
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantının ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. İşte öne çıkan başlıklar:
“Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe kadar ülkemiz ve bölgemizin gündeminde yer alan meseleleri ele aldığımız toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. 86 milyonun emanetini taşıyan bir kadro olarak, aziz milletimizin huzuru, esenliği ve refahının yanı sıra geleceğine güvenle bakabilmesi bizim için son derece önemlidir. Hep bu anlayışla hareket ettik ve milletimizin teveccühüne layık olabilmek adına gece gündüz demeden çalıştık. Türkiye’nin menfaatlerini her zaman önceliğimiz olarak gördük ve bunları kararlılıkla savunduk. Biz, şeffaflığı dillerinden düşürmeyenlerin aksine, millete hesap vermeyi prensip edinen bir kadroyuz. Geçtiğimiz günlerde 2025 yılına dair hizmet dökümümüzün özetini kamuoyuyla paylaştık. Çocuklarımızın yarı yıl karne heyecanı yaşadığı bu günlerde, biz de geçen seneye ait karnemizi aziz milletimizin takdirine sunduk.”
“Türkiye’yi her alanda ileri taşımak ve kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Vatanın her köşesini ihya etmek ve bu ülkenin kaynaklarını her bireye adil bir şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Bize oy vermiş ya da vermemiş tüm vatandaşlarımızın, 81 ilde yaşayan her bir kardeşimizin eşit derecede hürmete layık olduğunu bilmelerini istiyorum. Oy tercihleri nedeniyle insanlarımızı ayırmak bizim anlayışımıza asla uymaz. Her bireyi aynı muhabbetle kucaklıyoruz. Biz her zaman eserlerimizle konuşmayı tercih ediyoruz. Bugün Ankara’ya yeni Türkiye’yi simgeleyen bir yatırımı kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Hizmete açtığımız Esenboğa Havalimanı’nın 3. pistinin ve kulesinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Türkiye’nin başkenti, vatandaşlarımızı haftalarca susuz bırakan bir zihniyetin insafına terk edilemez. Kendileri dışındaki herkesi suçlayarak basın mensuplarını tehdit edenler, bizim hizmet arzumuzu kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma, kriz fırsatçılığı ve felaket tellallığı denince akla gelenler herkesin malumudur. Kimin hizmet karnesinin dolu, kiminin ise zayıf olduğu herkesçe bilinmektedir.”
“Ortak tarih ve kültürü, medeniyeti paylaştığımız Suriye’deki gelişmelere yakından ilgileniyoruz. Suriye’nin 8 Aralık devrimiyle kazandığı özgürlük ortamının kalıcı huzura ve barışa dönüştürülmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Suriye’nin vazgeçilmez olduğu inancıyla hareket ediyoruz. Unutulmamalıdır ki Suriye, Suriyelilerin ülkesidir. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sunni, Dürzi demeden herkesin ülkesidir. Tüm kesimleriyle kardeş olan Suriye halkının, yaşadığı zulüm sonrasında tarihi bir fırsatı yakalamış olduğuna inanıyoruz.”
“Suriyeli kardeşlerimizin önü, ufku ve bahtı açıktır. Suriye halkının dostu ve komşusu olarak, bu durumu sabote edecek hiçbir teşebbüse izin vermeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede istikrarın olmazsa olmaz koşuludur. Bunu güçlendirecek her türlü adımda Türkiye’nin destek vermesi tamdır. Halep’in bazı mahallelerinin işgalden kurtarılması için başlatılan harekat, dün ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandı. Suriye ordusunun bu hassas operasyonu dikkatle yönetmesi, sivillerin zarar görmemesi için titizlikle hareket etmesi takdire şayandır. Suriye’nin kuzeyini işgal altında tutan silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen, Suriye ordusu başarılı bir sınav vermiştir.”
“Haklı iken haksız duruma düşmekten kaçınarak, Suriye hükümeti en az hasarla çözüm bulmuştur. Tüm bunların kıymetli kazanımlar olduğuna inanıyoruz. Dün akşam Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Kendisine bu anlaşma ve operasyon nedeniyle tebriklerimi ilettim. DEAŞ başta olmak üzere teröre karşı mücadelelerde Türkiye’nin daima yanında olduğunu bir kez daha ifade ettim. Suriye halkını geçmişte olduğu gibi gelecekte de yalnız bırakmayacağız. Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında, Suriye halkının dünkü anlaşmadan büyük bir sevinç duyduğu anlaşılmaktadır. Halep, Rakka, Deyr Zor ve diğer şehirlerin sokaklarından yansıyan fotoğraflar, barış özlemini gözler önüne sermektedir. 13,5 yıl boyunca büyük acılar çeken halk, umudu yeniden yeşertmekte ve savaşa artık son verilmesini talep etmektedir. Kimsenin bunu görmezden gelme veya bu umut iklimini dinamitleme hakkı yoktur. Suriye’nin bereketli toprakları acıya, kana ve gözyaşına doymuştur.”
“İpe un sermenin, ayak diremenin çeşitli bahanelerle zamana oynamanın kimseye faydası yoktur. Bölgedeki terör devri tamamen kapanmıştır. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gereklilikleri hızlı bir şekilde yerine getirilmelidir. Biz, çıkar hesabıyla değil insani hassasiyetlerle yol alan bir iktidarız. Bugüne dek attığımız her adımda değerlerimizi gözeterek ve ilkelerimizi ön planda tutarak hareket ettik. Tüm halklara kollarımızı açıyoruz. Irkçılık ve kavmiyetçilik, medeniyetimizin ve inanç değerlerimizin reddettiği bir hastalıktır.”
“Bunların hiçbiri bizim anlayışımızda yer almaz. Kurduğumuz devletlerin tamamı, ırkçılığın reddi üzerine inşa edilmiştir. Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti bu tasavvur etrafında şekillenmiştir. Biz Türk, Kürt, Arap ayrımı gözetmeden bu anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye, hiçbir mezhebin veya etnik kimliğin karşısında değildir. Çatışmalar üzerinden güç ve rant devşirmek gibi ucuz hesapların içinde değildir. Biz, kardeşlik zemininde aklı selimle çözülmesini savunan bir ülkeyiz. Aralarında bazı siyasetçilerin, yazarların ve milletvekillerinin de bulunduğu çevrelerin ırkçılık virüsünü kaptıklarını üzülerek görmekteyiz.”
“Etnik köken, din veya mezhebe bakmaksızın bölgede akan kanın durmasını, ölümlerin ve katliamların sona ermesini istiyoruz. Özellikle Atlas yavrumuzu katleden canilerin burada gereken dersi almasını istiyoruz. Bu konudaki sorumluluğumuzu yerine getirmenin kararlılığı içindeyiz. Minguzzi olayı neyse, Atlas yavrumuzun durumu da en az onun kadar bizleri derin acılara boğan bir meseledir. Bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. Ne gerekiyorsa, başta Adalet Bakanımız olmak üzere yargının tüm kurumları ve İçişleri Bakanlığı bu konular üzerinde hassasiyetle durmak suretiyle gereğini yerine getirmekle yükümlüdür. O masum yavru, nasıl acımasızca katledilmiş olabilir? Bunun hesabını sormak, bizim görevimizdir. Türk, Kürt, Arap ve Sünni, Şii ayrımı gözetmeksizin bir, iri ve diri olmayı arzuluyoruz ve bu yönde çaba gösteriyoruz. Terörsüz bir Türkiye sürecinin hedefi budur. Bu hedefe ulaşmak, Cenab-ı Allah’ın takdirindedir. İktidar ve ittifak olarak bu amaçla çalışmaya ve sağduyulu bir yaklaşım içinde kararlılıkla devam edeceğiz. Bizi bölmek, parçalamak ve birbirimize düşman etmek isteyenlere inat, omuz omuza hareket edeceğiz.”
AYRINTILAR GELİYOR…
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



