
2026 yılının ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde toplandı.
Kabine toplantısının ardından Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. İşte konuşmasından öne çıkan başlıklar:
“Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım, hepimiz bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon kardeşiz ve geçmişten geleceğe bir aradayız.”
Türkiye’nin huzuru, güvenliği ve bekası söz konusu olduğunda, ayrılıklarımızı bir kenara bırakarak daha sıkı bir şekilde kenetleneceğiz.
Bölgedeki kaos ortamını yaratmak için birçok tuzak kuranlar, öncelikle bizi denklem dışına atmaya çalışacaklardır; ancak biz bu oyunlara gelmeyeceğiz.
Eğer birisi, milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tutum sergiliyorsa, bu durum Türkiye’nin rakiplerine hizmet etmek anlamına gelir.
Ortak değerlerimizi hedef alan ve aramızdaki bağı zayıflatmaya çalışan herkes, Türk milletinin dostu değil, gerçek bir düşmanıdır.
Terör, Türkiye’nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ, FETÖ, DHKP-C ve PKK gibi gayrimeşru yapılar, bu tür emellerin birer aparatı olmuştur.
Türkiye, adalet, meşruiyet ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin öncüsü durumundadır. Gazze’den Suriye’ye kadar nerede haksızlık ve zulüm varsa, tavrımızı net bir şekilde ortaya koyduk. İlkelerimiz söz konusu olduğunda hiçbir kompleks taşımıyoruz. Ana muhalefet partisi lideri bunu bilmese de, Afrika’dan Latin Amerika’ya dostlarımız ve kardeşlerimiz bu gerçeği çok iyi biliyor. CHP genel başkanının neyi savunduğu da oldukça belirsizdir. Son yıllarda bölgede yaşanan olaylar ve CHP’nin tutumuna bakıldığında, bu liderin isabetli bir öngörüsünü bulmak mümkün değildir.
Tek bildikleri, hükümetimize karşı çıkmak; bizim doğru dediğimize yanlış demek. Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde, karşılarında durdukları güç odaklarının işaretiyle hükümetimizi eleştirenler, yine bunlardı. Suriye’nin devrik lideri kaçarken ‘Esad’la görüşülmeli’ diyenler de onlardır. Azerbaycan’a destek vermemize karşı çıkanlar da bunlardır. Filistin direnişine terör yaftası vuranlar yine onlardır. Yıllarca Türkiye’yi DEAŞ’a destek vermekle suçlayanlar da onlardır. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik edenler de bunlardır. Dış politikada ilke, omurga ve milli menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardır.
Şimdi ise akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Bu durum yüzsüzlükten başka bir şey değildir. Muhalefet, “iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun” mantığıyla hareket edemez ve böyle bir sorumsuzluğu taşıyamaz. Ülkemizden 11 bin kilometre uzakta dost bir ülkede acı bir olay yaşanırken, CHP genel başkanının aklına gelen ilk şey bize saldırmak oluyor. Bu, patolojik bir durumun ifadesidir. İç cephemizi güçlendirmeye böyle mi katkı sağlayacaksınız? Biz bunlara kulak vermeyecek, çirkin tahriklere kapılmayacağız. Bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye’nin menfaatlerini koruyacak ve yücelteceğiz. Üzerimizde milletin emaneti var.
Dost Venezuela için en iyisi neyse onu yapmaya hazırız. Zor günlerde dayanışma içinde olduk. Ülkelerin egemenlik haklarının ihlali ciddi sorunlara yol açabilir. Kriz ve çatışma kaçınılmazdır. Biz Türkiye olarak kaos ve kargaşa istemiyoruz. Bugünkü kabine toplantımızda güncel bilgiler ışığında konuları değerlendirdik. Trump ile yaptığımız görüşmede ülkemizin hassasiyetlerini ilettik. Türkiye ve Türk milleti, dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



