Emir’den Altun’un Avukatına Sert Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Emir’den Altun’un Avukatına Sert Tepki!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Murat Emir, eski İletişim Bakanı Fahrettin Altun ile gazeteci Ertuğrul Özkök arasındaki tartışmaya dikkat çekti. Altun’un avukatı Sezgin Tunç tarafından yapılan açıklamada, “Müvekkilim Sayın Fahrettin Altun’un bağımsız Türk yargısı eliyle yürütülen herhangi bir soruşturmaya müdahil olması asla ve kata söz konusu değildir.” ifadeleri yer aldı. Emir, bu açıklamaya itiraz ederek, “Sezgin Tunç, o belgeleri siz paylaştınız, şimdi çıkıp ‘yargıyla ilgisi yok’ diyemezsiniz! Ortada iddia değil, belgelenmiş bir kumpas var!” şeklinde konuştu.

Ne olmuştu?

Ertuğrul Özkök, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in paylaştığı, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un imzasıyla düzenlenmiş olan “100’üncü yıl kutlamalarında Serdar Haydanlı’nın görevlendirildiğini” belirten resmi yazıya ilişkin Altun’un avukatından gelen açıklamayı aktardı. Avukat, “Evet o yazı yazıldı. Ama sanki sadece Serdar Haydanlı’ya böyle bir yazı yazılmış gibi bir izlenim yaratıldı. Sayın Başkan 100’üncü yıl kutlamaları nedeniyle birçok şirket için benzer ‘Görevlendirme’ yazıları düzenledi. İsterseniz bu yazıların örneklerini size gönderebilirim. Yani bu özel bir iş birliği için değil, devlet kurumlarının 100’üncü yıl çalışmalarında kimlerle iş birliği yapabileceğini gösteren genel bir yazıydı” yanıtını verdi.

Özkök, yazısında ise “Devlet ilk defa, İmamoğlu hakkında itirafçı olan iş insanlarının şirketlerine geçmişte birçok resmi kurumdan ihale verildiğini kabul ediyor. Bizzat Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı eliyle, ‘Bu adamlara biz de ihale verdik’ diyerek, İmamoğlu ve tüm CHP’li belediye başkanları lehine belge sunuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Eski İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un avukatı Sezgin Tunç, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün “Sürpriz mesaj; Fahrettin Altun 125 gün sonra ilk defa konuştu” başlıklı yazısına sosyal medya üzerinden yanıt verdi. “Bahse konu hiçbir belge, halihazırda bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen hiçbir soruşturmaya referans vermemekte, herhangi bir kanaat ortaya koymamaktadır” diyerek Özkök’e “manipülasyon” suçlamasında bulunan Tunç, “Devam eden bir yolsuzluk soruşturması bağlamında ‘devlet müdahil oldu’ gibi bir iddiayı dile getirmek abesle iştigaldir” şeklinde konuştu.

Özkök, eleştirilere yanıt vererek, “Sizin söylediklerinizle kendi yorumum arasına çok net bir duvar çektim. Hatta ‘Savcılık bunları nasıl yorumlar bilemem’ diye de ekledim. Kısaca o yorum size ait değil, bana ait. Böyle telaşla üzerinize almanıza gerek yok” dedi. “Benim yorumumla ilgili söyleyebileceğimiz şey ‘Bu yazılar öyle yorumlanamaz’ veya ‘Bu yoruma katılmıyorum’ demek olabilir. Artık gazetecilerin yorum hakkına müdahale mi edeceksiniz?” diye tepki gösteren Özkök, “Siz bana söylediklerinizi saptırmış mıyım onu söyleyin. Bırakın şirketlere yazılan o yazıları avukatlar, savcılar ve hakimler değerlendirsin” ifadelerini kullandı.

Emir, X platformunda bir açıklama yaptı.

“Şimdi çıkıp “yargı süreciyle ilgisi yok” diyorsunuz. Öyleyse neden 125 gün boyunca susup izlediniz?” diyen Emir, Altun’un avukatı Tunç’un ifadelerine tepki gösterdi.

Emir, bu durumu “millet iradesine yapılan kumpas” olarak tanımladı.

Emir’in açıklamaları şu şekildeydi:

“Sezgin Tunç, o belgeleri siz paylaştınız, şimdi çıkıp “yargıyla ilgisi yok” diyemezsiniz!

Ortada iddia değil, belgelenmiş bir kumpas var! 19 Mart darbesiyle Ekrem İmamoğlu’na ve yol arkadaşlarımıza operasyon çeken iktidarın, şimdi “itirafçı” diye sahaya sürdüğü isimler, yıllardır AKP’den ihale alan işbirlikçiler!

Cumhurbaşkanlığı antetli, Fahrettin Altun imzalı o yazılar, kamu kurumlarına “bu firmalara kolaylık sağlayın” talimatıdır. Ve ihale dağıttığınız isimler bugün “itirafçı” diye Ekrem İmamoğlu’na, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere kumpas kurmak için kullanılıyor. Şimdi çıkıp “yargı süreciyle ilgisi yok” diyorsunuz. Öyleyse neden 125 gün boyunca susup izlediniz?

388 ihalenin 300’ünü AKP’li belediyelerden alanlar sadece CHP’li başkanlara karşı konuşuyorsa, ortada hukuk değil, siyasi tetikçilik vardır!

Serdar Haydanlı’nın bir telefonla nasıl serbest bırakıldığını Genel Başkanımız Özgür Özel anlattı ve siz susarak onayladınız!

Asıl soruşturulması gerekenler ödüllendirilirken, halkın seçtiği belediye başkanları tutsak ediliyorsa; bu düzene yargı değil, çürüme denir!

Milletimiz, iradesine yapılan kumpası da, bu çürümüş iktidarı da tarihe gömecek!”


“Bir balet olarak tek başıma uçaksavar kurabiliyorum” | İZDOB baş dansçıları mesleklerini anlattı



 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın