
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın partisinde yer almasına değinerek, “Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir” ifadesini kullandı.
Erdoğan, Kazakistan dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın katılımının önemine vurgu yaptı. KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 13. Zirve ve dönem başkanlığı sürecinde teşkilatı daha ileri seviyelere taşımayı hedeflediklerini ifade etti.
KÖRFEZ KRİZİ VE İSRAİL VURGUSU
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte tırmanan “Körfez Krizi”ni değerlendiren Erdoğan, bu süreçteki savaşın ana sebeplerinden birinin İsrail’in sürekli kışkırtmaları olduğunu söyledi. Erdoğan, şu şekilde konuştu:
’’İsrail, birtakım hayaller ve ütopyalar peşinde koşarken, bu tahriklerle bölgemizi kendi çıkarları uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini birçok kez gösterdi. İsrail, bu savaşın bölge genelinde yayılmasını ve ortamdaki kaosun derinleşmesini istiyor. Öncelikle, İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz hale getirilmesi ve ardından gerçek bir barışın inşa edilmesi gerekmektedir. Türkiye olarak, bu kaosun daha karmaşık bir duruma dönüşmeden sona ermesi için elimizden gelen çabayı göstermekte ve göstermeye devam edeceğiz. Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Huzur, istikrar ve barış için ortak çabalarımızı artırarak, kanlı oyunları boşa çıkarmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin ve bölge dışı aktörlerin değil, kendi vatandaşlarının haklarını savunmalıdır.’’
SAMİMİ İŞBİRLİĞİ NATO’NUN GELECEĞİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’ni “ittifakın tarihinde kritik öneme sahip” bir buluşma olarak değerlendiren Erdoğan, şunları söyledi:
’’Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenleyeceğimiz NATO Liderler Zirvesi, ittifakın tarihinde büyük bir önem taşımaktadır. Hem bölgemizdeki hem de dünyadaki son gelişmeler, Ankara zirvesinin önemini daha da artırmıştır. Burada, İttifak’ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin şekline dair önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO’nun kurulduğu günlerdeki eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya ortaya çıktı ve bu yeni dünyada NATO’nun konumu da çok farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi ve küresel sistem erozyona uğradı; kısacası dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi iş birliği ve ortak güvenlik anlayışı, ittifakın geleceği açısından son derece önemlidir. Türkiye olarak, daha kararlı ve tehditlere karşı hazırlıklı bir NATO için üzerimize düşeni yapmaya hazırız.’’
AB ÜYELİĞİ VE “YOL AYRIMI” MESAJI
Avrupa Birliği ile ilişkilerde gümrük birliği ve vize konularındaki ilerlemeleri değerlendiren Erdoğan, Türkiye’nin AB tam üyelik vizyonunu “birilerine rakip olmak için değil, hem Türkiye’yi hem Birliği güçlendirmek için” savunduklarını belirtti. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
’’Biz, Avrupa Birliği’nin samimi bir parçası olarak hem ülkemizi hem de Birliği güçlendirmek istiyoruz. Ancak, Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği’nin bu durumunun bilincinde olmaması, bizim ideallerimizden vazgeçmemizi gerektirmiyor. Yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz ve tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman da düpedüz ayrımcı uygulamalar yapılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize sadık kalmaya devam ediyoruz. Türkiye, içinde bulunduğu yapılar için yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim yer aldığımız her platform, artan bir değerdir. Zaman zaman birlik içinde ülkemize yönelik çok talihsiz ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda değiştiği günümüzde Avrupa Birliği’ne zarar verdiğini muhataplarımıza iletiyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik, bunu değerlendirmek adına tarihi bir karar vermek zorundadır. Avrupa, daha önce de belirttiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir.’’
KAAN, F-35 VE SAVUNMA SANAYİ
F-35 programına dönüş taleplerinin açık olduğunu ve Türk heyetinin ABD’li muhataplarla temaslarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, “müspet bir netice” beklediklerini ifade etti. Yerli savaş uçağı KAAN projesinin her geçen gün ilerlediğini kaydeden Erdoğan, KAAN’ı “ilk adım” olarak tanımlayarak, daha iyilerini ve daha güçlülerini yapabileceklerini belirtti. İstanbul’da düzenlenen SAHA-2026 etkinliğinde 150 binden fazla ziyaretçinin ağırlanması, 200’den fazla yeni ürünün tanıtılması ve 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşılmasının, savunma sanayinde gelinen seviyenin bir göstergesi olduğunu söyledi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’Yİ İSTEMEYENLERİ SEVİNDİRMEYECEĞİZ”
“Terörsüz Türkiye” hedefini 86 milyonun birlik ve kardeşliğini pekiştirecek bir amaç olarak tanımlayan Erdoğan, bu hedefe ulaşmak için “sağlam, basiretli ve cesur adımlar” attıklarını belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:
’’Son 18 ayda kayda değer mesafeler aldık ve TUSAŞ saldırısı gibi birçok zorlukla karşılaştık. Ancak yolumuzdan dönmedik. Meclis Komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Bu yol haritasının hayata geçirilmesi için yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenmesi gerekmektedir. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi bu noktada son derece önemlidir. Silah bırakma sürecinin hızlandırılması için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. İlk günden beri sürecin başarısı için dua edenler olduğu gibi, sürecin ilerlemesinden rahatsız olanlar da var. Ancak süreç, kendi doğal güçlükleriyle beraber ilerlemeye devam ediyor. Kararlıyız; ‘Terörsüz Türkiye’yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Niyetimiz hayır, yolumuz hayırlıdır. Allah’ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine, engelleri aşarak ulaşmayı amaçlıyoruz. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, toplumun vicdanının rehberliğinde gerçekleştireceğiz.’
CHP’DEN AK PARTİ’YE GEÇEN BELEDİYE BAŞKANLARI
CHP’den AK Parti’ye katılan 17 belediye başkanına ilişkin soruya yanıt veren Erdoğan, CHP yönetimi tarafından “tehdit ve baskıya maruz kalan” bazı isimlerin huzuru AK Parti’de bulduğunu ifade etti. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
’’CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini, özellikle o parti içinde bir dönem yer alanlar çok iyi bilir. CHP’yi, yolsuzluğu, hırsızlığı ve rüşveti savunma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından son derece üzücüdür. Biz, CHP içindeki kolt
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



