Erdoğan: Barış İçin Uygulanabilir Kurallar Şart

Haber MerkeziHaber Merkezi
1 okunma
Erdoğan: Barış İçin Uygulanabilir Kurallar Şart

iahaber Dış Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın önde gelen haber ajanslarından Kazinform’da yayımlanan makalede, “Türkiye olarak, küresel ve bölgesel krizlerin üstesinden ancak ‘uygulanabilir kurallara’ dayalı bir düzen inşa ederek gelinebileceğini savunuyoruz,” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Bu çerçevede, bölgemizde ve dünya genelinde kriz ve çatışmaların sona erdirilmesi için hem çok taraflı örgütler nezdinde hem de bağımsız olarak sorumluluk almaktan kaçınmıyoruz. Barış diplomasisi ve arabuluculuk girişimlerimizde tüm taraflarla güven esasına dayalı diyalog kurarak, meselelerin diplomasi masasında çözülmesi için somut adımlar atılmasını sağlıyoruz. Küresel barış ve refah adına yürüttüğümüz ilkeli diplomasi çabalarımızın dünya genelinde takdir edildiğini görmekten mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan’da gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında, “Avrasya’da Barışın Anahtarı: Türk Dünyası” başlıklı bir makale kaleme aldı. Söz konusu makale, Kazinform’da Kazakça, İngilizce ve Rusça dillerinde yayımlandı.

Erdoğan, “Bölgesel çatışmalar ve krizler, günümüz dünyasında ortak güvenliğimize, ekonomik refahımıza ve istikrarımıza yönelik önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Küresel sistem, çatışmacı jeopolitik rekabetin doğurduğu yeni asimetrik riskler ve enerji arz güvenliğinde yaşanan sorunlarla ciddi bir stres testi yaşamaktadır,” şeklinde konuştu. Makalesinde, “Yapay zekâ eksenli büyük dönüşüm, global sistemin kırılganlıklarını daha da derinleştirmektedir. Tüm bu zorluklar, mevcut uluslararası sistemin yetersizliğini ve reform gereksinimini açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerine yer verdi.

2014 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin yapısının ve meşruiyetinin sorgulanabilir hale geldiğini belirttiğini hatırlatan Erdoğan, “Daha adil bir dünyanın mümkün olabileceğini ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ifadesiyle dile getirmiştim. Ancak ne yazık ki o günden bugüne, küresel sistemin daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşması yönünde anlamlı bir gelişme sağlanamamıştır. Aksine, kurallara dayalı uluslararası düzen daha fazla erozyona uğramıştır. Bu durumun en çarpıcı örneği Gazze’de yaşananlardır. İsrail, işlediği insanlık suçlarıyla insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almaktadır.” şeklinde ifade etti.

Uygulanabilir kurallar vurgusu

Erdoğan, makalesinde, “Türkiye olarak, küresel ve bölgesel krizlerin üstesinden ancak ‘uygulanabilir kurallara’ dayalı bir düzen inşa ederek gelinebileceğini savunuyoruz,” açıklamasını yaptı. Devamında, “Bu bağlamda, bölgemizde ve küresel düzeyde kriz ve çatışmaların sona erdirilmesi için hem çok taraflı örgütler nezdinde hem de bağımsız olarak sorumluluk almaktan kaçınmıyoruz. Barış diplomasisi ve arabuluculuk çabalarımızda tüm taraflarla güven temelinde diyalog kurarak, meselelerin diplomasi masasında çözülmesi için somut adımlar atılmasını sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Daha adil, kapsayıcı ve istikrarlı bir barış ve refah ortamı oluşturulması için ikili, bölgesel ve küresel ortaklıkların genişletilmesi gerektiği açıktır. Bu noktada, bölgesel anlaşmazlıkların öncelikle bölge ülkelerinin kurumsal inisiyatifleriyle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. ‘Bölgesel sahiplenme’ anlayışımız doğrultusunda, başta Türk Devletler Teşkilatı olmak üzere, üyesi olduğumuz örgütlerle ve komşularımızla ortak girişimlere her zaman açığız.” dedi. Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısal sorunları ve bölgesel ile küresel çatışmaların çözümü konularında, Kazakistan ile sürdürdükleri iş birliğinin önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

1991 yılında Türkiye’nin Kazakistan’ı tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bizim dostluk hukukumuz ve manevi bağlarımızın geçmişi çok daha eskilere dayanmaktadır. 2000’li yıllardan itibaren ikili ilişkilerimizde yeni bir safhaya geçilmiş, siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda inşa ettiğimiz kurumsal mekanizmalar sayesinde iş birliğimiz somut sonuçlar vermeye başlamıştır. Enerji, ulaştırma, lojistik ve savunma sanayi gibi alanlardaki ekonomik iş birliğimiz, eğitim ve kültür sahasındaki ortaklıklarımızla daha geniş bir çerçeveye yayılmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “2012 yılında kurduğumuz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi sayesinde ekonomik ve ticari ilişkilerimizi geliştirmede önemli kazanımlar elde ettik. Bugün Kazakistan ile ticaret hacmimiz 10 milyar dolar seviyesine yaklaşmıştır. Türk iş insanlarının Kazakistan’a yaptığı doğrudan yatırımlar 6 milyar doları bulmuştur. Türk müteahhitler, Kazakistan’da 30 milyar doları aşan yaklaşık 550 projeyi tamamlamıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’le belirlediğimiz ticaret hacmi hedefimiz 15 milyar dolardır. Karşılıklı çabalarla bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum.” diyerek Türkiye-Kazakistan arasındaki ticari ilişkileri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı, “Halklarımız arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendiren eğitim, spor ve kültürel alanlardaki ilişkilerimizi de mükemmel hale getirmek öncelikli gündem maddelerimizdendir. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2026 yılı Turizm Başkenti olarak Ankara seçilmesi vesilesiyle Kazak kardeşlerimizi, zengin kültürel, tarihî ve beşerî mirasıyla Türk dünyasının ortak hafızasını yansıtan Başkentimize davet ediyorum. Yıl boyunca gerçekleştireceğimiz tarihî, kültürel ve sportif etkinliklerde Kazak kardeşlerimizi aramızda görmekten mutluluk duyacağız.” dedi.

“Dünyada barış, refah ve huzur ikliminin tesisi için sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçınmayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz Kazakistan ziyareti büyük bir anlam taşıyor. ABD-İsrail ile İran arasındaki kriz, Gazze’deki kırılgan ateşkes süreci ve bölgemizin siyasi ve enerji güvenliğine ilişkin sorunlar gibi zorluklarla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, Kazakistan’da yapacağımız ikili görüşmeler son derece önemlidir. Bu ziyaretin, ülkelerimiz arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari ilişkileri geliştireceğine ve halklarımız arasındaki köklü dostluğa katkıda bulunacağına inanıyorum. Ayrıca, bu ziyaret kapsamında Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi’ne katılacağız. Bu zirvede, Türk dünyası olarak siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliği olanaklarımızı tartışacak ve bölgesel siyasi ve ekonomik zorlukları değerlendirme fırsatı bulacağız. Türk dünyasını temsil eden devletler olarak, Hoca Ahmet Yesevi’nin ‘Yoklar doymadığında, varlar ağlamıyorsa dünya tez yıkılır’ anlayışıyla bölgemizde ve dünyada barış, refah ve huzur ikliminin tesisi için sorumluluk almaktan asla kaçınmayacağız.” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın