
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen “Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Erdoğan, yargı-siyaset ilişkisi üzerine önemli mesajlar verdi. Konuşmasında, “Yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla birlikte yargının yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi yoktur” ifadelerini kullandı.
Ayrıca yeni bir anayasa çağrısında bulunan Erdoğan, “Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasında dikkat çeken başlıklar arasında şunlar yer aldı:
‘İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN’
Devlet felsefesinin temelini oluşturan Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” öğüdüyle bu gerçeğin farkında olduklarını belirten Erdoğan, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkinin doğası itibarıyla eşitler arası bir ilişki olmadığını vurguladı. İdare hukuku ve bu hukuk dalının kurallarını uygulayan idari yargının, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkide bir denge unsuru olduğunu ifade etti. İdari yargının adil ve etkin işleyişinin, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı açısından özel bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.
“YARGIYA MÜDAHALE HOŞ KARŞILANAMAZ”
Türkiye’nin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi için topyekün bir mücadele gerekliliğine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin yargı tarihindeki olumsuzlukları hatırlattı. 17-25 Aralık gibi yargı içine sızmış örgütlerin hükümeti devirmeye yönelik girişimlerine vurgu yaptı. Yargı yetkisinin kullanımında hukuki ve siyasi mülahazalar arasındaki sınırların bulanık hale geldiğine dikkat çekerek, “Yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz” dedi.
“ELEŞTİRİLERDEN, TARTIŞMALARDAN KORKULMAMALI”
Anayasanın yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimi ile sınırladığını belirten Erdoğan, idari takdir yetkisinin idare lehine saklı tutulduğunu ifade etti. Bu iki konu arasındaki kesin sınırları belirlemenin zorluğunun tartışmalı kararlara neden olabileceğini ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğini vurguladı. Yapıcı eleştirilerin, düzeltici ve dönüştürücü etkilerinden faydalanma yollarının aranması gerektiğini söyledi. Sosyal medyada yayılan linç kültürünün ise bu tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirtti.
“SİVİL, KUŞATICI, ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA”
Türk milletinin iyi bir anayasa özleminin hâlâ dinmediğini dile getiren Erdoğan, son iki anayasanın darbelerin ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olduğunu vurguladı. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasanın, demokrasiyi aşağıdan yukarıya doğru inşa etme imkanı sunduğunu ifade etti. Anayasanın darbeciler ve seçkinler tarafından belirlendiği bir çerçeve olmaktan çıkması gerektiğini belirtti. Böyle bir anayasa ile hukukun, demokrasinin, devletin ve milletin korunabileceğine inandığını sözlerine ekledi. Bu konuyu her türlü siyasi hesapların üstünde tutmaya devam edeceklerini söyledi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



