
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Orta Doğu’daki gerilimlere dair önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Türkiye her zaman savaşın değil barışın yanındadır. Çatışmanın değil diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil huzur ve istikrarın yanındadır. Düşmanlaştırmanın değil yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh ve sükûn hâkim olsun istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin önceki dönem milletvekilleri ve MKYK üyeleri ile düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Burada yaptığı konuşmada, hem parti teşkilatına hem de Orta Doğu’daki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, AK Parti’nin bir dava hareketi olduğunu vurgulayarak partililere şu şekilde seslendi:
“AK Parti her şeyden önce bir dava hareketidir. Dava adamının eskisi, emeklisi, kendi köşesine çekilmişi olamaz. Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur. Biz yalnızca günü kurtaran, günü birlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet eden, vizyon geliştiren bir erdemliler hareketiyiz.”
Erdoğan, Orta Doğu’daki gerilimlere de değinerek Türkiye’nin barışın tarafında olduğunun altını çizdi ve şu ifadeleri kullandı:
“Değerli kardeşlerim, bölgemizi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddeti 28 Şubat’ta başlayan komşumuz İran’a yönelik saldırılarla daha da artmıştır. Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlamaya çalışan İsrail, bir yandan Gazze’deki ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını artırırken, diğer yandan Lübnan’ı işgal girişiminde bulunmaktadır. Coğrafyamız, kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde felakete doğru sürüklenmektedir. İsrail halkı bile, holokosttan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu açıkça dile getirmektedir. Bu sarsıntıların etkileri yalnızca coğrafyamızda değil, ekonomiden ticarete, turizmden enerjiye birçok alanda hissedilmektedir.
Küresel ekonomi, Rusya-Ukrayna savaşından sonraki en belirsiz dönemlerini yaşıyor. Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağı belirsizliğini koruyor. Ancak şunu açık ve net bir şekilde belirtmek isterim: Başkasının zararını kendi kârımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının acısından devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Türkiye, her zaman barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Artık bölgemizde gözyaşlarının dinmesini, çatışmaların sona ermesini ve sulh ile sükûnun hâkim olmasını istiyoruz. Türkiye olarak, ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması ve müzakere masasına dönülmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Alevlerin daha fazla büyümeden, ateş çemberinin genişlemeden, can yanmadan, kan dökülmeden söndürülmesi için çalışıyoruz.”
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerde bulunarak, “Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da, başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte ve çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir” dedi. Erdoğan, Müslümanların inancına da vurgu yaparak, “Cenab-ı Hak şerleri hayır eyler, herkesin bir hesabı varsa Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek. Masum çocuklar ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek. Bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, geçmişte karşılaşılan krizlerde millet ve teşkilat olarak birliğin, beraberliğin ve kardeşliğin en büyük değerleri olduğunu belirterek, “Allah’ın izniyle bu tribülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



