
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:
Hepinizi içtenlikle selamlıyorum. İslam coğrafyasının değerli temsilcileriyle İstanbul’da bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Alacağınız kararların İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlı olmasını umuyorum.
Bu kritik dönemde düzenlediğiniz toplantının etkilerinin dünyada hissedilmesini bekliyorum. İsrail saldırılarında hayatını kaybeden kardeşlerimizi rahmetle anıyorum.
Türkiye olarak, Filistinli kardeşlerimizin acısını kendi acımız olarak görüyor, onların hüzünlerini içimizde yaşıyoruz.
Allah’ın inayetiyle, acılar ve ölümler değil barışın konuşulduğu günleri göreceğimize inanıyorum. Son iki yılda, İsrail’in işgal, istila ve katliam politikalarıyla daha da yüzleşiyoruz. İsrail, bölgemizi istikrarsız hale getirmeye devam ediyor. Önce Gazze ve Batı Şeria’ya saldırarak, Gazze’yi büyük bir enkaza dönüştürdüler.
Gazze’de yaşayan 2 milyon insan, Nazi kamplarını bile geride bırakan bir sefalet içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. İsrail, Yemen ve Suriye’yi de hedef alarak, buralarda da karışıklık yaratmaya çalışıyor.
Hava bombardımanlarının yanı sıra, Suriye’deki çeşitli grupları yönetime karşı kışkırtarak kargaşa çıkarmayı amaçlıyorlar.
Artık, 13 Haziran’dan bu yana, İsrail’in devlet terörü İran’ı da hedef alıyor. Bu konuda kesin bir dille şunu belirtmek istiyorum:
Netanyahu hükümeti, tüm bu saldırılarıyla bölgesel barışın önündeki en büyük engel olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtlamıştır. İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını en güçlü şekilde kınıyorum. Bu terör saldırılarında hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum.
Binlerce yıllık tarihi boyunca, karşılaştığı zorluklar karşısında gösterdiği dayanışmadan ve güçlü devlet deneyiminden ötürü İran halkının bu günleri de aşacağına inanıyoruz.
“İSRAİL’İN SALDIRILARI HAYDUTLUKTUR”
Şunun da altını çizeyim: İsrail’in Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve son olarak İran’a yönelttiği saldırılar, tam anlamıyla haydutluk tanımını karşılamaktadır.
İran’ın, bu devlet terörüne karşı halkını savunma hakkındaki tepkileri, nefsi müdafaa çerçevesinde gayet doğal, meşru ve hukuki bir anlayışla yapılmaktadır.
Artık net bir şekilde ortaya çıkıyor ki, uluslararası hukuku ihlal eden bu saldırgan eylemler, İsrail’in bölgede sürdürdüğü stratejik istikrarsızlaştırma politikalarına hizmet etmektedir.
KAYNAK: HABER7
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



