
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşa dikkat çekti.
“HODRİ MEYDAN DEMEKTEN ÇEKİNMEYİZ”
Bölgedeki gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, “Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistematik bir şekilde yürütülen kampanyaların arkasındaki asıl niyetin farkındayız. Bu oyuna düşmeyeceğiz. Türkiye, sıradan bir ülke değildir. Bu millet, basit bir millet değildir. 15 Temmuz’da sadece içimizdeki hainleri değil, onların ipini tutanları da milletin gücüyle rezil rüsva edip bozguna uğrattık. Bugünün Türkiye’si dünden çok daha farklıdır. Türkiye, iç cephesini güçlendirmiştir ve edilgen konumdan çıkıp oyun kurucu bir rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli, dil uzatanın dili yanar. Biz macera ve gerilim peşinde değiliz. Bitap düşmüş Orta Doğu’nun hasretini çektiği kalıcı barışa kavuşmasından yanayız. Hiçbir ülkenin egemenliğine, topraklarına gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken macera arayan olursa, hodri meydan demekten çekinmeyiz” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“Yarın, İstiklal Marşımızın kabulünün 105’inci yıl dönümünü kutlayacağız. Merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşımız, milli marşımız olarak kabul edilmiştir. Türk’ün hürriyetine dokunulamaz. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık ve korkmayacağız.”
“İSTİKLAL MARŞI’MIZI ANLAYANA KADAR TEKRAR TEKRAR OKUMALARINI TAVSİYE EDİYORUM”
Özellikle geçtiğimiz hafta yaşanan seviyesiz tartışmalarla ilgili olarak, yayınladıkları bildirilerle devletimizin kurucu değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı’mızı bir daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum.
Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan 3-5 kart yobaz rahatsız oluyor diye, bizleri biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız. Aslımıza ve ceddimize asla sırtımızı dönmeyiz. Kim ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın.
Bölgemizde uzun bir süredir krizlerin ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. Mevcut çatışmalar sona ermeden, maalesef her gün bir yenisi ekleniyor. Komşumuz İran’a karşı başlatılan savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır tahribatlar oluşturdu. Saldırının başladığı ilk gün, bir ilkokulda 175 kız öğrenci hayatını kaybetti. İran’da ölü sayısı 2 bine ulaştı. Bu süreçte, Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey İranlılar suikast yoluyla öldürüldü. İran halkı, hayatta kalma mücadelesi veriyor.
İran’a yönelik saldırılar, başta petrol fiyatları olmak üzere küresel ekonomi üzerinde ciddi baskılar yaratıyor. Tüm dünya, bu çatışmaların faturalarını ödemeye hazırlanıyor. Anlamsız, kuralsız ve hukuksuz bir savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağı, küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağı şimdiden görülüyor.
Türkiye, çevresindeki krizlere duyarsız kalan bir ülke değildir. Biz, bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetiyle hareket eden bir ülke değiliz. Krizlerin çözümü için risk ve sorumluluk alan bir devletiz. Çatışmaların başladığı günden bu yana hem İran hem ABD hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. Bu kapsamda 20’nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkündür. Masaya ve müzakereye dönülmesi için girişimlerimizi sürdürüyoruz. Dün, Milli Savunma ve Dışişleri bakanlarımız, gazi meclisimizi kapalı oturumla bilgilendirdi.
Daha önce komşumuz Irak’ta bunu yaptık. 15 sene evvel kıtlıkla boğuşan Somali’de bunu yaptık. Suriye’de bunu yaptık, Rusya-Ukrayna savaşında bunu yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bizim Sunnilik veya Şii’lik gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim. Hz. Osman, Hz. Hasan ve Hüseyin de bizimdir.
Bize faydası olmayan, kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır. Bütün farklılıklarımıza rağmen yüzlerce yıldır bir arada yaşıyoruz. İnşallah savaşlar bittikten sonra da barış içinde yaşamaya devam edeceğiz. Siyonist katliam şebekesinin elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



