeken Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, fon krizine ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.
‘VİCDANLARA SIĞMAZ’
TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasında, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 123 bin 130 TL, açlık sınırının ise 37 bin 801 TL’ye yükseldiği belirtildi. Bu durumu eleştiren Kenan Pars, “123 bin liralık yoksulluk sınırından söz ediyoruz. 37 bin 801 liralık açlık sınırından söz ediyoruz. Milyonlarca emekli, bu insani sınırların ve asgari ücretin altında yalnızca 23 bin 552 lira alıyor. Bu durum, insanlığa ve vicdanlara sığar mı? Emekli, bu tablo karşısında nasıl ayakta kalacak? Artık kimsenin bunu görmezden gelme lüksü yok.” ifadelerini kullandı.
Kenan Pars, gündemi sarsan fon krizine de değinerek, “Milyonlarca emekli geçinebilmek için birkaç bin liralık artışı beklerken, ekonominin başka bir alanında yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen bir fon krizi yaşanıyor. Kamuoyu doğal olarak soruyor: Kaynak ve öncelik meselesini nasıl açıklayacağız? Emekliye kaynak istediğimizde ‘Kaynak yok’ deniliyor. Ancak bu fonlarda biriken milyarlarca liranın kaynağı ne? Yıllarını, emeğini ülkesine adamış emeklilere bunu reva görüyorsunuz?” şeklinde konuştu.
İĞNEDEN İPLİĞE ZAM
Akaryakıtla birlikte ulaşım ve gıda gibi pek çok alanda zamların yapıldığını belirten Pars, “Emekli, ilk olarak dışarıda yemek yemeyi bıraktı. Ardından sosyal hayatından vazgeçti. Daha ucuz market arayışına girdi. İhtiyaçlarını ertelemeye başladı. Şimdi ise temel gıda ile sağlık harcamaları arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır. Emekli aylıkları, yalnızca kâğıt üzerinde değil, gerçek hayatta da insan onuruna yakışır bir seviyeye çıkarılmalıdır. Emeklinin kaybolan alım gücü telafi edilmeli, en düşük emekli aylığı en azından asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Emekliler, ekonomik hayatın unutulan kesimi olmaktan çıkarılmalıdır. Aksi halde emeklinin ahı kimseye fayda getirmez. Canı fena halde yanan emekliden seçim günü kimse oy istemesin.” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



