
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü iftar etkinliğinde İstanbul Sözleşmesi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. “Burada saymaya kalksak saatlerimiz alacak uygulamaları hayata geçirdik. Bizim kadına ve çocuğa karşı şiddette duruşumuz bellidir. Ne adına olursa olsun kadına şiddet insanlığa ihanettir. Hiç bir temeli olmayan sözleşme yaşatır sloganıyla hükûmetimizin eleştirenlerin örnek gösterdiği ülkelerden daha iyi bir yerdeyiz. Bu nedenle biz sözleşme değil kanun yaşatır diyoruz” şeklinde konuştu. Ayrıca, 28 Şubat dönemi hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, “Başörtüsü yasağına son vererek kadınların her alanda çalışabilmelerini sağladık. Kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık“ ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ ana temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Erdoğan’ın yanı sıra Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da yer aldı. Programda 500 davetli hazır bulundu.
Etkinlikte, 8 Mart 2024’te kamuoyuna duyurulan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile 8 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren ‘Kadının Güçlenmesi’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çerçevesinde oluşturulan koordinasyon kurullarının çalışmaları sonucunda hazırlanan ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri’ni içeren niyet beyanı paylaşıldı. Programda, kadınların ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ vizyonuyla, kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinde kadın odaklı, yenilikçi ve kapsayıcı bir iş ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor.
“En çok kadınlar mağdur oluyor“
Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, “Afrika’nın yoksul ve cefakar kadınları; Afganistan, Arakan ve Somali’nin mazlum kadınları; İsrail’in kendi topraklarında huzura hasret bıraktığı Lübnanlı kadınlar; Batı’da sinema, moda ve medya sektörlerinin acımasız dişleri arasında ezilen, şiddete ve istismara uğrayan tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor; kendilerine Türkiye’den hem dayanışma mesajlarımızı hem de kucak dolusu selamlarımızı gönderiyorum” dedi. Ayrıca, savaşlar ve zulümlerden hayatını kaybeden tüm kadınları da rahmetle andı.
Erdoğan, “Dünya Kadınlar Günü’nü, küresel ölçekte kadın sorunlarının ağırlaştığı, özellikle yakın çevremizde kadınların çok zor günler yaşadığı bir dönemde karşılıyoruz. Elini vicdanına koyan herkes, inanıyorum ki tabloyu çok net görebiliyor. Bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde çatışma var. Bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. Bugün dünya büyük bir gelir dağılımı adaletsizliği ile karşı karşıya; bundan en çok kadınlar mağdur oluyor. Bugün dünyada batıl inançlardan, asabiyetten, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var; bu durum en çok kadınları olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.
“Kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık“
28 Şubat dönemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “28 Şubat’ın vesayetçi zihniyetinin kamuda kadınlara kapattığı kapıları ardına kadar biz açtık. Başörtüsü yasağına son vererek kadınların her alanda çalışabilmelerini sağladık. Kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık. İkna odalarında ikna edilemeyen kadın kardeşlerimiz değil, onların çocukları da her alanda çalışıyor. Kadınlar inançlarına uygun yaşamak ile hayallerindeki mesleği icra etmek arasında bir tercihte bulunmaya zorlanmıyor“ dedi.
“Ne adına olursa olsun kadına şiddet insanlığa ihanettir“
Kadına yönelik şiddet konusunda açıklamalarda bulunan Erdoğan, “TCK’da yaptığımız değişikliklerle kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği aştık. 2012 yılında 6284 sayılı kanunu yürürlüğe koyduk. Cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık. 2021 ve 2022’de kadına yönelik suçlarda caydırıcılığı artırdık. Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizin sayısını artırdık. KADES ile en küçük sıkıntılarında kadınların yanında oluyoruz. Burada saymaya kalksak saatlerimiz alacak uygulamaları hayata geçirdik. Bizim kadına ve çocuğa karşı şiddette duruşumuz bellidir. Ne adına olursa olsun kadına şiddet insanlığa ihanettir. Hiç bir temeli olmayan sözleşme yaşatır sloganıyla hükûmetimizin eleştirenlerin örnek gösterdiği ülkelerden daha iyi bir yerdeyiz. Bu nedenle biz sözleşme değil kanun yaşatır diyoruz.“ dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



