Erdoğan: ‘Muhalefet Sorumlu Davranmalı!’

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Erdoğan: ‘Muhalefet Sorumlu Davranmalı!’

18 Mayıs 2026 20:25

Güncelleme: 18 Mayıs 2026 20:53

iahaber Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1944 Irkçılık-Turancılık Davası’na referans vererek, İsmet İnönü dönemine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Erdoğan, “Türk Devletleri Teşkilatımız, merhum İsmail Gaspırallı’nın dil, fikir ve iş birliği konusundaki ideali doğrultusunda birçok alanda iş birliğini pekiştirdi. ‘Türkiye’nin dışında da Türk var’ dedikleri için, tek parti döneminde ‘tabutluk’ adı verilen işkencehanelere atılanların hayallerini bugün biz gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, İran savaşının dünya genelinde olumsuz etkilere yol açtığını belirtti. Erdoğan, muhalefetin, bu süreçte yapıcı eleştiriler yapmak yerine siyasi çıkarlarını ön planda tutarak durumu istismar ettiğini ifade etti. “İktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin” mantığına sahip olduklarını vurguladı.

Erdoğan’ın açıklamalarında dikkat çeken bazı noktalar şöyle:

“Bir avuç vahşi kapitalist, milyonlarca insanın ekmeğini gasp ediyor”

“Şubat ayında İran’a yönelik saldırılarla başlayan krizin etkileri hala sürüyor. Akaryakıt fiyatları dengesizliğini korurken, enflasyon birçok ülkede yükselmeye devam ediyor. Tedarik zincirlerindeki kırılmalar henüz giderilemedi ve Hürmüz’deki tıkanıklık aşılamadı. Çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız.

Bu şok dalgasının yarattığı tahribatın boyutları tam olarak tahmin edilemiyor. Sorunun daha da ciddi boyutu, bu belirsizlik ortamının küresel düzeyde spekülasyona ve manipülasyona dayalı rant sistemleri üretmesidir. Bir grup vahşi kapitalist, milyonlarca insanın ekmeğini gasp ederek büyüyor. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek azalırken, bu kişilerin cüzdanları kabarıyor. Her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur; ancak İran savaşı, bu dengeyi daha da zorlaştırarak küresel ekonomik refahı tehdit eder hale geldi.”

“Muhalefet, ülke ve milletin çıkarları için sorumlu olmalıdır”

Muhalefet, İran savaşı ve sonrasındaki süreçte yapıcı eleştiriler yerine, durumu siyasi çıkarları için istismar etmeyi tercih etti. ‘İktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin’ anlayışından kurtulamıyorlar. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek yerine hükümetin doğru bildiğini sorgulamakla yetiniyorlar.

Bu durum, siyasi tarihimizde nadir görülen bir üslupla çirkin, yaralayıcı ve yıkıcı bir şekilde gerçekleşiyor. Muhalefet, çarpıtma yaparak, siyasi çıkarları için ülkeyi tehlikeye atamaz. Görevi kışkırtmak, tahrik etmek değil; ülkenin çıkarlarını korumaktır. Yolsuzluk gündemini örtbas etmek için tehditkar söylemlere başvurmak, ucuz ve geçersiz bir siyaset biçimidir. Demokrasilerde muhalefet, iktidar kadar sorumluluk taşır ve ülke çıkarları söz konusu olduğunda sorumlu bir şekilde hareket etmelidir.

Bölgemiz şu an büyük bir belirsizlik içinde ve muhalefetin yerli ve milli bir duruş sergilemesi beklenmektedir. Sosyal medya üzerinden yapılan yorumların kimlere yaradığı iyi düşünülmelidir. Bizim başka bir Türkiye’miz yok. 86 milyon olarak bu cennet topraklardan başka bir vatanımız yok. Muhalefet etme bahanesiyle kimsenin Türkiye’nin istikrarına zarar verme hakkı yok.

“Tabutluk adı verilen işkencehanelere atılanların hayallerini gerçekleştirdik”

Her zaman belirttiğimiz gibi, başka bir Türkiye yok! Muhalefet, ülkemizin çıkarlarına zarar vermeye hakkı yoktur.

Türk Devletleri Teşkilatımız, merhum İsmail Gaspırallı’nın dil, fikir ve iş birliği konusundaki ideali doğrultusunda birçok alanda iş birliğini güçlendirdi. ‘Türkiye’nin dışında da Türk var’ diyenlerin, tek parti döneminde ‘tabutluk’ adı verilen işkencehanelere atılanların hayallerini bugün biz gerçekleştiriyoruz.

Merhum Turgut Özal’ın 34 yıl önce ifade ettiği ’21. asır Türk ve Türkiye asrı olacaktır’ sözü, hızla somutlaşmaktadır.

Bu gerçeği son Kazakistan ziyaretimizde bir kez daha gözlemledik. Kazakistan ile ebedi dostluk ve genişletilmiş stratejik ortaklık bildirisine imza attık. 10 milyar dolarlık ticaret hacmimizi 15 milyar dolara çıkarma hedefimizi tekrar teyit ettik. Türkistan’da Türk Devletleri Teşkilatı’nın gayriresmi zirvesini başarılı bir şekilde gerçekleştirdik.

Teşkilatın 13. zirvesine sonbaharda ev sahipliği yapacağız. Dünün belirsizliklerinden nasıl buralara geldiğimizin bilincindeyiz ve umarız yarın çok daha iyi yerlere ulaşacağız. Ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtuldukça, Türkiye’nin önünde yepyeni bir dönem açılacaktır. Türkiye’nin kalkınma süreci hızlanacaktır. Tüm çabamız, böyle bir Türkiye’nin inşası içindir. Geri dönüş, taviz veya yavaşlama söz konusu değildir. Ne yapıyorsak Türkiye’nin ekonomisini büyütmek ve itibarını artırmak içindir.

Vatandaşlarımdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın