
BirGün yazarı Yaşar Aydın, Erdoğan‘ın tekrar cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için Meclis’te erken seçim kararı alınması gerektiğini ve bunun için 360 milletvekilinin desteğinin şart olduğunu vurguladı. Aydın, Anayasa’ya aykırı bir şekilde Erdoğan’ın yeniden aday olmak için çaba gösterdiğini belirterek; “Kendi iç ilişkilerinin de zedelenmemesi önem taşıyor. Ancak hem ulusal hem de uluslararası düzlemde birçok konuda ittifakın çelişkili pozisyonlarla karşı karşıya kalması söz konusu. Kıbrıs’tan ABD ile ilişkilere kadar pek çok kritik mesele, ittifakın ayağını bağlamaya başladı.” ifadelerini kullandı.
Yaşar Aydın, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için gerekli koşulları dile getirdiği bir yazı kaleme aldı. Aydın’ın yazısında şu noktalar öne çıktı:
“Erdoğan, bir kez daha aday olmayı arzuluyor. Daha önce Anayasa’ya aykırı bir şekilde aday olmuştu, şimdi de ikinci kez aynı yola başvurmayı planlıyor. Bunun için Meclis’in erken seçim kararı alması şart. Yani 360 milletvekilinin desteği gerekiyor. Bu destek için Cumhur İttifakı’nın en az 35 milletvekilini daha kendi yanına çekmesi lazım. CHP, 2025 sonrası için bir erken seçim düşünmediğini ve destek vermeyeceğini açıkladı. Geriye ise İYİ Parti ya da DEVA gibi sağ muhafazakâr partilerin vereceği destek kalıyor. Meclis açılışında ortaya çıkan tablo, Erdoğan’ın bu hedefe ulaşma kabiliyetine sahip olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki 20 ay içerisinde yapılacak seçimde, bir kez daha Anayasa’yı ihlal ederek aday olma olasılığı yüksek.”
AKP ve MHP iş birliği, mevcut durumda başka bir alternatif bulabilmiş değil.
Erdoğan’ın adaylık sürecinde seçim kazanma ihtimalini artırmak için önümüzdeki 20 ayı kendi arzuladığı şekilde geçirmesi gerekiyor.
Bunun için birden fazla koşulun aynı anda sağlanması gerekiyor:
• Emperyalist ülkelerin ve Batı’nın desteği sağlanmalı.
• Muhalefet en az ikiye bölünmeli.
• Son 5-6 yıldır muhalefet içerisinde yer alan Kürtler veya milliyetçilerden en az birinin Erdoğan’ın yanında yer alması gerekecek.
• Siyaset, Erdoğan’ın belirlediği çerçevede muhalefetin sahasında oynanan bir oyuna dönüşmeli. Bu da, bir yıldır devam eden yargı müdahalesinin sürdüğüne işaret ediyor.
• Halkın temel sorunlarının gündeme gelmemesi ve bu konularda çözüm arayan hareketlerin ortaya çıkmaması sağlanmalı.
Bu bağlamda, kendi iç ilişkilerinin de zarar görmemesi gerektiği unutulmamalı. Ancak hem ulusal hem de uluslararası düzlemde birçok konuda ittifakın çelişkili pozisyonlarla karşı karşıya kalması durumu, işlerin her geçen gün daha da zorlaşacağı anlamına geliyor. Kıbrıs’tan ABD ile ilişkilere kadar hemen her önemli mesele, ittifakın ayağını bağlayarak zorlaştırıyor.
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



