
(ANKARA) – Eğitimde Görme Engelliler Derneği, Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırısının ardından saldırgan çocuk hakkında kullanılan “otistik” ve “zihinsel engelli” gibi terimlere dikkat çekti. Dernek, bu tür nitelendirmelerin, sınırlı görüntülerle engel durumu teşhisinin bilimsel bir temeli olmadığını belirterek, “Bu yanlış bilgi üretmektedir. Engelliliği şiddetin nedeni olarak sunmak, hem gerçek nedenleri gizler hem de engelli bireylere yönelik önyargıları artırır. Bu dil ise engelli çocuk ve gençlerin okulda ve sosyal hayatta dışlanmasına yol açmaktadır.” açıklamasında bulundu.
Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED), Kahramanmaraş’taki silahlı saldırıya ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, şu hususlara değinildi:
“Engelliliği şiddetin nedeni gibi sunmak, gerçek nedenleri görünmez kılar.”
“15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı okul saldırısı sonrasında, olayı gerçekleştiren çocuk hakkında ‘otistik’ ve ‘zihinsel engelli’ gibi nitelemelerin toplumsal engellilik algısını masumlaştırdığı ve asıl sebepleri örttüğü belirtilmektedir. Sınırlı görüntülerle engel durumu teşhisi koymak, bilimsel açıdan doğru değildir ve yanıltıcı bilgilere yol açar. Engelliliği şiddetin nedeni olarak göstermek, gerçek sebepleri (okul güvenliği, psikososyal destek, silaha erişim, çocuk koruma) gizlerken, engelli bireylere yönelik önyargıları da artırmaktadır. Bu durum, engelli çocuk ve gençlerin okullarda ve sosyal yaşamda dışlanmasına neden olmaktadır. 5378 sayılı Kanun ve BM Engelli Hakları Sözleşmesi, ayrımcılığı yasaklayarak, onurun korunmasını zorunlu kılmaktadır.”
“Yaşanan saldırılar mevcut önlemlerin yeterince uygulanmadığını göstermektedir.”
Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2018/10 sayılı ‘Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması’ Genelgesi, okullarda güvenli eğitim ortamlarının sağlanmasını, risklerin önlenmesini, acil durum planlarının hazırlanmasını ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınmasını net bir şekilde düzenlemektedir. Ancak, art arda yaşanan bu saldırılar, okul güvenliği ile ilgili mevcut önlemlerin yeterince uygulanmadığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, kamuoyunun olayı küçültmeyen, engelliliği doğal bir faillik sebebi olarak göstermeyen ve olayın gerçek boyutu ile tehlikesini ifade eden açıklamalara yönelmesi gerekmektedir. Bu tür açıklamalar, karar alıcıları ciddi önlemler almaya teşvik etmelidir.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



