Erdoğan’ın Konuşmasında Mikrofon Krizi!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Erdoğan’ın Konuşmasında Mikrofon Krizi!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM) 80’inci Genel Kurulu’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın kürsüde İsrail’e yönelik yaptığı konuşma sırasında dikkat çeken bir olay yaşandı.

Konuşma esnasında Erdoğan’ın mikrofonu “teknik bir arıza” nedeniyle devre dışı kaldı. Bu durum, Erdoğan’ın konuşmasının bir kısmının yayına verilmesini engelledi.

Yayın çevirmeni, “Başkanın sesini kaybettik. Teknik bir arıza, kimse onu duyamıyor” şeklinde bilgi verdi.

SABOTAJ MI ARIZA MI?

Mikrofonun kapanmasının ardından çeşitli komplo teorileri gündeme geldi.

Erdoğan’ın konuşmasının kasıtlı olarak engellendiği veya bir siber saldırı gerçekleştirildiği iddiaları ortaya atıldı.

Bazı kaynaklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sesinin süre sınırlaması nedeniyle kesildiğini öne sürdü.

Anadolu Ajansı, Erdoğan’ın konuşması sırasında sesin kaynaktan kesildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıca ifadeler şöyleydi:

“Sayın Devletli Hükümet Başkanları, Sayın Genel Sekreter, Kıymetli Heyet Üyeleri, Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle selamlıyorum. Öncelikle bu konferansın eş başkanlıklarını üstlenen Fransa ve Suudi Arabistan’a şükranlarımı sunuyorum. Filistin devletini tanıma kararı alan ülkeleri tebrik ediyorum. Bu adımın ve izleyen dönemdeki girişimlerin iki devletli çözümün hayata geçirilmesini, hızlandırmasını diliyorum.

Coğrafyamızda yaklaşık iki yıldır İsrail hükümetinin artan saldırıları sebebiyle büyük bir insani felaket yaşanıyor. 65 bini aşkın insanın hayatına mal olan Gazze’deki katliam tüm şiddetiyle sürüyor. Elini vicdanına koyan hiç kimse yaşananları kabul edemez, dahası böyle bir soykırıma sessiz kalamaz. Netanyahu hükümetinin amacı Filistin devletinin kurulmasını imkansız hale getirmek, Filistin halkını da mümkün olduğunca göçe zorlamaktır.

Bu olumsuz gelişmelerin ortasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri de dahil olmak üzere bazı ülkelerin Filistin devletini tanıma kararı alması son derece önemli ve tarihi bir adım olmuştur. Filistin devlet başkanı Abbas’ın bugün bizimle birlikte olmasını arzu ederdik.

Ancak, bugün söz alan tüm katılımcıların aynı zamanda Filistin halkının sesi olmasını çok kıymetli buluyorum. Gerçek şu ki, artık Filistin davası dünya gündeminde yer edinmiştir. Bu salondaki katılım bunun en güzel göstergesidir.

Avrupa, Asya, Amerika ve Afrika’da sokaklarda, sosyal medyada ve basında özgür Filistin taleplerine daha önce hiç olmadığı kadar tanık oluyoruz. Bu çelişki, burada bulunan dostlarım dahil kimsenin gözünden kaçmamalıdır. Holocaust zulmüyle kökü kazınmak istenen bir toplumu yöneten Netanyahu hükümeti, aynı toprağı, suyu, havayı, denizi paylaştığı binlerce yıllık komşularına soykırım uyguluyor.

Bu zulmün karşısında durmak, uluslararası toplumun hukuki bir görevi olduğu kadar vicdani bir sorumluluktur. Uluslararası toplum, Batı Şeria’daki yayılmacılığı, Doğu Kudüs’teki oldu bittileri ve bölgede istikrarsızlığı yayma girişimlerini durdurmak zorundadır. Aksi takdirde, ne bir uluslararası düzenden ne de evrensel değerlerin savunulmasından bahsedilebilir. Derinleşen işgal ve ilhak politikalarının hedefi açıktır.

İki devletli çözüm vizyonunu ortadan kaldırmak, Filistin devletinin yaşayabileceği bir zemin bırakmamak ve Filistin halkını sürgün etmeye çalışmak asla kabul edilemez. Bu konferansta Filistin devletini tanıma cesaretini gösteren ülkelerin kararlı, somut ve caydırıcı adımlarla bu tarihi duruşu desteklemelerini temenni ediyorum. Artık ateşkesin ilan edilmesi, Gazze’ye insani yardımların engelsiz şekilde girişinin sağlanması ve İsrail’in Gazze’den çekilmesi gerekmektedir.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın