
26 Ağustos 2026 10:17
Güncelleme: 26 Ağustos 2026 12:42
iahaber Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt’teki anma etkinliğinde Türkiye ve Suriye’deki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Bir sefere çıktığımızda atımızın kuyruğunu bağlarız ve bu yolculuğu sonuna kadar sürdüreceğimizi ifade ederiz. Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bir bölge için atımızın kuyruğunu bağladık. Kardeşliğimiz adına bunu gerçekleştirdik. Dost düşman herkes bilsin ki bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye, barışçıl politikalarıyla bölgeye yön veriyor ve bunun önünü kimse alamaz. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin yönlendirmeleriyle farklı yollara girebiliriz,” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 anma programına katıldı. Etkinliğe Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TSK komuta kademesi, siyasi parti temsilcileri, bürokratlar ve diğer devlet yetkilileri katıldı.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Kabine toplantısını da dün Ahlat’ta gerçekleştiren Erdoğan, Malazgirt anmasında yaptığı konuşmada önemli noktalara değindi.
Suriye’de son durum
Türkiye’de yeni çözüm sürecinin yasalaşmasının ardından PKK ve bağlı grupların feshi ve silah bırakmasına yönelik çalışmalar başlarken, Şam yönetimi ile Kuzeydoğu Suriye heyeti arasındaki görüşmeler de sonuçlandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, başkent Şam’da düzenlediği basın toplantısında, SDG’nin “bağımsız bir askeri güç” olarak varlığına son verildiğini ve Suriye ordusuna tam entegrasyonun sağlandığını açıkladı.
Erdoğan, “Bazı partilerin kabul oylarını iyi okumaları lazım; süreci zora sokan herkes tarih karşısında mesul olacaktır!” dedi.
Ahlat’ta iç cephe vurgusu yapan Erdoğan, “Ne tür oyunlar çevirdiğinizi biliyoruz, bizim de bir planımız var, yolumuzdan döndüremezsiniz!” şeklinde konuştu.
“Aziz milletim, sevgili Muşlu kardeşlerim, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, Türkiye Yüzyılı’nın teminatı sevgili gençler, kıymetli hanım kardeşlerim. Hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Dün Anadolu’nun giriş kapısı, ata şehrimiz Ahlat’taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerimizle kucaklaştık. Ardından Kabine Toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde üçüncü kez gerçekleştirdik.
Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt’te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradan dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum.
Bin yıldır Şehitler Tepesi’ni boş bırakmayanların ruhları şad olsun. Tarihte bazı hakikatlerin inkar edilmesi mümkün değildir. Birlik olduğumuzda, kenetlendiğimizde başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. Malazgirt Zaferi’ni böyle yazdık. Çanakkale’de, Büyük Taarruz’da, 15 Temmuz’da zorlukları birlikte aştık. Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Bu topraklarda şerefimizle onurumuzla yaşıyoruz. Burada bir ve beraber olmaktan başka çaremiz yok.
Tüm alanlardaki çabamız güçlü Türkiye’yi inşa etmektir. Bu uğurda hep birlikte taşın altına elimizi koymuş durumdayız. Coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamadığımızı özellikle vurgulamak istiyorum. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur.
Millet olarak ne zaman bir araya geldiysek, omuz omuza verdiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz’da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kast eden tüm alçakları bozguna uğrattık. Ancak ne zaman tefrikaya kapıldık, işte o zaman ciddi tehlikelerle karşılaştık. Coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamadığımızı tekrar belirtmek istiyorum. Dünyanın en zorlu bölgelerinde bin yıldır onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktu. Kendimiz için değil, ülkemize yönelen milyonlarca kardeşimiz için de güçlü olmak zorundayız. Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa kadar tüm çabamız müreffeh bir Türkiye inşa etmek içindir. Bu uğurda hep birlikte taşın altına elimizi koymuş durumdayız.
Herkesin özenli bir dil kullanması, yük yerine yük almayı hedeflemesi önemlidir. Siyaset her gün yapılabilir ama Türkiye’yi yarım asırlık sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmamalıdır. Aynı durum medya için de geçerlidir. Daha fazla görüntülenme uğruna bu hayati meseleyi enfekte etmenin bir anlamı yoktur.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



