Erdoğan’dan Meclis Açılışında Tarihi Mesajlar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Erdoğan’dan Meclis Açılışında Tarihi Mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı nedeniyle Genel Kurul’da milletvekillerine seslendi. Konuşmasında önemli mesajlar veren Erdoğan, ekonomik durumu ayrıntılı bir şekilde ele alırken, bölgesel tehditlere yönelik de uyarılarda bulundu. Yeni yasama yılının ülkeye, millete ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi.

Konuşmasına, aziz milleti, Meclis Başkanı ve milletvekillerini selamlayarak başlayan Erdoğan, tarihi figürleri anarak, “Uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey’e, milletin iradesini gasp edenlerin darağacına gönderdiği Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’ya bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.” dedi.

“DÜNYADA GAZİLİKLE İKİ KEZ MÜŞERREF OLAN TEK MECLİS”

Bin yıldır bu coğrafyada milletin bekası için canlarını feda eden tüm şehitlere ve vefat eden gazilere rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Bu Meclis, milletimizi prangalara mahkum etmeye çalışan müstevlilere karşı Millî Mücadele’yi başarıyla yönetmiştir.” ifadelerini kullandı.

Seksen kilometre uzaklıktan gelen top seslerine rağmen Yüce Meclis’in çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, bu mücadelenin diğer mazlum milletlere de örnek teşkil ettiğini vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1920-1923 yılları arasındaki tutanaklarının, vatanın yeniden kazanılışına dair en canlı belgeler olduğunu söyleyen Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1921 yılında yaptığı açılış konuşmasını hatırlattı:

“Muhterem arkadaşlarım, tüm bir milletin ölümle yüz yüze geldiği mütareke günlerinden bu yana katettiğimiz mesafeleri hatırlayalım. Şerefi istiklal ile yaşayan milletimiz, en kötü bir sona giderken evlatlarını kıyama çağıran ecdadın sesiyle uyanmış ve kurtuluş savaşına davet edilmiştir. Artık yeis ve fütur günleri geride kaldı. Memlekete kurtuluşu gösteren Meclis-i Âliniz, ikinci yasama yılına girerken, inkişafa başlayan ışıkların vatanımızda hayırlı olmasını diliyorum.”

95 yıl sonra Yüce Meclis’in millete öncülük görevini bir kez daha yerine getirdiğini ifade eden Erdoğan, “15 Temmuz gecesi bombalar altında milletin emanetini koruyan Gazi Meclisimiz, darbeye direnen milletimizle birlikte bu sınavı başarıyla geçmiştir.” dedi.

“MİLLÎ İRADENİN İTİBARINI HER ŞEYİN ÜZERİNDE TUTMALIYIZ”

1 Ekim 2025’te başlayıp 10 Ağustos 2026’ya kadar sürecek 4. Yasama Yılı’nda Meclis’in yoğun ve meşakkatli bir dönem geçireceğini hatırlatan Erdoğan, siyasi parti ayırmaksızın tüm milletvekillerine, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a ve Başkanlık Divanı üyelerine teşekkür etti. Yeni yasama yılının tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla yürütülmesini umduğunu belirten Erdoğan, “İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak her zaman yapıcı olacağız; farklı düşüncelere kulak vereceğiz. Millî iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarını her şeyin üzerinde tutmalıyız.” dedi.

“DEPREM BÖLGEMİZİN İHYASI İÇİN 5,4 TRİLYON LİRA HARCADIK”

Siyasetçilerin birinci görevlerinin, emanetini taşıdıkları aziz millete layıkıyla hizmet etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları boyunca bu amaçla kesintisiz bir çaba içinde olduklarını belirtti. Altı Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçtiğini hatırlatan Erdoğan, “Hayatını kaybedenlerin acısı içimizi yakıyor; ancak bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Milletimize verdiğimiz sözü tuttuk; asrın inşasını tamamladık. 455 bin 357 konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim ettik. Deprem bölgesinin ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcadık.” dedi.

Ekonomik krizlere rağmen Türkiye’yi kalkınma rotasında tutmayı başardıklarını ifade eden Erdoğan, “Füzelerin havada uçtuğu bu zor dönemde tek bir vatandaşımızın dahi zarar görmesine izin vermedik.” diye ekledi. Ekonomik verilere dair detaylar paylaşan Erdoğan, “2026’nın ilk yarısında Türkiye, yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllık millî gelirimiz 1,7 trilyon doları geçti. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280,3 milyar dolarla rekor kırdı.” şeklinde konuştu.

“Savunma sanayisinde hem yeni ürünler geliştiriyor hem de dünyaya satış yapan bir ülke haline geliyoruz. Yılın ilk 8 ayında savunma ve havacılık ihracatımız yüzde 16,2 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Dış dengede sürdürülebilir bir noktadayız. Cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2,6’da kalmasını bekliyoruz.”

Enerji maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu oranın ekonominin dayanıklılığını gösterdiğini belirten Erdoğan, kamu maliyesinde disiplin sağladıklarını, bu yıl bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3,1 ile sınırlamayı hedeflediklerini ifade etti. Fon piyasasında yaşanan sorunların üstesinden başarıyla geldiklerini belirten Erdoğan, kimsenin hakkını yemeden bu meseleyi hızla çözdüklerini ve bunun toplumsal barışa yönelik bir tehdit haline gelmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

“YIKIM PROJESİNİN MERKEZİNDE EMPERYALİST-SİYONİST İTTİFAKI BULUNMAKTADIR”

Günlük siyasetin geçici gündemlerinden bağımsız olarak Türkiye’nin vazgeçilmez meselelerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç kanamaya yol açan yapay kutuplaşmanın siyaset açısından en önemli sorunlardan biri olduğunu kaydetti. Bir milletin tüm bireylerinin her konuda aynı düşünmesinin mümkün olmadığını belirten Erdoğan, “Ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz çeşitliliğimizdir. Bu farklılıklar zamanla uzlaşı zemininde buluşmuş ve ortak değerler oluşturmuştur.” dedi.

Siyasetin farklılıkları bir ayrıştırma aracı olarak kullanmasının fıtrata aykırı olduğunu ifade eden Erdoğan, rekabetin olabileceğini ancak bunun kamplaşmayı artırarak çatışmaya yönlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Yakın çevredeki olaylara bakıldığında, yerel bazdaki ayrışmaların siyasi mühendisliklerle birçok ülkenin zayıf noktalarına dönüştürüldüğünü belirten Erdoğan, “Toplumsal fay hatları kaşınarak ülkeler içeriden çökertilmek istenmektedir. Bu yıkım projesinin merkezinde emperyalist-siyonist ittifakı bulunmaktadır.” dedi.

Binlerce yıl boyunca huzur ve karşılıklı saygı içinde bir arada varlığını sürdüren bir milletin son dönemde kutuplaştırılmasının iç dinamiklerle açıklanamayacağını ifade eden Erdoğan, “İç dinamikler tarih içinde oluşmuştur. Sünni ile Alevi, Türk ile Kürt, Müslüman ile gayrimüslim asırlar boyunca huzur ve dayanışmayı esas alan bir yaşam zemini inşa etmiştir. Bu farklılıkları çatışmaya dönüştürmek, Türkiye’nin fabrika ayarlarını bozmak demektir.” sözlerini kullandı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın