Ensarioğlu: Cumhurbaşkanı’nın İradesi Üstündür

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ensarioğlu: Cumhurbaşkanı’nın İradesi Üstündür

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Rudaw TV’de gerçekleştirdiği bir programa katıldı.

Programda iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak tanımladığı süreci ve Meclis’te yürütülen çalışmaları değerlendiren Ensarioğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın üslubunu eleştirdi. Ensarioğlu, “Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade Cumhurbaşkanı’nın iradesidir. Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz” şeklinde konuştu.

“POLİTİKA BELİRLEYİCİ İRADE CUMHURBAŞKANI’NIN İRADESİDİR”

Ensarioğlu, başkanlık sisteminin işleyişine dair şu ifadeleri kullandı:

“Bizim başkanlık sistemimizde, politika belirleyici olan irade Cumhurbaşkanı’nın iradesidir. Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı bir tutum sergileyen kişi ya görevinden ayrılır ya da görevden alınır. Türkiye’nin bu denli önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna itiraz edemez.”

Hakan Fidan’ın Suriye politikasıyla ilgili yaptığı açıklamalarda bazı sert ifadelerin yer aldığını belirten Ensarioğlu, bu durumun dönemin ruhunu tam yansıtmadığını ifade etti. Ancak nihai politikayı belirlemenin Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu vurguladı.

Ensarioğlu, sürece dair değerlendirmelerinde Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının sona yaklaştığını; komisyonun partilerin sunduğu raporlar doğrultusunda ortak bir tavsiye raporu hazırlayacağını açıkladı.

Ensarioğlu, “Yılbaşından sonra Meclis açıldığında bu konu en önemli gündem maddesi olmalı ve süreç somut adımlarla hızla hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu.

“UMUT HAKKI” AÇIKLAMASI

AKP ile MHP arasında “umut hakkı” konusunda yaşanan çelişkilerle ilgili iddialara da yanıt veren Ensarioğlu, şunları kaydetti:

“Aramızda bir çelişki yok. Fakat biz aynı siyasi parti değiliz; iki farklı siyasi partiyiz. Türkiye’nin temel meselelerinde iş birliği yapan ve bu iş birliğini uyumlu bir şekilde sürdüren ayrı yapılarız. Her konuda birebir aynı düşünmemiz mümkün değildir; ancak Öcalan’ın umut hakkı meselesi, bu sürecin önünde bir engel oluşturmuyor. Şu an asıl önemli olan, meselenin şiddetten arındırılmasıdır. Komisyonun mevcut görevi de bununla sınırlıdır.”

Ensarioğlu, silah bırakma sürecine ve toplumsal entegrasyonla ilgili bir yol haritası çizilmesi gerektiğini belirtti. Komisyonun, Kürt sorununu veya Türkiye’nin demokratikleşme sorununu hemen çözme gibi bir önceliği bulunmadığını ifade etti. Sorunların çözüldükten sonra, toplumun bu birliğe inanmasıyla birlikte sonuçların da görüleceğini vurguladı.

“YASAL DÜZENLEME İÇİN BİRKAÇ FARKLI FORMÜL KONUŞULUYOR”

Yasal düzenlemelere ilişkin teknik çalışmaların sürdüğünü belirten Ensarioğlu, PKK’nın silah bırakması durumunda, cezaevindekilerin ve yurtdışında arananların durumlarının netleşeceğini ifade etti. Bu konuların teknik detaylar olduğunu ve üzerinde çalışıldığını kaydetti.

Ensarioğlu, “Türkiye’de tereddüt uyandıran tek konu, çıkabilecek bir af veya benzeri düzenlemenin, vatana kasteden FETÖ’cü darbecileri kapsayıp kapsamayacağıdır. Kapsamaması gerektiği hususunda hemfikiriz. Aynı şekilde, IŞİD’li veya diğer suç örgütleri de bu düzenlemelerden faydalanmamalıdır. Bunlar aşılabilir teknik detaylardır ve şu anda bununla ilgili birkaç farklı formül üzerinde konuşuluyor” dedi.

“MİTİNGİN ZAMANLAMASINI DOĞRU BULMUYORUM”

DEM Parti’nin 4 Ocak’ta yapmayı planladığı mitinge de değinen Ensarioğlu, bu girişimin zamanlama açısından uygun olmadığını belirtti. Ensarioğlu, “Her siyasi parti kendi faaliyetlerinde özgürdür; ancak ben bu mitingi zamanın ruhuna uygun bulmuyorum. Öcalan bile çözüm sürecinde kendi geleceğinin konuşulmasını şu aşamada doğru bulmazken, bu kadar önemli bir aşama kat etmişken, ortamı bozacak adımlardan kaçınılması gerektiği kanaatindeyim” dedi.

HAKAN FİDAN NE DEMİŞTİ?

Önceki gün TRT World’e konuşan Hakan Fidan, Suriye hükümetiyle SDG arasında 10 Mart’ta varılan anlaşmanın “uygulanmasının geciktiğini” ve SDG’nin “gecikmeden” mutabakata uyması gerektiğini ifade etmişti.

Fidan, “Biz sadece işlerin diyalog, müzakereler ve barışçıl yollarla ilerlemesini umuyoruz. Ancak SDG, ilgili aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu anlamalıdır. 10 Mart anlaşmasına yönelik taahhütlerini yerine getirmelidir. Herkes, bu anlaşmanın gecikme olmadan uygulanmasını bekliyor çünkü bu anlaşmadan bir sapma görmek istemiyoruz” şeklinde konuşmuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın