
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da düzenlenen “AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar” programında konuşma gerçekleştirdi.
Erdoğan’ın açıklamalarının öne çıkanları:
Değerli kardeşlerim, sizleri en içten duygularımla selamlıyorum. İftar programımıza katılarak bu akşamı güzelleştirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu kardeşlik sofrasında bir araya gelmemizi sağlayan genel merkezdeki arkadaşlarımıza da şükranlarımı sunuyorum. Vefa duygusu etrafında buluştuğumuz bu sofranın birlikte olma, dayanışma ve kardeşlik duygularımızı güçlendirmesini umuyorum.
Öncelikle, sizlerin, ailelerinizin, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan-ı Şerif’ini en samimi dileklerimle kutluyorum. Peygamber Efendimiz’in müjdelediği bu mübarek günlerin, affa, rahmete ve berekete vesile olmasını yüce Rabbimden diliyorum. Kardeşliğin, dostluğun ve sevginin hanelerimizde hüküm sürdüğü bu günlerin, ülkemize ve son zamanlarda zorlu süreçlerden geçen bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
AK kadrolar olarak, Hazreti Mevlana’nın ifade ettiği ruh ve duygulara bir kez daha tanıklık etmekteyiz. Bu deniz, sevgiyle dolu, iyilik ve cömertlikten ibaret. Bugün bir kez daha muhabbetiniz için, varlığınız için, davamıza ve hareketimize yaptığınız katkılar için her birinize teşekkür ediyorum.
“BÜTÜN KARDEŞLERİME ŞÜKRANLARIMI ARZ EDİYORUM”
Bugün ebediyete uğurladığımız Karaman Milletvekilimiz Zeki Ünal, Samsun Milletvekilimiz Mustafa Demir, Manisa Milletvekilimiz İsmail Bilen, Muğla Milletvekilimiz Ali Boğa, Kocaeli Milletvekilimiz Cemalettin Kaflı, Giresun Milletvekilimiz Cemal Öztürk, Uşak Milletvekilimiz Mehmet Altay ve beraber yol aldığımız tüm arkadaşlarımızı rahmetle anıyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Mehmet Akif’in “Bu yol ki hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz” dediği gibi, illerimizde ve ilçelerimizde AK Parti teşkilatlarının her kademesindeki kardeşlerime selamlarımı gönderiyorum. Çok partili hayata geçtiğimiz günden bu yana Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran AK Parti hareketine, milletin bağrından çıkan ve tek amacı milletini yüceltmek olan bu yürüyüşe destek veren tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.
“TÜRKİYE’Yİ SİZLERLE BERABER İNŞA ETTİK”
Milletimizin desteği ve dualarıyla yola çıktık. “Yeter söz de, karar da milletin” diyerek, söz ve kararları asıl sahibine, yani milletimize bıraktık. Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler konusunda gereken adımları sizlerle beraber attık. Gezi kalkışmasından, 17-25 Aralık operasyonlarına, 15 Temmuz darbe girişimine kadar, milletin iradesini hedef alan her türlü saldırıyı birlikte bertaraf ettik. Eğitimden ulaşıma, sağlıktan güvenliğe, savunma sanayisinden adalete kadar pek çok alanda önemli adımlar attık. Milletimizin her bireyinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi sizlerle inşa ettik.
“TÜRKİYE HER ZAMANKİNDEN DAHA GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR”
Bu ülkeyi sizlerle birlikte daha da güçlendirdik. Bazı kesimler bunu görmemekte ısrar etse de, ortak çabalarımız sonucunda Türkiye, her zamankinden daha zengin, özgür, çoğulcu ve güçlü bir demokrasiye sahip bir ülke haline geldi. Bugün, bölgesinin istikrar adası olarak parlayan bir ülkede yaşıyoruz. Bu yol, Türkiye’nin yolu; bu yol, milletimizin yolu. Yaklaşık 25 yıldır birlikte yürüdüğümüz bu kutlu yolda, terörsüz bir Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için kararlıyız.
Değerli kardeşlerim, AK Parti her şeyden önce bir dava hareketidir. Dava adamı her zaman sahadadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın yeri yoktur. Biz yalnızca günü kurtaran bir kadro değiliz; geleceğe dönük projeksiyonları olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler, benim dava arkadaşım olduğunuz kadar, partimizin omurgası ve ortak aklısınız. Bu köklü tecrübeyi genç kardeşlerimize aktarmanız son derece önemlidir. İç cephemizin güçlenmesi, birliğimizin ve kardeşliğimizin pekişmesi için sizlere önemli görevler düşüyor.
“İRAN KRİZİNDE TAVRIMIZ NETTİR”
Değerli kardeşlerim, bölgemizde yaşanan sarsıntılar, 28 Şubat’ta başlayan komşumuz İran’a yönelik saldırılarla daha da artmıştır. İsrail, Gazze’de saldırılarını yoğunlaştırırken, Lübnan’a yönelik işgal girişimlerine başlamıştır. Coğrafyamız, kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde felakete sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile, Netanyahu’nun başlarına gelen en büyük felaket olduğunu dile getirmektedir.
“ALEV DAHA FAZLA BÜYÜMEDEN YANGINI SÖNDÜRMENİN DERDİNDEYİZ”
Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını kestirmek zor. Ancak, başkalarının zararını kendi karımız olarak göremeyiz. İran krizindeki tavrımız nettir; Türkiye her zaman barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındayız. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh ve sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak, ateşkesin sağlanması ve müzakere masasına dönülmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden yangını söndürmek için çalışıyoruz.
KAYNAK: HABER7
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



