
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Meclis’e katılma engeline ilişkin, “Madem Öcalan Meclis’e gelemiyor, o zaman onu Meclis’e davet eden Sayın Bahçeli İmralı’ya onun yanına gitsin” dedi. Bu açıklamaya MHP’den tepki geldi. MHP’li Yücel Bulut, “Dönemin Refah Partisi Milletvekili Fethullah Erbaş, PKK kamplarına giderek Murat Karayılan ile görüşmüş ve PKK’nın elindeki askerlerin teslimi için müzakerelerde bulunmuştur. Bu, Necmettin Erbakan’ın bilgisi dışında gerçekleşmiş olamaz” şeklinde konuştu. Bulut, Necmettin Erbakan’ın PKK liderine mektup gönderen ilk başbakan olduğunu da hatırlattı.
Fatih Erbakan: Madem Öcalan Meclis’e gelemiyor, o zaman Bahçeli İmralı’ya gitsin!
Fatih Erbakan, PKK lideri Öcalan ile ilgili tartışmalar sürerken, komisyonun görüşme yapmasına yönelik olarak, “Madem Öcalan Meclis’e gelemiyor, o zaman onu Meclis’e davet eden Sayın Bahçeli İmralı’ya onun yanına gitsin. Sonrasında da kendisi gelip komisyonu bilgilendirsin” ifadelerini kullandı.
Bu sözlere yanıt veren MHP’li Yücel Bulut, Erbakan’ın çağrısını asılsız buldu ve şunları ekledi:
“Sayın Fatih Erbakan! Genel başkanımız Sn. Devlet Bahçeli’ye yönelik sorumsuz ve seviyesiz üslubunuzu kınıyorum. Merhum babanız Necmettin Erbakan’ın saygıdeğer soyadını taşımaktan başka ‘siyasi bir vasfı’ olmayan ve bu nedenle babanızın partisini ‘YENİDEN’ kuran şahsınız, bilmelisiniz ki; Merhum Erbakan terör sorununun çözümü ve Terörsüz Türkiye’nin inşasını yürekten istemiştir. Bu konuda Başbakanlığı döneminde ciddi riskler almış, ancak kısa süren iktidarı ve üzerinde kurulmak istenen küresel tahakküm çabaları, terör sorununu çözmesine engel olmuştur.”
Örneğin, 1993’te Refah Partisi 4. Büyük Kongresi’ni açış konuşmasında Kürt sorununu ele alarak şu ifadeleri kullanmıştır; “Sorarım size, asırlar boyu tek vücut olarak yaşadığımız halde, ne oldu da bu husumet ortaya çıktı? Niçin bu kanlar akıyor? Kürt meselesi için her çözüm şekli konuşulabilir. Esasında meselenin bunca içinden çıkılamaz hale gelmesinin sebeplerinden biri, bu konunun bir tabu gibi her türlü tartışmanın dışında tutulmasıdır.” Ayrıca, cezaevindeki HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak’a İsmail Nacar’ı göndererek “sorunun barışçıl yollarla çözümü” konusunda HADEP’in de katkı vermesini istemiştir.
“Öcalan’a ilk mektup gönderen merhum Necmettin Erbakan”
Ayrıca, Abdullah Öcalan’a mektup gönderen ilk kişi olarak bilinen merhum Necmettin Erbakan’ın toplamda 3 mektup gönderdiği kaydedilmektedir. Bu mektupların içeriği tam olarak bilinmemekle birlikte, terörün sonlandırılmasına dair talepler içerdiği ifade edilmektedir. Öcalan’ın kendisine yazdığı mektupların da varlığı bilinmekte ve bunlardan birinin basında açık mektup olarak yayınlandığı belirtilmektedir. Birçok kaynak, Erbakan’ın aracılarla görüşmeler yaptığını da aktarmaktadır. Merhum Erbakan, bu dolaylı görüşmeleri bir zaafiyet ya da taviz anlayışıyla değil, bir devlet adamı vizyonu ile gerçekleştirmiştir.
PKK kamplarındaki görüşmeyi hatırlattı
Erbakan, terörün sona erdiği ve Türkiye’nin kaynaklarını iç çatışmalarla harcamadığı bir ülke hayalini taşımaktaydı. Dönemin Refah Partisi Milletvekili Fethullah Erbaş, PKK kamplarına giderek Murat Karayılan ile görüşmüş ve PKK’nın elinde bulunan askerlerin teslimi için müzakere yürütmüştü. O dönemde eleştirilen bu müzakere, sekiz askerimizin hayatlarını kurtarmış ve ailelerine kavuşmalarına vesile olmuştur. Babanızın partisinden bir milletvekilinin PKK kamplarına gidip görüşmeler yapması ve o sırada Şam’da bulunan Öcalan ile telsizle iletişim kurması, merhum Necmettin Erbakan’ın bilgisi dışında gerçekleşmiş olamaz.
Ancak şimdi ‘Yeniden’ Refah Partisini kuran şahsınız, ‘Eskiden’ Refah Partisinin ortaya koyduğu ilkesel ve ideolojik mirası popülist çıkışlarla istismar etmeye çalışıyorsunuz. Bu tutumunuz, babanızın mirasına aykırı bir siyasi fırsat peşinde koştuğunuzu göstermektedir. Huzurlu bir gelecek inşa edebilmek için gerekli fedakarlığı ortaya koymak yerine, sosyal medya beğenileri ve düşük etkileşim uğruna riyakarlığı tercih ediyorsunuz.
Şimdi geçmişinizi inkar edercesine ve siyasi popülizm uğruna Terörsüz Türkiye idealini terörle müzakere yürütmek gibi ele almanız, milletimize karşı sorumsuz bir tutum ve liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı haksız bir ithamdır. Milletin birliği ve selameti uğruna ağır bedeller ödemiş olan babanızı rahmetle anıyorum.
Senfoni orkestrası müdürü ne iş yapar, orkestra ezberden mi çalar nota mı okur? |
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



