
2 Mayıs 2026 14:09
Güncelleme: 2 Mayıs 2026 14:37
iahaber Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Hayat tarzına müdahale eden ve inanç değerlerimizi hedef alan birçok akıl dışı itham ve iftiraya maruz kaldım. Ancak zamanla üç çocuk çağrılarımızın doğruluğu kendini göstermiş oldu. İstanbul’un merkezindeki hastanelerde, ücret ödenmediği için cenazelerin rehin alındığı bir dönemde, sağlık sisteminin iyileştirilmesi için gerekli kaynakların dışarıdan dayatılan nüfus kontrol politikalarıyla israf edildiğini gördük. Bugün bu anlayış tamamen başarısız durumda” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasında şu başlıklara değindi:
“Bir milletin gücü, ailelerinde ve nesilden nesile aktarılan değerlerde saklıdır. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon belgemizin aile kurumuna güç katacağına inanıyorum. Şimdiden bu belgenin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
2007 yılında, en az üç çocuk çağrısında bulunarak yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştim. Bu çağrımız, ideolojik bir bakış açısıyla ülkeye dair her konuya yaklaşanların tepkisini çekti ve bizi sert ifadelerle eleştirdiler. Ancak zamanla, üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ortaya çıktı.
Bizi eleştirenler, bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Gelecekte tarihin tekrar edeceğini düşünüyorum. Aileye önem verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirme ve kadını zayıflatma ile suçlayanların iddialarının gerçek dışılığı açığa çıkacak.
Yıllarca süren bir propaganda ile karşı karşıya kaldık; bize nüfus ile kalkınma arasında ters bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus ve doğurganlığın artması durumunda yoksulluğun artacağı ve refahın azalacağı ifade edildi. Nüfus kontrol politikaları, tabulaştırılarak farklı fikirlere karşı hoşgörüsüz bir yaklaşım sergilendi. Aynı zamanda, çok çocuklu aileler taşralılık, yobazlık ve cehaletle damgalandı.
İstanbul’daki hastanelerde, sadece ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken, sağlık sisteminin iyileştirilmesi için ayrılması gereken kaynaklar, dışarıdan dayatılan nüfus kontrol politikalarıyla israf edildi. Bugün bu anlayış tamamen iflas etmiş durumda.
Rakamlar hepimizi endişelendiren bir tablo çiziyor. Doğurganlık oranımız, 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştü. 2023’te bu rakam 1 milyonun altına geriledi. Oysa kültürümüzde çocuk, evin neşesi olarak görülür; kızdan torun bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balıdır.
Türkiye, Avrupa Birliği’nden hâlâ 10 yaş daha genç. Ancak buna rağmen şimdiden gerekli önlemleri alarak gelecekteki riskleri azaltmaya çalışıyoruz.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ismindeki ‘aile’ ifadesine bile tahammül edemeyen marjinal zihniyete rağmen, önemli adımlar attık. 2025 yılı, aile merkezli politikalarımızda bir dönüm noktası olacak.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



